Kelimeler arşivinde; içinde "yontu" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yontu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yontu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yontu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YONTUKLAŞMA, YONTULMADIK, YONTULMAMIŞ
YONTUCULUK, YONTUKYAZI
YONTULMAK, KABAYONTU, YONTUKDÜZ
YONTULMA, YONTUMAK
YONTUCU
YONTUK
YONTU
YONTU
Heykel.
YONTUK
Yontulmuş yer. Yontulmuş parça. Yontulmuş olan.
YONTULMAK
Yontma işi yapılmak veya yontma işine konu olmak. İnsan kabalıktan, görgüsüzlükten kurtularak toplum törelerine göre davranır duruma gelmek.
YONTULMADIK
İnceliksiz kişi.
YONTUKDÜZ
Dışgüçlerin etkisiyle alçalmış, az çok düzleşmiş, yüzü az dalgalı yeryüzü biçimi, bk. yontulma.
YONTUKLAŞMA
Bir yontuk düzün gelişmesi.
YONTULMAMIŞ
İnceliksiz.
KABAYONTU
(Heykel) Heykelin kabataslak biçimi.
YONTUMAK
Uygun yerini bulup yerleştirmek.
YONTULMA
Yontulmak işi.
YONTUCULUK
Heykelcilik.
YONTUKYAZI
Batman şehrinde, Beşiri ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YONTUCU
Heykelci.
Bu bölümde tanımı içerisinde YONTU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HIYARAĞASI
Görgüsüz, kaba saba, yontulmamış (kimse), hıyarağa.
YONULMAK
Yontulmak.
ELMASTIRAŞ
(elma'stıraş) Üzeri elmas gibi yontulmuş (iyi tür cam, billur). Ucu elmaslı, kalem biçiminde cam keskisi, elmas.
BİÇME
Biçmek işi. Prizma. Yontulmuş yapı taşı.
FAÇETA
Elmasın yontulmuş yüzlerinden her biri.
CAPLAĞ
Tavanlarda tuğlaların altına konulan, tarla, bahçe çevirmekte kullanılan, ince uzun yontulmuş ağaç.
PIRLANTA
Birçok façetası olacak biçimde yontulmuş foyasız parlak elmas. Üzerinde bu elmas bulunan (yüzük vb.).
YONULMA
Yontulma.
CABLAMA
Tavanlarda tuğlaların altına konulan, tarla, bahçe çevirmekte kullanılan, ince uzun yontulmuş ağaç. Çatılarda kiremitlerin altına konulan tahta, tarlaların kenarını çevirmek için kullanılan uzun, ince, eni dar tahta. Yapılarda, kiremitlerin üzerlerine döşendiği uzun, ensiz tahtalar. (Beyceli Fatsa Ordu).
HEYKELCİLİK
Heykelcinin yaptığı iş, heykeltıraşlık, yontuculuk.
ABZOL
Dört köşe yontulan bir ağacın hiç balta değmemiş kabuklu kısmı.
TIRAŞSIZ
Saçı veya sakalı uzamış, tıraşı gelmiş. Yontulmamış (taş vb. sert nesne).
AŞINMAZTEPE
Bir yontuk yüz üstünde yükselen ve yapısındaki kayaçların dayanıklı olması yüzünden aşınmalardan korunmuş tepe.
PENEPLEN
Yontuk düz.
HEYKEL
Taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu, statü.
TIRAŞLI
Tıraş olmuş, sakalını tıraş etmiş, matruş. Tıraşı uzamış. Yontulmuş.
HEYKELCİ
Heykel yapan sanatçı, heykeltıraş, yontucu.
YONGA
Kesilen, yontulan veya rendelenen bir şeyden çıkan parça, kamga. Milimetrik yüzeyler üzerinde on binlerce devre elemanından oluşan ve son derece karmaşık elektronik devrelerin yerleştirildiği, genellikle silikon benzeri yarı iletken malzeme, çip.
YONTMA
Yontmak işi. Yontulmuş veya yontularak yapılmış.
MALAKİT
Yeşil renkli, yontulup parlatılabilen, doğal bakırlı, hidratlı karbonat, bakır taşı.