Kelimeler arşivinde; içinde "yorga" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yorga bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yorga ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yorga olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YORGANKALDIRAN, YUKARIYORGANLI
YORGANCILIK, YORGALATMAK, YORGANÇAYIR, YORGANLAMAK
YORGALAMAK
YORGALAMA
YORGANCI, YORGALIK
YORGACA, YORGALI
YORGAN
YORGA
YORGA
Biniciyi sarsmayan at yürüyüşlerinden biri.
YORGALAMA
Yorgalamak işi. Ayak ve baldır kaslarının felcinden ileri gelen özel yürüyüş biçimi.
YORGANLAMAK
Üstünü örtmek: Kar üstünü yorganladı, ekin korkmaz.
YORGALATMAK
Koşturmak, eştirmek.
YORGALIK
Eşkinlik, eşkin, açık yürüyüşlü olma.
YORGACA
Boğmaca. Tifo ve benzeri hastalık.
YORGALI
Çorum kenti, Sungurlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YORGAN
Yatakta örtünmeye yarayan, içi pamuk, yün vb. şeylerle doldurularak dikilmiş geniş örtü.
YUKARIYORGANLI
Van ilinde, Dorutay bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YORGALAMAK
At yorga yürümek, yorga gitmek.
YORGANÇAYIR
Bingöl ili, Karlıova ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YORGANCI
Yorgan, yastık, şilte vb. şeyler diken veya satan kimse.
YORGANCILIK
Yorgancının işi.
YORGANKALDIRAN
Yere yapışık olarak, yıldız biçiminde biten bir bitki.
Bu bölümde tanımı içerisinde YORGA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MİTİL
İçine yün, pamuk vb. doldurulan beyaz yastık veya yorgan kılıfı. İki yüzü beyaz kapsız yorgan.
YAZMA
Yazmak işi, tahrir. Kabakulak. Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez. Bu bezden yapılmış. Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha.
PIRTI
Değersiz şey, eşya. Basma ve ketenden yatak, yorgan yüzü, giysilik kumaş. Eskimiş giysi. Ufak tefek ev eşyası.
SIRIMAK
Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı dikmek. Sağlam ve sıkıca dikmek.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
DENK
Yük hayvanlarının sağ ve soluna konulan iki yük parçasından her biri. Uygun, nitelik yönünden eşit. Destekleri paralel, yönleri aynı, şiddetleri eşit bulunan güçler. Yatak, yorgan, kumaş vb. eşyanın sarılıp bağlanmış biçimi, balya. Ağırlık bakımından eşit olan. 0,80175 gram olan ağırlık ölçü birimi.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
SIRITMAK
Dişlerini göstererek aptallık, şaşkınlık, kurnazlık veya alay belirtir biçimde gülmek, sırtarmak. Göze batmak. Bütün çirkinliği ve kusuru ortaya çıkmak. Yorgan, şilte vb.ni iri ve aralıklı diktirmek.
YAZMACI
Yemeni, yorgan yüzü vb. şeylere elle veya tahta kalıplarla desen yapan kimse. Yazma satan kimse.
KÖPÜLEMEK
Şilte, yastık, yorgan vb.ni kalın ve aralıklı, sıkıca dikmek.
ÇÖZME
Çözmek işi. El tezgâhlarında dokunan, genellikle yatak, yorgan çarşafı yapmakta kullanılan ince bez.
YÜKLÜK
Evlerde yatak, yorgan gibi şeyleri koymaya yarayan yer veya büyük dolap, yük, yük odası.
HURÇ
Genellikle yelken bezinden veya meşinden yapılmış büyük heybe. Çeşitli kumaşlardan yapılan, içerisine battaniye, yorgan vb. eşya konulan özel çanta.
BATTANİYE
Yorgan yerine veya yorgan üstünde kullanılan, çoğu yünden dokunmuş kalınca örtü.
NEVRESİM
Torba biçiminde dikilmiş, yorgana geçirilen kılıf.
DÜĞME
Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı. Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı.
TANDIR
Yere çukur kazılarak yapılmış olan bir fırın türü. Bazı yerlerde, kışın ayakları ısıtmak amacıyla alçak bir masanın altına mangal konulup üstüne yorgan örtülerek yapılmış olan düzen.
ÇARŞAFLAMAK
Yorganı çarşafla kaplamak. Kötü ve başarısız duruma düşmek, çarşafa dolanmak.
KIYIK
İğne, kalın yorgan iğnesi. Çuvaldız.
MUSANDIRA
Evlerde yatak yorgan konulan yer, yüklük. Mutfakta yüksek ve geniş raf.