Kelimeler arşivinde; içinde "yeti" olan 8 harfli toplam 17 tane kelime bulunmaktadır. İçerisinde yeti bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Bunun yanında sonu yeti ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yeti olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan sözcüklerin linklerini kullanabilirsiniz.
YETİNMEK
Bir şeyi kendisi için yeter bularak daha çoğuna gerek görmemek, daha çoğunu istememek, kanaat etmek, iktifa etmek.
MANYETİT
Mıknatıs özelliği olan doğal demir oksidi (Fe2O4).
YETİRGEÇ
Ek, bütünleyici: Biraz yetirgeç yağ ver de teneke dolsun.
MANYETİK
Mıknatısla ilgili, kendinde mıknatıs özellikleri bulunan. Yüzeyine manyetik kayıt yoluyla bilginin depolanabildiği mıknatıslanabilir kaplaması olan plak şekilli tabaka.
YETİKLİK
Yetişmiş deve. Bir işten, durumdan bilgili olma: O soruna yetikliğin var mı?. Uygun bir çevre ve eğitim olanakları sağlandığında bireyin herhangi bir alandaki gelişiminin erişebileceği son sınır.
YETİŞMEK
Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak. Üremek, büyümek, olmak. Vakit bulmak, yapabilmek. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak. Yardım etmek, yardımına koşmak. Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek. Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak. Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak. Değmek, uzanıp dokunabilmek. Ortaya çıkmak. Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek.
YETİŞKİN
Yetişmiş, olgunlaşmış. Evlenme çağına gelmiş (kimse). Gelişimin herhangi bir yönünde veya tümünde duraklama düzeyine erişmiş olan. Kanunların belirttiği belli bir yaşı aşmış, toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç. Beden, ruh ve duygu bakımlarından olgunluğa erişmiş olan (kimse).
YETİKSİZ
Erken doğan çocuk.
SOSYETİK
Sosyete ile ilgili. Yüksek sınıfın yaşama biçimine özenen, asortik.
YETİMLİK
Yetim olma durumu, babasızlık.
YETİŞGİN
Yetişkin; gelişmiş. Yetişkin.
YETİNGEN
Kanaatkâr.
YETİLMEK
Olgunlaşmak, yeterince büyümek. Ermek, ermişlik düzeyine çıkmak. Büyümek, yetişmek, kemale ermek.
YETİŞMEN
Bulunduğu iş dalındaki öğrenimini güçlendirmek amacıyla ücretsiz gönüllü olarak çalışan kişi.
YETİRMEK
Bitirmek, tamamlamak. Besleyip büyütmek, yetiştirmek. Yetiştirmek, idare etmek.
YETİŞMİŞ
Gereken niteliğe veya olgunluğa erişmiş.
YETİŞGEN
Yetişkin, genç.