Kelimeler arşivinde; içinde "teşvik" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde teşvik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu teşvik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında teşvik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TEŞVİKÇİLİK
TEŞVİKİYE, TEŞVİKKAR
TEŞVİKÇİ
TEŞVİK
TEŞVİK
İsteklendirme, özendirme. Bir kimseyi kötü bir iş yapması için kışkırtma.
TEŞVİKKAR
Teşvikçi.
TEŞVİKİYE
Kütahya ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sakarya ili, Pamukova belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Yalova ilinde, Çınarcık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
TEŞVİKÇİLİK
Teşvikçi olma durumu.
TEŞVİKÇİ
Özendiren, isteklendiren, kışkırtan kimse, teşvikkâr.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEŞVİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIVANDIRMAK
Kıvanma işini yaptırmak. Sevindirmek, mutlu etmek. Sevindirmek, istekli hale getirmek, heveslendirmek, teşvik, tergip etmek.
GLUKOKORTİKOİTLER
Böbrek üstü bezinin korteks bölgesinden salgılanan, karbohidrat, lipit ve protein metabolizmasında faaliyet gösteren 21 karbonlu steroit hormonlar. Kimyasal olarak androstan ve pregnan türevi olarak bilinen, böbrek üstü bezinin zona fasikülata ve retikülaris bölgelerinde üretilen, önceden doğal yollarla üretilirken günümüzde tamamen sentetik yolla elde edilen, steroit yapıda, şeker, yağ, protein metabolizması üzerine etkili olan ve ayrıca, yangı oluşumunu da önemli oranda engelleyen, kortizol, kortizon ve kortikosteron hormonlarına, kan glikoz düzeyini artırmasından dolayı verilen genel ad. Glikokortikoidler klinikte; ketozis, yangıyla karakterize eklem, tendo, bursa, deri, göz ve kulak hastalıkları, dolaşım şoku gibi hastalıkların tedavisiyle, doğumu teşvik etmek için kullanılırlar.
İSTEKLENDİRİCİ
İstek uyandıran, teşvikkâr.
GINDIRMAK
Özendirmek, kışkırtmak, isteklendirmek, teşvik etmek. Kapı ve pencereyi az açmak, aralamak. Yarım açmak (kapı, pencere ve benzerleri için).
ÖZENDİRME
Özendirmek durumu, işi, teşvik. Bir malı geniş kitlelere tanıtmak ve o malın sürümünü sağlamak amacıyla yapılmış olan çalışmalar, promosyon.
İSTEKLENDİRMEK
Birinde bir şey yapma isteğini uyandırmak, özendirmek, teşvik etmek, motive etmek.
KINDIRMAK
Kapı ve pencere gibi şeyleri aralık bırakmak. Kandırmak, inandırmak. Kışkırtmak : Ahmet'i kındıranlar var. Sinirlendirmek. Tahrik, teşvik, tergip etmek.
KINDIRIŞMAK
Birbirini teşvik etmek.
İSTEKLENDİRME
İsteklendirmek işi, teşvik, motivasyon.
KAMÇILAMAK
Kamçı ile vurmak. İsteklendirmek, özendirmek, teşvik etmek. Yağmur, kar, rüzgâr hızla çarpmak. Etkinliğini artırmak, hızlandırmak.
TEKNOPARK
Bir veya birden fazla üniversite veya araştırma merkezinin bünyesinde bilgiye ve ileri teknolojilere dayalı sanayi firmalarının kurulup gelişmesini özendirmek amacıyla tasarlanan, içinde yer alan firmalara yüksek nitelikli çalışma alanları sunan, teknoloji aktarımını kolaylaştıran, iş idaresi konularında destek sağlayan ve ayrıca vergi teşvikleriyle cazibe merkezi haline getirilen yapılanma.
OLİGOFRUKTOZ
İnce bağırsaklardan emilmeyen, yararlı bifidobakterilerinin çoğalmasını teşvik eden, çok sayıda fruktoz molekülünden oluşan zincir.
KINDIRTMAK
Tahrik, teşvik ettirmek.
MODULLAMAK
Hayvanı üvendireyle dürtüklemek. Ucu çivili değnekle hayvan dürtmek. Nodullamak; tembel kimseleri teşvik etmek, harekete geçirmek.
GACARTMAK
Özendirmek, kışkırtmak, isteklendirmek, teşvik etmek.
CIBI
Boncuk ya da aşık oyununda seyircilerin oyuncuyu teşvik amacıyla "yen" anlamında kullandıkları sözcük: Bunların hepsini cıbı.
ÖZENDİRMEK
Özenmesini sağlamak, teşvik etmek.
TEŞVEKH
Arapça kökenli teşvik: teşvik.
VAR
Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı. Sahiplik bildiren olumlu ad cümleleri kuran bir söz. Elde bulunan her şey. Varlıklı: Var evi kerem evi yok evi verem evi. Çekil, yıkıl, savul: Var, git gözümün önünden!. Kale. Mevcut, var// var mal: mal mülk// var yoh: bütün mülk. Varlığı, mevcudiyeti. Hepsi, olancası, mevcudu. Olanca, hep. Servet, mal, varlık. Haydi, durma. (Olumlu fiillerle birlikte gelince teşvik pekitmesi oluyor.). Sakın! (Olumsuz fiillerle birlikte gelince sakındırma pekitmesi oluyor.).
OKSİMETOLON
Kan yapımını teşvik etmek için kullanılan bir ilaç.