Kelimeler arşivinde; içinde "tertip" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tertip bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tertip ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tertip olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TERTİPLEYEBİLMEK
TERTİPLEYEBİLME
TERTİPLENMEK, TERTİPSİZLİK, TERTİPLETMEK
TERTİPÇİLİK, TERTİPLEMEK, TERTİPLENME, TERTİPLİLİK, TERTİPLETME
TERTİPLEME
TERTİPSİZ
ENTERTİP, TERTİPÇİ, TERTİPLİ
TERTİP
TERTİP
Uygun bir sıraya, düzene koyma, sıralama. Düzenleme. Dizgi. Askere alınma dönemi. Düzenleniş, sıralanış biçimi, kombinasyon. Hile, düzen, komplo. Doktorun hastaya verdiği ilaç düzeni.
TERTİPLİ
Düzenli, derli toplu, yerli yerinde. Dağınıklıktan hoşlanmayan, düzenli (kimse). Önceden düzenlenmiş, hazırlanmış. Düzenli, derli toplu bir biçimde.
TERTİPÇİLİK
Tertipçi olma durumu.
TERTİPLETMEK
Tertipleme işini yaptırmak.
TERTİPLENME
Tertiplenmek işi.
TERTİPLEMEK
Sıraya, düzene koymak, düzenli bir biçim vermek. Hile, düzen, komplo hazırlamak. Toplantı, seminer vb. düzenlemek, hazırlamak.
TERTİPÇİ
Tertip eden, düzenleyen kimse. Bir amaca ulaşmak için kötü bir hareket veya durum düzenleyen kimse.
TERTİPLEYEBİLME
Tertipleyebilmek işi.
TERTİPLEYEBİLMEK
Tertipleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
TERTİPLİLİK
Tertipli olma durumu.
TERTİPLETME
Tertipletmek işi.
TERTİPSİZLİK
Tertipsiz olma durumu.
TERTİPSİZ
Dağınık, düzene konmamış, düzensiz. Düzensiz bir biçimde. Savruk, dağınık, intizamsız (kimse).
TERTİPLEME
Tertiplemek işi.
ENTERTİP
Basımcılıkta harfleri satır olarak dizen ve döken dizgi makinesi.
TERTİPLENMEK
Sıraya konulmak, düzene sokulmak. Düzenlenmek, hazırlanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TERTİP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ULAMA
Ulamak işi. Ulanan parça, ek, katkı, ilave. Konuşmada art arda gelen kelimelerden birincisinin sonundaki ünsüzün, ikincisinin başındaki ünlüye ses bakımından bir hece oluşturacak biçimde bağlanarak söylenmesi, bağlama: Ayırt etmek, tertip etmek, art arda gibi. Ulanmış.
ARAFANA
Çocuklar arasında tertiplenen bir çeşit ziyafet.
DİZGİ
Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme, tertip.
DÜZENLEME
Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
DÜZENSİZLİK
Düzensiz olma durumu, tertipsizlik, intizamsızlık, nizamsızlık.
NİZAMSIZ
Düzensiz, tertipsiz. Tüzüğe aykırı.
BARDABAŞ
Serseri, haşarı, burnunun doğrusuna giden, saygısız. 2 Tertipsiz, işini bilmez, perişan, savruk, pasaklı. Yaramaz, yerinde duramayan çocuk.
DÜZENSİZ
Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.
KOMBİNASYON
Birleştirme. Tertip.
ÇÜMTİLLİ
Tertipli, temiz.
BADDEN
Beceriksiz, iş bilmez, tertipsiz, şaşkın.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
BADAZLI
Beceriksiz, iş bilmez, tertipsiz, şaşkın.
ARISİLLİ
Çok temiz, tertipli, düzenli.
BADA
Beceriksiz, iş bilmez, tertipsiz, şaşkın. Savrulmak üzere yığılmış ekin, tınaz. Bardak.
NİZAMSIZLIK
Nizamsız olma durumu, düzensizlik, tertipsizlik. Tüzüğe aykırılık.
DÜZENLİ
Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.
DEŞİRİK
Tertip, düzen: Evin deşiriği bozulmuş.
NİZAMLI
Düzenli, tertipli. Tüzüğe uygun.
DÜZENLENMEK
Düzenli, düzgün duruma getirilmek. Yapılmak, tertip edilmek.