Kelimeler arşivinde; içinde "yavan" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yavan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yavan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yavan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAVANLAŞTIRMAK
YAVANLAŞTIRMA
YAVANLAŞMAK
YAVANLAŞMA, YAVANCIMAK, YAVANSAMAK, YAVANSIMAK
YAVANLIK, YAVANNIH
AKYAVAN
YAVANI
YAVAN
YAVAN
Yağı az. Görgüsüz, bilgisiz. Hoşa gitmeyen, tatsız. Katıksız.
YAVANLAŞMAK
Yavan duruma gelmek. Yozlaşmak.
YAVANSAMAK
Tadını alamamak.
YAVANLAŞTIRMAK
Yavan duruma getirmek.
YAVANLAŞMA
Yavanlaşmak işi.
YAVANLIK
Yavan olma durumu.
YAVANCIMAK
Çok acıkmak, midesi ezilmek.
YAVANLAŞTIRMA
Yavanlaştırmak işi.
AKYAVAN
Lüzumundan fazla konuşan, münasebetsiz kimse: Bırak canım, akyavanın biri.
YAVANI
Yabanıl. Görgüsüz, iyi eğitilmemiş kimse.
YAVANSIMAK
Çok acıkmak, midesi ezilmek.
YAVANNIH
Yoksulluk, yiyeceksizlik. Katık.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAVAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DUZSUZ
Bayağı, yavan kişi. Fırında pişen bir çeşit tuzsuz çörek.
DUZSUZLUK
Yavanlık, bencillik.
ZIRTALAK
Yavan, özsüz.
YAVINCIMAK
Çok acıkmak, midesi ezilmek. Ezilip büzülerek, yalvarıcı bir tavırla durumunu anlatmak. Özür dilemek. Caymak. Yavanlaşmak, tatsızlaşmak. Yakınarak yalvarmak. Acıkmak.
SULULAŞMAK
Yersiz, yavan şakalar yapmak. Kadınlara tatsız iltifatlarda bulunmak.
KATIKSIZ
Katığı olmayan, yavan. Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan, tam. Belli bir yerden, belli bir soydan gelen. Yabancı bir şeyle karışmamış.
YALKI
Yılkı. İki tekerlekli öküz arabası. Yalnız, tek. Eli, yanı boş giden. Tek başına, çekincesiz, çocuksuz kadın. Keçinin doğurduğu tek oğlak. Tek tüfek. Tek katlı. Altına bir başka şey giyinmeden (giysi, ayakkabı vb.). Tek yanlı, bir yanı nacak görevi yapan kazma. Yavan, katıksız. Yağsız, besi değeri olmayan et. İnce, zayıf. Başıboş, sahipsiz. Yağlı çörek. İkiz doğmuş oğlak. Ters. Eğimli yüzey. Tarlaya gübre taşınan hasır ya da kenevirden örülen heybe. Işın. Araba tekerlekli kağnı. (Emirdağ Afyonkarahisar; Zeyve, Dudaş Söğüt Bilecik). Yalın, tek.
MESMURSUZ
Zevksiz, yavan, dinlemeye değmez (söz için). Sözüne değer verilmez, tatsız tuzsuz konuşan, saygısız kişi. Yakışıklı olmayan, çirkin yüzlü kişi. Yersiz, gereksiz, densiz biçimde.
YAŞIK
Yaşıt. Meyve sandığı. Yağsız, katıksız (yavan sözüyle birlikte kullanılır). Işık, parıltı, parlaklık.
CABINDIRIK
Yağsız, yavan. Sinirli, yağsız et.
EHVAN
Pişkin olmayan, yavan. Ucuz.
HALAK
Yavan, tatsız: Halak mısırın unundan iyi ekmek olmaz. Mahalle.
CABIN
Yağsız, yavan.
ZIRTLAK
Yavan, tatsız.
YALHI
Yalnız. Pörsük, gevşek, yavan. Yılkı. Başı boş.