Kelimeler arşivinde; içinde "tutulu" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tutulu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tutulu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tutulu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TUTULUVERMEK
TUTULUVERME
TUTULUM, TUTULUŞ
TUTULU
TUTULU
Tutulmuş. Tutu olarak alınmış, ipotekli.
TUTULUŞ
Tutulma işi.
TUTULUVERMEK
Çabucak tutulmak.
TUTULUVERME
Tutuluvermek işi.
TUTULUM
Bir yıl boyunca Güneş'in gök küresi üzerinde çizdiği çemberin sınırladığı daire, ekliptik.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUTULU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İÇİN
Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.
GÖRE
Bir şeye uygun olarak, bir şey uyarınca, gereğince. Bakılırsa, hesaba katılırsa, göz önünde tutulunca, bakarak, nazaran.
TUTAMAÇ
Bir şeyin tutulup çekilecek yeri. Tutunacak yer, tutamak. Telgraf veya elektrik direklerine rahat çıkmayı sağlayan ve ayağa takılan mahmuzlu araç.
KARANTİNA
Bulaşıcı bir hastalığın yayılmasını önlemek için belli bir bölgenin veya yerin kontrol altında tutulup giriş çıkışların engellenmesi biçiminde uygulanan sağlık önlemi. Hastanelerde, yatacak hastaların kayıt ve kabul edildikleri yer.
ALAMPA
El ile tutulup atılabilecek büyüklükteki taş parçası.
GELENEK
Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.
ISILÇİFT
Eklem yerleri değişik sıcaklıkta tutulunca, yük-süren kuvvet üreten iki metalden oluşmuş kendi üzerine kapalı çevrim. İki ayrı metal telin birleştiği, noktada oluşan ısılelektriği ölçerek sıcaklık ölçümü yapan bir gereç. İki ayrı metal telden oluşturulan, bir devrenin iki ucu arasındaki sıcaklık ayrımından doğan elektrik akımından yararlanarak öçme yapan, bir tür sıcaklık ölçme aracı.
GAMALAH
Bir cins çam ağacı. Sonbaharda tutulup kafeste alıştırılan bir yaşından büyük av kekliği. Tembel, uyuşuk, yorgun kişi. Soğuktan kendini kaybetmiş hayvan hali. "Keklikler gamalah gibi olmuş.".
IŞIMIŞILIŞILDAMA
Kimi minerallerin, beta ve gama ışınları ile ışınlandıktan sonra ışığa tutulunca gösterdikleri ışıldama.
ANSINMAK
Vurmaya niyet etmek, korkutmak kasdiyle vuracakmış gibi yapmak. İşleri oluruna bırakmak. Söz söylemek isterken söyliyememek, tutulup kalmak.
ALKALİGENLER
Omurgalıların bağırsaklarında ve süt ürünlerinde bulunan, saprofit, Gram negatif, zorunlu aerobik bakteri grubu. Kimi hastane enfeksiyonlarından sorumlu tutulur.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
HİSTOPLAZMOZİS
Monosit-makrofaj sisteminin hücre içi bir paraziti olan Histoplasma capsulatum tarafından oluşturulan, retiküloendoteliyal sistemin yaygın tutulumuyla belirgin, mantar hastalığı.
ABANIK
"Samit" kelimesinden çevirme olan "sessiz" teriminin dilbilim bakımından yanlış olduğu bilinmektedir. Esasen sesli ve sessiz kelimeleri voisé ve invoisé terimlerinin tam karşılığıdır. (bk. Sesli ve Sessiz). Bu sesler, yani samitler, söylenirken ses aygıdmda herhangi bir kısmın başka bir kısma abanarak yolu daraltması veya kapamasıyla meydana geldikleri için fizyolojik olay gözönünde tutulup bunlara "abanık" denilmiştir. Bu bakımdan abanıklar DARALTILI (Constricitive) ve KAPANTILI (Occlusive) diye iki sınıfa ayrılır (bk. Daraltılı ve Kapantılı). Abanıklar boğumlanma noktalarına göre de ayrı bir sınıflamaya uğrarlar: AĞIZDIŞI (Eixtrabuccale), AĞIZİÇİ (Intra - buccale) ve AĞIZARDI (Post - buccale) ; (Bu kelimelere bakınız). Bundan başka dilin boğumlamayı sağlıyan kısmı bakımından bir sınıflama daha yapılıyor. bk. Dilönü, Dilortası ve Dilardı abanığı.
İPOTEKLİ
Tutulu.
EKLİPTİK
Tutulum.
ALAMA
El ile tutulup atılabilecek büyüklükteki taş parçası: Dünkü kavgada bir alama da bana geldi. Sert ağaçtan yapılan, üzeri oyma işlemeli ve gece gezerken taşınan sopa. Ele alınıp atılacak büyüklükte, yuvarlak taş. Yumruk büyüklüğünde taş.
KARŞIGÜN
Tutulum'da ve Güneş'in Yer'e göre bakışığı olan noktada görülen yaygın ışık lekesi.
SIÇIRGAN
Sürgüne tutulup her yanı pisleten.
GAMALAK
Bir cins çam ağacı. Katran ağacı. Sonbaharda tutulup kafeste alıştırılan bir yaşından büyük av kekliği. Tembel, uyuşuk, yorgun kişi. Yılgm, korkak. Karnı büyük olan (kimse için). Tembel, uyuşuk. Uyuşuk, yavaş davranan.