İçinde ZAYIF geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "zayıf" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zayıf bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu zayıf ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zayıf olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

ZAYIFLATABİLMEK, ZAYIFLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

ZAYIFLATABİLME, ZAYIFLAYABİLME

11 harfli kelimeler

ZAYIFLATMAK

10 harfli kelimeler

ZAYIFLAMAK, ZAYIFLATMA, ZAYIFLAYIŞ

9 harfli kelimeler

ZAYIFLAMA

8 harfli kelimeler

ZAYIFLIK

7 harfli kelimeler

ZAYIFSI

5 harfli kelimeler

ZAYIF

Bazı kelimelerin anlamları

ZAYIF

Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Önemli, güvenilir olmayan. Çok az. Başarısızlığı gösteren not.

ZAYIFLATMA

Zayıflatmak işi.

ZAYIFLAYABİLME

Zayıflayabilmek işi.

ZAYIFLATMAK

Zayıf olmasına yol açmak.

ZAYIFLIK

Zayıf olma durumu.

ZAYIFLATABİLME

Zayıflatabilmek işi.

ZAYIFLATABİLMEK

Zayıflatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ZAYIFLAMAK

Zayıf duruma gelmek.

ZAYIFLAMA

Zayıflamak işi.

ZAYIFLAYABİLMEK

Zayıflama imkânı veya olasılığı bulunmak.

ZAYIFLAYIŞ

Zayıflama işi.

ZAYIFSI

Zayıfça.

  -   -   -  

Anlamında ZAYIF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZAYIF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CILIZ

Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Güçsüz bir biçimde. Güçsüz, sönük (ışık). Basit, değersiz, önemsiz. İnce.

ARIK

Ark. Fide ya da fidan dikilen yer. Zayıf, cılız, kuru, sıska.

ARGIN

Bitkin. Beceriksiz. Zayıf.

BOZULMAK

Bozma işine konu olmak. Dağılmak, bozguna uğramak. İyi ve değerli niteliğini yitirmek. Bir şeye kızmak, içerlemek. Taşıt arızalanmak. Yiyecek kokmak, yenilemeyecek duruma gelmek, ekşimek. Sağlığını yitirip zayıflamak.

ÇELİMSİZ

Güçsüz, zayıf, nahif.

ARIKLIK

Zayıflık, sıskalık.

BİTMEK

Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.

ÇELİK

Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).

ALGIN

Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.

CILIZLAŞMAK

Zayıf ve güçsüz düşmek, zayıflamak. Gücünü, değerini yitirmek. Basitleşmek, değersizleşmek, önemsizleşmek.

CIRBOĞA

Bir tür çöl sıçanı (Dipus Caegyptius). Cılız, zayıf, çelimsiz çocuk.

DARALMAK

Dar duruma gelmek, küçülmek. Zayıflamak. Güçleşmek, zorlaşmak. Başı dara gelmek, bunalmak. Sıkışmak. Azalmak.

DAMAKSIZ

Damağı olmayan. Sivri uçlu balıkçı iğnesi. Tat alma duyusu zayıflamış olan veya bu duyuyu tamamen yitirmiş olan (kimse).

ÇİROZLAŞMAK

Uskumru, yumurtasını atarak zayıflamak. Çok zayıflamak.

DÜŞÇÜLÜK

Düşçü olma durumu. Bilincin zayıflamasıyla ortaya çıkan bir ruh bozukluğu durumu.

AVANS

Öndelik. Oyunda zayıf tarafa önceden verilen geçici üstünlük.

ÇİROZ

Yumurtasını atarak zayıflamış uskumru balığı. Bu balığın kurutulmuşu. Çok zayıf (kimse).

ÇIRPI

Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.

DUYARLIK

Duyarlılık. Bir duyar katın ışıktan etkilenme yeteneği. Zayıf bir etkiye karşı, tepki gösterebilme yeteneği.

ÇİROZLUK

Zayıflık, kuruluk.