Kelimeler arşivinde; içinde "tutu" olan, toplam 93 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tutu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tutu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tutu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TUTUŞTURUVERMEK, TUTUŞTURABİLMEK, TUTUKLATABİLMEK, TUTUKLAYABİLMEK
TUTUŞTURUVERME, TUTUKLATABİLME, TUTUŞTURABİLME, TUTUKLAYABİLME
TUTUNABİLMEK, TUTULUVERMEK, TUTUNUVERMEK, TUTULANDIRAN, TUTUŞABİLMEK, TUTULABİLMEK, TUTUŞUVERMEK, TUTUCULAŞMAK
TUTULABİLME, TUTUŞTURMAK, TUTUMSUZLUK, TUTULUVERME, AYTUTULMASI, TUTUŞUVERME, TUTUNABİLME, TUTUKLAŞMAK, TUTULMUŞLUK, TUTUKLANMAK, TUTUKLATMAK, TUTUŞKANLIK, TUTUŞMAZLIK, TUTUŞABİLME, TUTUCULAŞMA, TUTUKSUZLUK, TUTUNUVERME, TUTUNMAZLIK, TUTULMAZLIK
TUTUCUBAŞI, KARŞITUTUM, TUTUŞLAMAK, TUTUKLAMAK, TUTUVERMEK, TUTUKLANIŞ, TUTUKLANMA, TUTUŞTURMA, TUTUKSAMAK, TUTUKLATMA, TUTUKLULUK, TUTUMLULUK
TUTULAMAK, TUTULAYAN, AKÇATUTUK, İÇTUTUNUM, TUTUCULUK, TUTUKLAMA, TUTUVERME
TUTULMUŞ, ÜSTTUTUŞ, TUTUYCAK, TUTUKEVİ, TUTUŞMAZ, TUTUŞKAN, TUTUKLUK, TUTUKSUZ, TUTULMAK, TUTULMAZ, TUTUNCAK, TUTUŞMAK, TUTUMSAL, TUTUMSUZ, TUTUNMAK
TUTUNMA, TUTUGEÇ, TUTUŞMA, TUTURUK, TUTUŞLU, TUTUNUŞ, TUTUKLU, TUTULUŞ, TUTURUH, TUTURAK, TUTULMA, TUTULGA, TUTUMLU, TUTUHAN, TUTULUM
TUTUBA, TUTULU, TUTUCU
TUTUN, TUTUŞ, TUTUM, TUTUK, TUTUZ
TUTU
TUTU
Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.
TUTUŞTURUVERME
Tutuşturuvermek işi.
TUTULABİLMEK
Tutulma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TUTUŞABİLMEK
Tutuşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TUTUŞTURUVERMEK
Çabucak tutuşturmak.
TUTULUVERMEK
Çabucak tutulmak.
TUTUKLAYABİLME
Tutuklayabilmek işi.
TUTUKLAYABİLMEK
Tutuklama imkânı veya olasılığı bulunmak.
TUTUŞTURABİLME
Tutuşturabilmek işi.
TUTUKLATABİLME
Tutuklatabilmek işi.
TUTUNABİLMEK
Tutunma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TUTULANDIRAN
Kendisine verilen borç para karşılığında alacaklısı yanında malını tutulandıran kişi.
TUTUŞUVERMEK
Çabucak tutuşmak.
TUTUŞTURABİLMEK
Tutuşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TUTUKLATABİLMEK
Tutuklatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
TUTUNUVERMEK
Aniden tutunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TUTU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARTIRMAK
Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.
ARKA
Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
ASTİGMAT
Net görmeyen, astigmatizme tutulmuş (göz).
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.
ASTIMLI
Astımı olan, astım hastalığına tutulmuş olan.
ANTRASİT
Güçlükle tutuşan, koku, duman çıkarmadan büyük bir ısı vererek yanan bir taş kömürü türü.
ASILMAK
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
ATEŞLEMEK
Tutuşturmak, yakmak. Top, tüfek vb. patlayıcı maddeleri patlatmak. Kışkırtmak, kızıştırmak. Coşturmak.
AKSIRIKLI
Aksırığa tutulmuş, sık sık aksıran, hapşırıklı.
ALIŞMAK
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.
ALAYCI
Alay etme huyu olan (kimse), müstehzi. Alay eden, küçümseyen (tutum).
ANTİEMPERYALİZM
Emperyalizme karşı tutum, davranış veya öğreti.
AGANTA
Yısa veya laçka edilmekte olan bir halatın ve zincirin kısa bir süre elde tutulup bırakılmaması için verilen emir.
ARP
Dik tutularak parmakla çalınan, üç köşeli, telli çalgı.
AĞITÇI
Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.
ALBASTI
Doğum sırasında temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden lohusanın tutulduğu ateşli hastalık, lohusa humması, albasma.
ANARTRİ
Dil tutukluğu.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ALEVLENDİRMEK
Alevlenmesini sağlamak, tutuşturmak. Etkisini, şiddetini artırmak, çoğaltmak.