İçinde TIRMIK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tırmık" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tırmık bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tırmık ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tırmık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TIRMIKLANMAK

11 harfli kelimeler

TIRMIKLAMAK, TIRMIKLANMA, TIRMIKANASI

10 harfli kelimeler

TIRMIKLAMA, TIRMIKDİŞİ

8 harfli kelimeler

ÇITIRMIK

6 harfli kelimeler

TIRMIK

Bazı kelimelerin anlamları

TIRMIK

Tırnak beresi. Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç.

TIRMIKLANMA

Tırmıklanmak işi.

ÇITIRMIK

Susam helvası.

TIRMIKANASI

Tırmığın dişli baş kısmı. (Yenikent Aksaray Niğde).

TIRMIKLAMAK

Tırmalamak. Üzerinde tırmık çekerek toprağı işlemek.

TIRMIKLANMAK

Tırmıklama işine konu olmak.

TIRMIKLAMA

Tırmıklamak işi.

TIRMIKDİŞİ

Tırmığın ana kısmına geçirilen parmak uzunluğunda ucu sivri tahta parçaları. (Yenikent Aksaray Niğde).

  -   -   -  

Anlamında TIRMIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TIRMIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DIRMUK

Tırmık.

DIRIMAK

Kazımak, sıyırmak: Hamur teknesini dırıdım. Tarladaki ürünü tırmıkla toplamak, tırmıklamak.

DIRMUH

Tırmık.

TIRMALAMAK

Tırnaklarıyla çizmek veya hırpalamak, tırnaklamak, tırmıklamak, cırmalamak. Rahatsız etmek.

CAĞAZ

Tarla biçildikten sonra, yerde kalıp tırmıkla toplanan başak.

BORANA

Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Şiddetli kar, fırtına, kasırga. Yumurta, yağda kızartıldıktan yahut suda haşlandıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan yemek. Ispanak, yoğurt ve yumurta ile yapılan bir çeşit yemek. Komposto. Ekşi meyvelerden, et ve pekmezle yapılan suyu bolca tatlımsı bir yemek. Ebegümeci yemeği. Kışın yenmek üzere kurutulmuş taze fasulye. Ispanak. Sulusepken. Toprak düzeltmekte kullanılan tırmık. Bulgur veya pirinçle pişirilen sebze üzerine yoğurt dökülerek yapılan yemek. Çeltik tarlalarında öküze koşulan demir dişli bir araç. Tırmık. Cacık.

DIRMINTI

Ürün toplandıktan sonra geriye kalan ve tırmıkla toplanan döküntüler.

BARANA

Fasulye sırığı ve üzüm çubuklarını dayamaya yarayan çatal ağaç, kazık. İnce döşeme. Demir tırmık. Baklava biçimi mayın. Deve hamudunun ön ve arka kısmı (semercilikte). Lop yumurtanın üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek. Salata, ot yemeği. Ispanak, semizotu gibi sebzelerin pirinçle pişirilen yemeği. Kuru üzüm, nohut ve boyun eti ile yapılan yemek (kuru üzüm üzerine ayva da konulur). Grup, takım, kafile, kalabalık, göç, küçük kervan, aile fertleri. Toplantı, parti, fırka, dernek. Bahçe duvarı, çit, avlu duvarları üzerine konulan çalı çırpı, harçsız yapılan duvar, tarla sınırı, tarlaların alt yanına çekilen taş set, siper. Topluluk. Büyük demir tırmık.

DIRMIH

Bir tarım aracı, tırmık. Eski türkçe tarmak: Tırmık (Erzincan Merkez). Eski türkçe tarmak: tırmık. Tırmık.

CİZGİ

Yerdeki araba izi. Tırmık. Haşhaş sütünü çıkarmak için kullanılan aygıt.

CİRMIK

Tırmık. Su deliği.

KABARTMAK

Kabarmasını sağlamak, kabarmasına yol açmak. Toprağı tırmık, çapa vb. bir araçla karıştırmak, altüst etmek, yumuşatmak.

TARAMAK

Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek. Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçirmek veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit etmek. Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraklamak. Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek. Dikkatle bakmak, süzmek. Kafasından geçirmek, belli belirsiz düşünmek. Bir şey veya kimseyi bulmak, denetlemek için türlü yöntemlerden yararlanarak bir yeri sıkı bir biçimde aramak. Tarayıcı aracılığıyla kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri bilgisayar ortamına aktarmak. Makineli tüfek vb. ateşli silahlarla sürekli olarak bir yere ateş etmek. Hastalıkların kişiler arasındaki seyrini takip edebilmek amacıyla düzenli aralıklarla yapılmış olan inceleme.

GELBERİ

Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek için kullanılan uzun saplı demir araç. Tırmık. Ağaç dallarını budamak için kullanılan eğri demir. Harman döküntülerini toplamaya yarayan araç.

BEŞMARMAK

Beş dişli, tarak biçiminde tarım aleti, tırmık.

DIRMIK

Bir tarım aracı, tırmık. Tırmık.

DEREN

Tırmık denilen tarım aracı. Derleyen, toplayan.

DIRTMIK

Bir tarım aracı, tırmık.

DABAN

Esas, asıl, taban. Döşeme. Üç dört santimetreden kalın tahta, kalas, döşemelik tahta. Değirmen taşının altına konulan kiriş. Bir yerin, yamaçtaki tarlanın alt kısmı, eteği. Zemin kat. Tütün denklerinin en alt kısmı. Sürgü, tırmık. Taşsız, düz ve verimli toprak, tarla. Killi topraklı arazi. Ayağın altı, taban. Ayak ve elin bileğe yakın etli kısmı. Adım. Fahişe. İyi cins kılıç demiri. Taban, aya. Eski türkçe taban: taban; aya.

TARAK

Saçların, sakalın, hayvan tüylerinin karışıklığını gidermeye veya kadınların saçlarını tutturmaya yarayan dişli araç. Suda yaşayan hayvanlarda solungaç. İnsanda ayağın yüksek olan üst bölümü. Bahçıvanlıkta toprağın taşını ayıklamak için kullanılan, ucu bu biçimde olan araç, tırmık. Dokuma tezgâhlarında, dişleri arasından arış ipliklerinin geçtiği tarak biçiminde araç. Bazı kuşların başında bulunan yelpaze biçiminde tepelik. Yassı solungaçlılardan, kabukları yuvarlak, yelpaze biçiminde bir yumuşakça (Pecten).