İçinde TRAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "trak" olan, toplam 72 tane kelime bulunuyor. İçerisinde trak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu trak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında trak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

LARENGOTRAKEİTİS

15 harfli kelimeler

ABSTRAKSİYONİZM, NARINCALIPITRAK, ABSTRAKSİYONİST

14 harfli kelimeler

OTRAKLAŞTIRMAK, TRAKEOSTENOZİS

13 harfli kelimeler

TETRAKOZAKTİD, RİNOTRAKEİTİS, İNTRAKARDİYAL, TRAKEOBRONŞİT, BATRAKOTOKSİN, ANTRAKOTERAPİ, TRAKEOPİYOZİS

12 harfli kelimeler

ATRAKTİLOZİT, KONTRAKSİYON, İNTRAKRANYAL, EKSTRAKSİYON, TRAKİYOSTOMİ, PERİOSTRAKUM, TRAKELEKTOMİ, TRAKTÖRCÜLÜK, ABSTRAKSİYON

11 harfli kelimeler

OSTRAKİFORM, OSTRAKODLAR

10 harfli kelimeler

TRAKEORAJİ, KONTRAKTÜR, TETRAKOTİL, ABSTRAKTUM, TRAKEOFONİ, TRAKELİLER, ATRAKSİYON, TRAKEOPATİ, ANTRAKOZİS

9 harfli kelimeler

TETRAKAİN, TRAKTÖRCÜ, TRAKEİTİS, RETRAKTÖR, MATRAKBAZ, TRAKETOMİ, ÇITRAKLIK, ANTRAKOİT, TRAKSİYON

8 harfli kelimeler

TRAKELJİ, MATRAKÇI, TRAKİTİS, EKSTRAKT, TRAKELİS, TRAKETOM, ATRAKTAN, ACIMTRAK, TETRAKOK, TRAKUNYA

7 harfli kelimeler

TRAKEOL, TRAKTUS, ANTRAKS, ANTRAKT, TRAKEİT, TRAKTÖR, MATRAKA

6 harfli kelimeler

ÇITRAK, BITRAK, BATRAK, PETRAK, TRAKİT, PUTRAK, PITRAK, MATRAK, KATRAK, TRAKEA

5 harfli kelimeler

OTRAK, TRAKE

4 harfli kelimeler

TRAK

Bazı kelimelerin anlamları

TRAK

Oyuncunun sahneye çıkacağı sırada ya da oyun sırasında, korkuya kapılması, rolünü unutması.

RİNOTRAKEİTİS

Burun ve soluk borusunun birlikte yangısı.

İNTRAKARDİYAL

Kalp içi, kalp içinde.

TRAKEOSTENOZİS

Soluk borusu daralması.

ATRAKTİLOZİT

Adenin nükleotit translokazı baskılayan bir bitki glikoziti.

OTRAKLAŞTIRMAK

Yurtlandırmak, yerleştirmek.

ANTRAKOTERAPİ

Etkin kömür tedavisi.

ABSTRAKSİYONİZM

Soyutçuluk.

NARINCALIPITRAK

Manisa şehrinde, Kula ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

BATRAKOTOKSİN

Phyllobates türü kurbağaların salgılarında bulunan sinir sistemi üzerine etkili, steroit yapılı bir zehir.

TRAKEOPİYOZİS

İrinli soluk borusu yangısı.

LARENGOTRAKEİTİS

Enfeksiyöz larengotrakeitis.

ABSTRAKSİYONİST

Soyutçu.

TETRAKOZAKTİD

24 amino asitten oluşan sentetik bir kortikotropin.

TRAKEOBRONŞİT

Soluk borusu ve bronşların birlikte yangısı.

KONTRAKSİYON

Büzüşme. Kasılma. Hacimce küçülme veya büzüşme. Kasılma nedeniyle organ duvarlarının birbirine yaklaşması.

  -   -   -  

Anlamında TRAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TRAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KASA

Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.

EĞLENDİRİ

Gazino, bar vb. yerlerde müşterileri oyalamak, eğlendirmek amacıyla yapılmış olan ilgi çekici gösteri, atraksiyon.

MÜBADİL

Başkasının yerine getirilmiş, mübadele edilmiş. Lozan Antlaşması'na göre, İstanbul dışında oturan Rumlarla değiştirilmek üzere Batı Trakya dışındaki Yunanistan'dan getirilen Türkler.

KARŞILAMA

Karşılamak işi, istikbal. Trakya ve Marmara bölgesinde oynanan bir halk oyunu veya bu oyunun müziği.

SOYUTÇULUK

Soyutlamalara, somut gerçeklerinkine eşit değer verme, amaç olarak soyutu alan tutum, abstraksiyonizm.

KIVIRCIK

Küçük küçük kıvrımları olan. Kıvırcık marul. Genellikle Trakya ve Marmara'da yetiştirilen, beyaz tüylü, ince kuyruklu bir tür koyun, kıvırcık koyun.

AKOZ

Saban, pulluk veya traktörün toprakta açtığı iz, çizgi. Saban izi.

AKOS

Saban, pulluk veya traktörün toprakta açtığı iz, çizgi.

BALKANLAR

Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.

ÇEKİM

Çekme işi. Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan. Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradığı biçimleri, tasrif. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon.

TRAKTÖRCÜLÜK

Traktörcü olma durumu.

MATRAKÇI

Osmanlı ordusunda acemilere matrakla savaşmayı öğreten usta.

SOYUTLAMA

Bir nesnenin özelliklerinden veya özellikleri arasındaki ilişkilerden herhangi birini tek başına ele alan zihinsel işlem, gerçeklikte ayrılamaz olanı düşüncede ayırma, tecrit, abstraksiyon.

ATRİYUM

Tunikatlarda ve sefalokordatlarda bulunan iki ana boşluktan yutağı çeviren boşluk. Basit süngerlerde vücut iç boşluğunun (spongosöl) diğer adı. S. Böceklerde sağmalardan meydana gelen ve trakeaya uzanan genişlemiş timpanal boşluk. Yüreğin ön iki odası. Kulakçık. (Mimarlık) Eski Roma evlerinde etrafı odalarla çevrili, üstü açık, ortasında havuz bulunan avlu, içavlu, a. bk. avlu, içavlu. Trematod ve sestodlarda genital organların kanallarının açıldığı çukur bölüm. Ön oda, ön boşluk. Kulakçık.

BÜZÜŞME

Büzüşmek işi. Birleşik kelimelerin oluşturulmasında iki ayrı hecedeki ünlünün tek hecede toplanması, kontraksiyon: kahve altı kahvaltı, ne için niçin vb.

TREYLER

Traktör veya kamyonlara, genellikle yük taşımalarını sağlamak için takılan araba.

ANTRALİN

Sedef hastalığı ve kronik deri yangılarının tedavisinde kullanılan hiperplastik epidermiste DNA sentezini ve mitotik aktiviteyi engelleyerek etki gösteren antrakuinon türevi bileşik.

BENZONTAT

Kimyasal bakımdan tetrakaine çok benzeyen, paraaminobenzoik asit esteri, yerel anestezik etkili bir madde.

ARA

İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.

TRAKTÖRCÜ

Traktörle taşıyıcılık yapan kimse. Traktör kullanan sürücü.