Kelimeler arşivinde; içinde "tipik" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tipik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tipik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tipik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ORGANOTİPİK
OLİGOTİPİK
MONOTİPİK, POLİTİPİK
TİPİKÖY
ATİPİK
TİPİK
TİPİK
Bir kimseyi veya nesneyi niteleyen, karakteristik. Çok özgün olan.
OLİGOTİPİK
Sadece birkaç üyesi bulunan bir takson.
TİPİKÖY
Konya şehrinde, Akşehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
ATİPİK
Düzensiz, değişik, değişken, tipik olmayan, herhangi bir grup içerisinde değerlendirilemeyen.
POLİTİPİK
Çeşitli alt taksonlara ayrılan takson.
ORGANOTİPİK
Bitki doku kültüründe üç boyutlu formda ya da fonksiyonda ya da her ikisinde de in vivo organa benzeme durumu.
MONOTİPİK
Cinsin tek bir tür ya da bir familyanın tek bir cinsle temsil edilmesi durumu. Türün alt türlerinin olmaması. Sadece bir alt birime sahip olan taksonomik bir birim.
Bu bölümde tanımı içerisinde TİPİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APİKOPLAST
Sporozoanların hareketli ve enfektif çekirdeğinin önünde golgi aygıtına çok yakın olarak yerleşmiş tipik bir organel. Sporozoonların hareketli ve enfektif evrelerinde merozoitler ve sporozoitler gibi çekirdeğin önünde golgi aygıtına çok yakın olarak yerleşmiş tipik bir organel.
MONOSPESİFİK
Sadece bir antijenle reaksiyon yapan antikor. Sadece bir türe sahip olan cins, monotipik cins.
MİTOZ
Karyokinez. Ökaryot hücrelerin tipik çekirdek bölünmesi. Kopyalanarak sayısı iki katına çıkmış olan kromozomların profaz, metafaz, anafaz ve telofaz safhalarını geçirdikten sonra bölünerek diploit sayıda kromozom kapsayan iki oğul çekirdeğe ayrılmaları. Sentriyol bulunan hücrelerde mitoza astral mitoz, sentriyol bulunmayan hücrelerde ise anastral mitoz denir. Mitozu takiben sitoplâzma bölünmesi (sitokinez) ile hücre iki oğul hücreye ayrılır. Ökaryotik hücrelerin tipik çekirdek bölünmesi, kopyalanarak sayısı iki katına çıkmış olan kromozomların profaz, metafaz, anafaz ve telofaz everelerini geçirdikten sonra bölünerek diploit sayıda kromozom kapsayan iki oğul çekirdeğe ayrılmaları, karyokinez, mitoz bölünme, mitotik bölünme. Türün somatik hücrelerinin kendine özgü sayısında ve oluşan her iki hücrenin aynı olmasının sağlandığı, birçok karmaşık süreç içeren, dolaylı bir hücre bölünme yöntemi, mitoz siklusu, karyokinez. İleri derecede farklılaşan sinir ve kas hücreleri dışındaki tüm soma hücreleri bu tip bölünmede profaz, metafaz, anafaz ve telofaz evrelerini geçirerek diploit sayıda kromozomlardan oluşan iki hücre biçimlenir. İğ ipliklerinin oluşması, kromozomların ortalarından yarıya bölünmeleri gibi çekirdekte gözüken bazı karışık olaylar sonucunda sitoplâzmanın da yarılmasiyle meydana gelen göze bölünmesi tipi; doğrudan doğruya olmayan göze bölünmesi.
BOVSKAKOYUNU
İtalya sınırı yakınlarında kuzey batı Slovenya'da bulunan, küçük yapılı, sütleri peynir yapımında kullanılan, boynuzsuz, yapağı rengi çoğunlukla beyaz, ancak bazı hayvanlarda siyah veya kahverengi renk gözlenebilen, küçük kulakları tipik olan koyun ırkı.
İDİOTİP
Antikor veya T hücre almaçlarının değişken bölgesinde anti-idiotipik serumla reaksiyon veren idiyotopların tümü. Bir özel idiyotopu paylaşan bir grup antikor veya T hücre almacının niteliği.
FEMİNİZASYON
Dişide birincil ve ikincil cinsiyet karakterlerinin normal gelişimi. Erkekte dişi ikincil cinsiyet karakterlerinin gelişmesi veya uyarılması. Nosema türleri gibi Microsporidia'lar, nematodlar ve Wolbachia türleri gibi bakterilerin seksüel olarak olgun konaklarında dişi fenotipik karakterlerin oluşmasına neden olabilmesi durumu.
KODOMİNANTLIK
Heterozigotlarda her iki alel çiftinin de etkisini göstermesi. Sonuçta fenotipte homozigot karakterlerin her ikisi de görülür. Örnek: AB kan grubundaki insanlarda hem IA hem de lB kodominant genlerinin her ikisinin de fenotipik etkisi görülür.
