Kelimeler arşivinde; içinde "yapıt" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yapıt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yapıt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yapıt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAPITASARCILIK
SOYYAPITÇILIK
YAPITASAR
BAŞYAPIT, SOYYAPIT
YAPIT
YAPIT
Bir emek sonucunda ortaya konulan ürün, eser. Yayın, kitap.
SOYYAPIT
Eski Yunan ve Latin yazarlarınca ya da XVII. yüzyılda bunları örnek alan büyük yazarlarca yazılmış yapıt. Türünde örnek niteliği kazanmış yapıt.
YAPITASARCILIK
İnsanların yaşamasını kolaylaştırmak ve barınma, eğlenme, dinlenme, çalışma gibi eylemlerini sürdürebilmelerini sağlamak için uzamlar düzenleme sanatı ve bununla ilgili bilim dalı.
SOYYAPITÇILIK
XVII. yüzyıl Fransız yazınında eski Yunan ve Latin yazınını örnek alarak, bileşimde sağlamlığı, anlatımda arılık ve açıklığı, ölçülülüğü, törel ve tinsel çözümlerde inceliği, doğallık ve gerçeğe benzerliği ilke olarak benimseyen akım. Belirli bir yazın ya da sanat geleneğine bağlılık.
YAPITASAR
Geleneksel kent düzentasarına oranla daha esnek, yerel güce ve halk katılışına ağırlık veren, kentin büyümesinin ve değişmesinin önemli sorunlarına öncelik tanıyan bir tasarlama türü.
BAŞYAPIT
Şaheser.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAPIT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BEZEKÇİL
(Süsleme) Süsleyici (öğe, yapıt).
DÜŞÜLKE
Tasarımsal, belki de gerçekleştirilmesi olanaksız bir toplumsal durumu betimleyen felsefe yapıtı. Toplumsal konularda gerçekleştirilemez olduğu savlanan, çarpıcı görünüşlü herhangi bir öneri. İngiliz yazarı Thomas More'un Utopia adlı yapıtında betimlendiği gibi, her şeyin en güzel, en doğru, en yararlı biçimde düzenlendiği düşsel ülke.
BAŞAL
Haziran ayı. Eski, bilinen ve nitelikli yapıt ya da yerleşmiş düşünce. "En yükseğe çık, yüksel" anlamında kullanılan bir isim".
DERMECİLİK
(Resim, Heykel, Mimarlık) Değerli yapıtların iyi yönlerini alıp birleştirerek en iyi ve özlü yapıtın yapılacağına ilişkin kanı.
DÜZENLEYİŞ
Bir edebiyat eserinde veya bir söylevde buluşlara verilen düzen (bk. Buluş ve Deyileme). Bir yapıtta buluşları, görüşleri biribirini güçlendirecek düzende sıralayış.
AÇIKLANIŞ
Açıklanma işi. Bir yapıtın, ilgilisi ile anlaşarak kamuya tanıtılması.
ARKİTEKTURA
Tiyatro tarihinde rönesans sahne mimarisi üzerine yazılan ilk kitap. Kitabın yazarı, tiyatro sahnesine derinlik kavramını getiren Sebastiano Serlio'dur. Tiyatro tarihi içinde aynı adı taşıyan iki önemli kitabın adı. İ Ö 16-13 yılları arasında Vitrivius'un yazdığı on ciltlik mimarlığa ilişkin yapıt; beşinci cilt Roma tiyatrosu yapısı üzerineydi. Bu kitap 1484te bulunduğunda Rönesans mimarları bunun Yunan yapısı olduğunu sanmışlardı. Sebastiano Serlio'nun 1551'de yazdığı sahne uygulayımına ilişkin yapıt. Serlio bu yapıtta ilk kez sahnedeki görüngü sorununu bilimsel bir yolla çözümlemiştir.
AYAKDAMI
Ev önündeki dam. Bir yapıtın birinci katı ile ikinci katı arasındaki kısma rastlayan bitişik dam. (Gücüllü Yalvaç Isparta).
DÜŞLEM
Düş yoluyla beliren görüntü. Gerçeklerden koparak içte kalan dilekleri, imgelem etkinlikleri ile doyurmakta kullanılan tasarımların tümü. Gerçeğin ve olanağın dışında, imgenin özgür işlemesiyle oluşan (kimi kez alaylı) yapıt.
NAİF
Saf, deneyimsiz. Kendi kendini yetiştirmiş, doğal bir plastik sanat yeteneğine sahip sanatçılar tarafından yaratılan resim sanatı. Güzel sanatların özellikle resim alanında kendi kendini yetiştirmiş sanatçısı veya onun yapıtı. Acemice yapılan.
ESER
Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. İz, işaret, im. Yayın, kitap, yapıt. Soyut kavramlarda belirti.
BOYARESİM
(Resim) Boya ile yapılmış resim. Bir sanatçının doğa ya da toplumsal olaylar karşısında, hatta sanat yapıtları karşısında kendi iç davranışını boya ile anlattığı eser. Poussin'in tanımı: "Güneş altında ne görülüyorsa, bunların çizgilerle, renklerle, yüzeyler halinde bir yansılaması". Maurice Denis'in tanımı: "Belirli bir düzene konmuş, renklerle kaplı düz bir yüzey.".
ŞAHESER
Kendi türünde mükemmel olan, üstün ve kalıcı nitelikte eser, başyapıt, başeser. Değeri üstün olan, üstün nitelikli.
BÖLÜMCE
Bir yapıtın, gazete ve dergilerde parça parça yayımı.
EKSOTİK
Bir tiyatro yapıtında yabancı ülkelerle ilgisi bulunan (olay, konu, tip, renk vb.).
AŞIRMACA
Başkasının yapıtını az çok değiştirerek, ya da hiç değiştirmeden kendi yapıtıymış gibi ortaya çıkarma.
EKSOTİZM
Bir tiyatro yapıtında, kendi ulusuna göre, yabancı ülkelerden alınmış ve orayı yansıtan şey (olay, tip, renk, vb.).
AYRIBASIM
Genellikle süreli yayınlardaki yazıların ya da birden çok yazarı olan kitapların her bir yazara ait bölümünün yapıttan ayrı olarak basımı.
BAŞOLGU
Bir edebiyat eserinin asıl konusunu meydana getiren başlıca olgu. Bir yapıtın temel konusunu oluşturan başlıca olgu.
DRAMATURGİ
Oyun yazarlığı ve tiyatro gösterisi sanatı. İki bölümde ele alınır:. Teorik Dramaturgi: Oyun yazımı, oyun yazma kuralları ve tekniği bilimi. Pratik Dramaturgi: Bir oyunun sahneye konması işi. Örn. Dramaturgi üzerine ilk yapıt M.Ö. 362-360 yıllarında yazılmış olan Aristoteles'in "Poetica" sıdır. (bk. poetika) İkinci önemli örnek de: Lessing'in "Hamburgische Dramaturgie - Hamburg Dramaturgisi.