Kelimeler arşivinde; içinde "zurna" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zurna bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu zurna ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zurna olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
VELEDİZURNA, ZURNACIBAŞI
ZURNACILIK
ZİLZURNA, ZURNAZEN, NUZURNAZ, ZIRZURNA
ZURNACI, ZURNAPA
ZURNA
ZURNA
Ağaçtan yapılan, iki karış boyunda, ağız bölümü yayvan, keskin bir ses çıkaran ve çoğu zaman davulla veya dümbelekle birlikte çalınan nefesli çalgı.
ZURNACILIK
Zurnacının yaptığı iş.
ZIRZURNA
Zilzurna.
ZİLZURNA
Kendini bilmeyecek ölçüde olan. Aşırı sarhoş bir biçimde.
ZURNACI
Zurna çalan kimse, zurnazen. (Ortaoyunu): Ortaoyunu'nda, curcunada bütün oyuncuların kendilerine özgü ezgilerini çalan çalgıcı. Orta Oyunu'nun curcuna bölümünde, Pişekâr ile Kavuklu'nun alana ilk çıkışlarında özel besteyi çalan çalgıcı.
VELEDİZURNA
Evlilikdışı doğan çocuk.
ZURNAZEN
Zurnacı.
ZURNACIBAŞI
Padişah mehterhanesinde zurna çalanların başı.
ZURNAPA
Zürafa.
NUZURNAZ
Hoşa gidecek sözler söyleyen.
Bu bölümde tanımı içerisinde ZURNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PAPARA
Ekmek, peynir ve et suyu veya süt ile yapılmış olan bir yemek türü. Paylama. Orta oyununda zurna.
GALAH
Yaş olan söğüt kabuğunu çıkarıp birbirine dolayarak yapılan zurna: Bugün galahlık getirmeye gidelim. Tezek yığını.
FİGFİ
Zurna dili. (Üreğil Kütahya).
NAV
Tulum-zurnanın düdük kısmı.
SİPSİ
Ağaç dallarından yapılmış olan düdük. Zurnanın dudaklara gelen kamış bölümü. Gemici düdüğü.
CUKCUK
Hindi. Çocuk gerdanı. Çok cılız tavuk. Kara tavuk kuşu. Düdük. Zurnanın üst kısmı. Topu havaya atarak oynanılan bir çeşit oyun. Soğanın tohum veren uzun sert yaprağı.
KIRF
Buğday başağı : Kırflar sararmağa başladı. Çeşitli nedenlerle yere serilmiş, işe yaramayacak duruma gelmiş ekin, sebze ve meyve. Tahılın biçilmesinden sonra tarlada kalan artıkları toplama işlemi : Aptallar arpa kırfına gittiler, davul zurna bulmak çetinleşti. Gevrek yufka ekmeğin parçaları, kırıntıları.
LİFİR
Zurna.
APDAL
Çingene. Dilenci. Davul, zurna çalan, çalgıcı (çokça çingene). Sünnetçi. Serseri. Çingene gibi göçebe hayatı süren bir kabile. Görgüsüz. Bencil, kıskanç. Çingene, çalgıcı çingene. Alık, sersem.
ACAĞAÇ
Zurna yapmakta kullanılan, içi boş bir yabani ağaç.
SİNSİN
Geceleyin, ateş çevresinde, genç erkeklerin davul, zurna eşliğinde oynadıkları bir halk oyunu. Bu oyunun müziği.
ARAKİYE
Dervişlerin giydikleri, tiftikten yapılmış ince külah. Bir tür küçük zurna.
CÜRE
Arıların baş oğuldan sonra verdikleri oğul. Ufak tefek, gelişmemiş. Küçük zurna. Tiz ses. Cins, şekil, tür. Küçük balık. Küçük su kuşu. Ördek. Av kuşu. Zayıf kısa boylu at.
HALAY
Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde genellikle davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu.
MEY
Şarap. Türk halk müziğinde kullanılan, ağzı yassı bir zurna türü.
NÜHÜRCÜ
Zurnacı.
İNCEÇALGI
Davul ile zurnanın dışında kalan çalgılar. (Yakaköy Gelendost Isparta.
GAYDE
Düzen, usul, yol. Gösterişli tavır, çalım. Zurnalı ve tulumlu bir çeşit çalgı.
GALAK
Boynuz. Tezek yığını. Zurnanın kalın başı. Burun kemiği. Saçta yufka çevirmede kullanılan değnek. Zayıf, bitkin davar (için). Şapka siperliği. Türlü oyunlarda kazanılan sayı. Kilit. Kibir. Görünüş, üst baş. Süzgeç: Şu galağı getir. İhtiyar kadın. Çene altı, gerdan. Erkek at ve eşeğin cinsiyet organı. Değirmende su ayarlama düzeni. (Ziyere Amasya).
NÜHÜR
Zurna.