Kelimeler arşivinde; içinde "çalgın" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde çalgın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu çalgın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında çalgın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇALGIN
Sıcak veya soğuktan gelişemeyerek cılız kalan ekin. Uzun zaman bakır kapta kalan tadı bozulmuş yemek, çalık. Kötürüm, inmeli, sakat.
ÇALGINLIK
Yağmur etkisiyle buğday ve meyvalarda olan hastalık.
YELÇALGINI
Fazla esen yel etkisiyle başağı cılız kalmış ekin.
SÜTÇALGINI
Gebe annenin sütünü emmekten zayıflamış çocuk.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇALGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İNTONATİON
Müzik icrasında, notaların kaynağı bir insan sesi veya perdesiz bir çalgı ise icra eden müzisyen ile, perdeli bir çalgı ise çalgının teknik yapısı ve ayarları ile ilişkili olan, seslerin doğru notada tınlaması.
KONÇERTO
Bir çalgının teknik özelliklerini ön plana çıkarmak amacıyla yazılmış, orkestra eşliğinde seslendirilen, sonat formundaki müzik eseri.
SADDLE
Telli çalgılarda telin gövdeyle temasını sağlamak amacıyla köprü üzerine yerleştirilen ve çalgının türüne bağlı olarak her tel için ayrı ayrı veya tüm teller için tek parça olabilen bileşen.
SÜREM
Özellikleri, kesiksiz olarak bir yerden bir yere değişen ya da aynı kalan ortam. Doğadaki bütün nesnelerin içinde yer aldığı sürekli uzay-zaman ortamı. Telli çalgılarda çalgının yapımında kullanılan ağaç, köprü, tel gibi birçok bileşene bağlı olarak farklılık gösterebilen, tele vurulması ile başlayan tınının tamamen susmasına kadar geçen süre.
NECK
Çalgının sap kısmı.
TUNNİNG
Bir çalgının doğru sesleri verebilmesi için ayarlanması.
TUNER
Bir çalgının verdiği seslerin frekanslarını ölçerek onu akortlamaya yardım eden aygıt. Telli çalgılarda tellerin üzerine sarıldığı, telleri gerip gevşetmeye yarayan mandallardan her biri.
UĞRAKLI
İnmeli, çalık, çalgın. Çarpılmış, inmeli kişi. Şanlıurfa şehri, Şehitnusretbey bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÇALIK
Çarpık. Yüzünde çıban veya yara yeri olan. Yan yan giden. Koyunlarda çiçek hastalığı. Çalgın. Verev kesilmiş. Adı defterden silinmiş. Doğal olmaktan uzaklaşmış, kendi renginden olmayan. Çıban yeri.
TUNE
Bir çalgının doğru ses verebilmesi için yapılan ayar, düzen.
TOKMAK
Ağaçtan yapılmış iri çekiç. Davul vb. vurmalı çalgıları çalmakta kullanılan ve çalgının bir parçası olan araç. Dibekte dövme işi için kullanılan ağaçtan araç. Kapı kolu yerinde bulunan ve kapıyı açmaya yarayan topuz. Kapıya asılı duran ve kapıyı çalmaya yarayan, türlü biçimlerde metal parça.
SUSTAİN
Telli çalgılarda çalgının yapımında kullanılan ağaç, köprü, tel gibi birçok bileşene bağlı olarak farklılık gösterebilen, tele vurulması ile başlayan tınının tamamen susmasına kadar geçen süre.
AKORDEDER
Bir çalgının verdiği seslerin frekanslarını ölçerek onu akortlamaya yardım eden aygıt.
SAZ
Genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince, açık sarı renkli kamış, hasır otu, kiliz, kofa. Bu kamıştan yapılmış. Çalgılı eğlence yeri. Her tür müzik aracı, çalgı. Türk halk müziğinde bağlama, cura, tar vb. mızraplı çalgıların genel adı. Birden çok çalgının bulunduğu takım. Türk halk müziğinde kullanılan, gövdesi ağaçtan oyularak yapılmış, telli, uzun saplı çalgı, bağlama.
TONE
Tane, mısır tanesi. Sesin değişik düzeylerdeki frekanslarının işitsel algısı. Bir çalgının tonu.