İçinde TERME geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "terme" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde terme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu terme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında terme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GÖSTERMECİLİK

12 harfli kelimeler

İNTERMEDİYUS

11 harfli kelimeler

GÖSTERMELİK

10 harfli kelimeler

İNTERMEZZO, GÖSTERMECİ

9 harfli kelimeler

YÖNTERMEK, PÜRTERMEK, KİYTERMEK, KİRTERMEK, KEŞTERMEK, ÇÖĞTERMEK, ÇİRTERMET, ÇİRTERMEK, ÇİNTERMEK, ÇELTERMEK, GÖSTERMEK

8 harfli kelimeler

GÖRTERME, İFTERMEK, ÖNTERMEK, ÜFTERMEK, GÖSTERME

7 harfli kelimeler

DİTERME, ÜSTERME

6 harfli kelimeler

TERMEM

5 harfli kelimeler

TERME

Bazı kelimelerin anlamları

TERME

Bir tür yaban turpu. Samsun iline bağlı ilçelerden biri.

ÇELTERMEK

Kızgın kızgın bakmak, büyüklere karşı gelmek: insanın yüzüne ne çelterip duruyorsun.

ÇÖĞTERMEK

Ayaklar üzerine oturmak, çömelmek.

GÖSTERMELİK

Gösterişi olan. Gerekli olduğu için değil, iş olsun diye yapılan. Tanıtım amacıyla hazırlanmış (nesne).

KİRTERMEK

Donmaya yüz tutmak: Karın üzerine yağmur yağarsa kirterir.

GÖSTERMECİLİK

Cinsel organlarını gösterme biçiminde görülen ruhsal sapıklık, ut açıcılık, teşhircilik, eksibisyonizm. Kendini üstün gösterme çabası.

İNTERMEZZO

Serbest bir biçimde yazılmış olan ve kendi kendine bir bütün oluşturan müzik eseri.

KİYTERMEK

Soğuktan titremek.

İNTERMEDİYUS

İki şeyin arasında veya ortasında bulunan.

ÇİNTERMEK

Bir işi özenerek, dikkatle yapmak.

ÇİRTERMET

Ağaçlar tomurcuklanmak.

GÖSTERMECİ

Cinsel organlarını göstermeyi, sergilemeyi seven (ruh hastası), ut açıcı, teşhirci.

ÇİRTERMEK

Kötü bir insanın yanında çalışan kişi onmamak: Onun yanında adam çirtermez. Ağaçlar tomurcuklanmak. Herhangi bir yere oturmak.

KEŞTERMEK

Çok dövmek, hırpalamak.

YÖNTERMEK

Betimlemek, anlatmak, öğretmek. Yönünü, anlamını, amacını değiştirmek: Suçu, benden yana yönterme. Özendirmek, kışkırtmak. Alıkoymak, kendine ayırmak.

PÜRTERMEK

Filizlenmek, yeşermek. Tomurcuklar patlamak, açılmak. Ağlayacak durumda olanın dudakları ileriye doğru uzanmak.

  -   -   -  

Anlamında TERME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TERME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARTİSTLİK

Artistin işi. Olduğundan başka türlü görünme, kendini başka türlü gösterme. Artist olma durumu.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ACEMİLEŞMEK

Beceriksizlik göstermek.

AŞIRMAK

Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.

AŞAĞISAMAK

Bir kimseyi veya bir şeyi aşağılık ve değersiz göstermek, hafife almak, hafifsemek, tezyif etmek.

ARIZALANMAK

Arıza yapmak, aksaklık göstermek, bozulmak.

ASABİLEŞMEK

Kızmak, öfkelenmek, sinirlilik belirtileri göstermek, sinirlenmek.

AĞABEY

Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.

APOLET

Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.

BADİKLEŞMEK

Ördek gibi sağa sol yalpa vurarak yürüme eğilimi göstermek.

AŞAĞILAMAK

Değerinden düşük göstermek. Küçültücü davranışlarda bulunmak, hor görmek.

AKKARINCA

Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).

AVUKAT

Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AŞIRMA

Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

AŞERMEK

Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.

ABARTI

Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.