İçinde TILAR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tılar" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tılar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tılar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tılar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

AYRINTILAR, KALINTILAR, KATINTILAR, SATILARKÖY, SIZINTILAR

8 harfli kelimeler

ÇALTILAR, MARTILAR

7 harfli kelimeler

ALTILAR, SATILAR

5 harfli kelimeler

TILAR

Bazı kelimelerin anlamları

TILAR

1.Çocuk karyola ve beşiklerine konulan, genellikle ortası delik yatak. 2.Yatak yünü : Yatağın tılarını kabart. Obur. Beşiğe konan yatak. Küçük yatak, beşiğe konulan çocuk yatağı.

MARTILAR

Kuşlar (Aves) sınıfının, yağmur kuşları (Charadriiformes) takımından, kanatları uzun ve sivri, parmakları perdeli, gagaları genellikle kanca uçlu, toplu hâlde yaşayan su kuşlarını içine alan bir alt takım. (Lari),familyalarını içine alır.

KATINTILAR

İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın artmasına yol açan dışsatım, yatırım ve hükümet harcamalarından oluşan kalemler. karşılığı sızıntılar.

SATILAR

Aydın kenti, Koçarlı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Çankırı ili, Eldivan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ALTILAR

Konya ili, Kulu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ÇALTILAR

Muğla kenti, Seki nahiyesine bağlı bir bölge.

SATILARKÖY

Ankara şehrinde, Çandır bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

AYRINTILAR

Bir nesneden faydalanılması, işletilmesi ya da korunulması için o nesne ile süresiz beraber bulunan dağınık küçük bölüntüler.

KALINTILAR

Öneli gelmiş ve bitmiş olduğu halde ödenmemiş olan borç artıkları.

SIZINTILAR

İktisadi karar birimlerinin belli bir dönemde yurtiçinde üretilen mal ve hizmetlere yapacakları harcamaların ve buna bağlı olarak da reel gayrisafi yurtiçi hasılanın azalmasına yol açan vergi, dışalım ve tasarruftan oluşan kalemler.

  -   -   -  

Anlamında TILAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TILAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVRUPALILAŞMAK

Avrupalıların düşünce, davranış ve yaşantılarını benimsemek.

BİTÜM

Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt maddelerinin genel adı, yer sakızı. Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde madde.

AYRINTILI

Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal, ince, uzun. Ayrıntılara girerek.

AVUNMAK

Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak. Oyalanmak. Hayvan gebe kalmak.

BİRİM

Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

BORDRO

Bir hesabın ayrıntılarını gösteren çizelge.

BÖRTÜK

Haşlanarak veya ateşte biraz kızartılarak pişmiş olan.

ANLATI

Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.

BUZLU

Buz tutmuş, buz bağlamış olan. Buz içinde tutularak, içine buz katılarak soğutulmuş.

AYRIMLAMA

Senaryonun hazırlanmasında geliştirim ile çevrim senaryosu arasında yer alan, senaryonun sahne ve ayrımlarının belirlendiği, başlıca karakterlerin ayrıntılarıyla çizildiği, konuşmaların son biçimini aldığı aşama.

AĞDA

Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.

AKİDE

İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.

BUHAR

Isı etkisiyle sıvıların ve bazı katıların dönüştükleri gaz durumu.

BONBON

Şerbet içinde kaynatılarak üzeri şekerle kaplanmış meyve.

BREŞ

Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.

AŞEVİ

Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.

BASİTLEŞTİRMEK

Gereksiz ayrıntılardan arıtarak sade duruma getirmek.

AŞINMAK

Birbirine sürtünerek incelmek. Çıkıntıları silinmek, düzleşmek. Eskimek, yıpranmak.

BAKAYA

Askerlik çağına girenlerden son yoklamalarını yaptırarak askerlik kararı aldırdıkları hâlde çağrıldıklarında gelmeyen veya gelip de kıtalarına gitmeden toplandıkları yerlerden ayrılanlar. Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler. Kalıntılar.

AŞIRMA

Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.