İçinde A geçen 2 harfli kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "a" olan 2 harfli toplam 41 tane kelime bulunmaktadır. İçerisinde a harfi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Bunun yanında sonu a harfi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında a harfi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan sözcüklerin linklerini kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

CA

Suyun aktığı delik: Bizim banyonun ca yolu tıkanmış. Büyük bez veya deri torba, tuluk. Parmaklık, korkuluk. Lavabo, banyo. Çorap şişi. Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Ekin taşımaya yarayan kızakların altına konulan çatal ağaçlar. Korkutma ve sürpriz ünlemi. Öküz, manda, keçi ve benzerleri hayvanları kovalama ve yürütme ünlemi. Un, tahıl ve benzerleri konulan büyük çuval (Çayağzı). Kolun döner kemiği. Cağ, üzerinde pekmez yapılacak armutların ezildiği tekne. Kalsiyum elementinin simgesi. Kalsiyum. Canlı ağırlık.

AY

Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.

AK

Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.

MA

İşte. Var anlamında kullanılır : Her şeyim ma. Çağırma ünlemi : Ma Safiye gel buraya. Şaşma ünlemi. Manda çağırma ünlemi. Çocuk dilinde sığır. Dokuma tezgâhlarının altına yığılan kıl artıkları : Malarla yastık doldurdum. Damlara uzunlamasına konulan ağaç kiriş. Al, buyur. Sığır sesi. Sığır memesi. Çatı ya da dam için kullanılan büyük ağaç, kereste. Kuvvetlendirme edatı. Var. Megesterol asetat.

AZ

Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

RA

Radyum elementinin simgesi.

YA

"Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.

AC

Aç. Aç - ac galmah. Aktinyum elementinin simgesi.

AM

Dişilik organı. Amerikyum elementinin simgesi.

LA

Gam dizisinde "sol" ile "si" arasındaki ses. Bu sesi gösteren nota işareti. Lantan elementinin simgesi.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

AS

Kakım. Bir işte başta gelen (kimse veya şey). İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya taş, birli, bey. Arsenik elementinin simgesi.

AJ

Aç, tok değil. Aç.

PA

Şaşma ünlemi: Pa ele dönüştüler. Korku ünlemi. Protaktinyum elementinin simgesi. Protaktinyumun sembolü. Paskal (basınç birimi).

AV

Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse. Bu yollarla yakalanan hayvan.

ŞA

Şah.

AB

Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.

KA

Küçültme ilgeci, +cak, +cek : Yavruka geliyor. Bir çeşit saç ekmeği, böreği. Kız anlamında ünlem. Kalkmak. Kâhya - idris kalerindi. Asit iyonlaşma sabitesi.

Yemek. Bulgur pilâvı. Pirinç pilâvı. Bulgurdan yapılan sulu pilâv. Çorba. Nişasta, şeker ve su ile yapılan bir çeşit tatlı. Tarhana. Buğday unundan yapılan erişte: Bugün bizde misafir vardı ona aş kestim. Fırınlanmış mısır kırıklarından yapılan bir çeşit yemek. Zeytin tanesinin mengenede sıkıldıktan sonra kalan posası. Aşı: Dün okullarda aş yapmışlar. Çift sürerken öküzlere sesleniş şekli. Aç: Garnın aş mı ôlum?. Aş, yemek. Eski türkçe aş: Yemek. "Tarhana aşi. Ağaç (bk. âç). Ağaç. Aşı. Aç, tok değil. Yemek, çorba, yiyecek şey.