İçinde YAVAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yavan" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yavan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yavan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yavan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YAVANLAŞTIRMAK

13 harfli kelimeler

YAVANLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

YAVANLAŞMAK

10 harfli kelimeler

YAVANLAŞMA, YAVANCIMAK, YAVANSAMAK, YAVANSIMAK

8 harfli kelimeler

YAVANLIK, YAVANNIH

7 harfli kelimeler

AKYAVAN

6 harfli kelimeler

YAVANI

5 harfli kelimeler

YAVAN

Bazı kelimelerin anlamları

YAVAN

Yağı az. Görgüsüz, bilgisiz. Hoşa gitmeyen, tatsız. Katıksız.

YAVANLAŞMAK

Yavan duruma gelmek. Yozlaşmak.

YAVANSAMAK

Tadını alamamak.

YAVANLAŞTIRMAK

Yavan duruma getirmek.

YAVANLAŞMA

Yavanlaşmak işi.

YAVANLIK

Yavan olma durumu.

YAVANCIMAK

Çok acıkmak, midesi ezilmek.

YAVANLAŞTIRMA

Yavanlaştırmak işi.

AKYAVAN

Lüzumundan fazla konuşan, münasebetsiz kimse: Bırak canım, akyavanın biri.

YAVANI

Yabanıl. Görgüsüz, iyi eğitilmemiş kimse.

YAVANSIMAK

Çok acıkmak, midesi ezilmek.

YAVANNIH

Yoksulluk, yiyeceksizlik. Katık.

  -   -   -  

Anlamında YAVAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAVAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DUZSUZ

Bayağı, yavan kişi. Fırında pişen bir çeşit tuzsuz çörek.

DUZSUZLUK

Yavanlık, bencillik.

ZIRTALAK

Yavan, özsüz.

YAVINCIMAK

Çok acıkmak, midesi ezilmek. Ezilip büzülerek, yalvarıcı bir tavırla durumunu anlatmak. Özür dilemek. Caymak. Yavanlaşmak, tatsızlaşmak. Yakınarak yalvarmak. Acıkmak.

SULULAŞMAK

Yersiz, yavan şakalar yapmak. Kadınlara tatsız iltifatlarda bulunmak.

KATIKSIZ

Katığı olmayan, yavan. Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan, tam. Belli bir yerden, belli bir soydan gelen. Yabancı bir şeyle karışmamış.

YALKI

Yılkı. İki tekerlekli öküz arabası. Yalnız, tek. Eli, yanı boş giden. Tek başına, çekincesiz, çocuksuz kadın. Keçinin doğurduğu tek oğlak. Tek tüfek. Tek katlı. Altına bir başka şey giyinmeden (giysi, ayakkabı vb.). Tek yanlı, bir yanı nacak görevi yapan kazma. Yavan, katıksız. Yağsız, besi değeri olmayan et. İnce, zayıf. Başıboş, sahipsiz. Yağlı çörek. İkiz doğmuş oğlak. Ters. Eğimli yüzey. Tarlaya gübre taşınan hasır ya da kenevirden örülen heybe. Işın. Araba tekerlekli kağnı. (Emirdağ Afyonkarahisar; Zeyve, Dudaş Söğüt Bilecik). Yalın, tek.

MESMURSUZ

Zevksiz, yavan, dinlemeye değmez (söz için). Sözüne değer verilmez, tatsız tuzsuz konuşan, saygısız kişi. Yakışıklı olmayan, çirkin yüzlü kişi. Yersiz, gereksiz, densiz biçimde.

YAŞIK

Yaşıt. Meyve sandığı. Yağsız, katıksız (yavan sözüyle birlikte kullanılır). Işık, parıltı, parlaklık.

CABINDIRIK

Yağsız, yavan. Sinirli, yağsız et.

EHVAN

Pişkin olmayan, yavan. Ucuz.

HALAK

Yavan, tatsız: Halak mısırın unundan iyi ekmek olmaz. Mahalle.

CABIN

Yağsız, yavan.

ZIRTLAK

Yavan, tatsız.

YALHI

Yalnız. Pörsük, gevşek, yavan. Yılkı. Başı boş.