AFRİCANDERSIĞIRI
Güney Afrika'da yerli ırklardan geliştirilen, orta irilikte, büyük sarkık kulaklı, boğaları tipik hörgüçlü, beyaz yana doğru uzayan boynuzlu, ısıya dirençli sığır ırkı.
EİMERİİNA
Eucoccidiida takımında, Coccidia sınıfında bulunan doğrudan veya dolaylı gelişen, genellikle konaklarının bağırsak epitellerinde parazitlenen, mikro ve makrogametlerin bağımsız olarak geliştiği, sijinin görülmediği, mikrogametositten çok sayıda iki kamçılı mikrogametin meydana geldiği, zigotun hareketsiz olduğu, sporozoitleri tipik olarak ookistle çevrili olan, Aggregata, Besnoitia, Cryptosporidium, Eimeria, Isospora, Sarcocystis, Toxoplasma ve Tyzzeria gibi önemli cinsleri içine alan protozoon alt takımı.
MİYELOMALASİ
Omuriliğin yumuşaması veya nekrozu. En tipik olarak atlarda akdarı ve koyunlarda Phalaris tuberosa zehirlenmesinde görülür.
EKLAMPSİ
Küçük boy köpek ırklarında doğum öncesi veya doğumdan sonra laktasyonun ilk. haftasında, kanda kalsiyum seviyesinin düşmesine bağlı olarak biçimlenen, vücut sıcaklığının yükselmesi, hızlı nabız ve tetani semptomlarıyla seyreden hastalık, puerperal tetani. Kısraklarda tipik olmayan laktasyon tetanisi. Kan kalsiyum ve magnezyum seviyelerinin düşmesine bağlı olarak erken doğum sonrası veya sütten kesilme dönemlerinde; daha çok aşırı yorulma ve uzun süren nakiller sonucu biçimlenen akut seyirli, tedavi edilmezse 24 saatte ölüme neden olabilen metabolik bir hastalık.
MONOGENEA
Balıkların, amfibiaların, sürüngenlerin, memeli deniz hayvanlarının veya kafadan bacaklıların tipik olarak deri veya solungaçlarında ektoparazit olarak yaşayan yassı solucanların bir sınıfı. Yassı solucanların bir sınıfı. Monogenealar balıkların, amfibiaların, sürüngenlerin, memeli deniz hayvanlarının veya kafadan bacaklıların tipik olarak deri veya solungaçlarında dış parazit olarak yaşarlar. Kimi türleri burun, yutak, kloaka ve idrar torbasında iç parazit olarak bulunmaktadır.
SAVAN
Pamuk ipliğinden yapılmış olan kalınca kilim. Yaygı, örtü. Tropikal iklim bölgesinin tipik bitki örtüsü.
DANAZOL
Ön hipofizden FSH ve LH salınımını baskılayan, ayrıca androjenlerin ve östrojenlerin hedef hücrelerdeki almaçlarına bağlanmasını baskılayan ve bu hormonların üretimini azaltan atipik bir androjenik ilaç.
LOKOTİP
Bir bölgeye özgü tipik bir örnek.
KARAKTERİSTİK
Bir kimse veya nesneye özgü olan (ayırıcı nitelik), tipik. Bir logaritmanın tam birimler anlatan bölümü.
HUKOYUNU
Dalgalı düzgün kuzu derisine sahip, erken seksüel olgunluğa ulaşan, mevsim dışı çiftleşme yeteneğine sahip, doğurgan ve sıcak, nemli iklimlere uyum sağlayabilen, bütün yıl boyunca ahırda yetiştirilen, Moğol koyunlarından köken alan ve Çin'de bulunan, uzun süren yapay seleksiyon ve iklime uyma işlemleri sonucu geliştirilmiş, yapağısı beyaz ve heterotipik liflerden ibaret, kulaklar büyük ve sarkık ve gözler dışarı doğru çıkık, burun çizgisi konveks, boyun ve vücut uzun, göğüs dar, bacaklarsa uzun, kuyruk kısa ve yukarı kısmı yuvarlak, dişi ve erkekleri boynuzsuz olan ırk.
GANGLİYONİTİS
Gangliyonun yangısı. Kuduz, domuzların Teschen hastalığında ve sığırların bulaşıcı rinotrakeitisi için tipik bir bulgudur, gangliyonöritis, gangliyitis.
LİPOSARKOM
Tüm evcil hayvanlarda nadir gelişen, yağ dokusunun kötücül tümörü. Tümör tipik olarak pleomorfik olup indiferensiye mekik hücreleriyle birlikte lipositlerden ve orta derecede farklılaşma gösteren hücrelerden oluşur, en çok deri altıda görülür.
LEYOMİYOSARKOM
Düz kas veya kas tabakasına dönüşmüş mezenkim dokusundan köken alan, tipik şerit biçimindeki kas liflerinden ve yuvarlak anaplastik hücrelerden oluşan, ender görülen, genellikle metastaz yapmayan kötücül tümör.