Kelimeler arşivinde; içinde "tanım" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tanım bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tanım ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tanım olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TANRITANIMAZLIK, TANIMLAYIVERMEK, TANIMLAYABİLMEK
TANIMLANABİLME, TANIMLAYIVERME, TANIMLAYABİLME, TÖRETANIMAZLIK
SAPTANIMCILIK, BAŞTANIMAZLIK
TANIMAMAZLIK, TANRITANIMAZ
TANIMLATMAK, TANIMLANMAK, TÖRETANIMAZ
TANIMIŞLIK, TANIMLATMA, SAPTANIMCI, DESTANIMSI, BAŞTANIMAZ, TANIMLAYIŞ, TANIMLANMA, TANIMLAMAK, TANIMAZLIK, ŞEYTANIMSI
TANIMLAMA
SAPTANIM, TANIMACA, TANIMLIK
TANIM
Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif.
TÖRETANIMAZ
Daha üstün saydığı bir töre adına geçerli töreyi tanımayan, immoral. Töre kurallarına aykırı olan.
TANIMAMAZLIK
tanımazlık.
TANIMLAYABİLMEK
Tanımlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
SAPTANIMCILIK
Hayvan türlerinin değişmeyip hep aynı durumda kaldığını ileri süren öğreti, türlerin saptanımı öğretisi.
TANIMLATMAK
Tanımlama işini yaptırmak.
TANRITANIMAZLIK
Tanrı'nın varlığını inkâr eden öğreti, ateizm.
TANIMLAYABİLME
Tanımlayabilmek işi.
TANIMLANMAK
Tanımı yapılmak, tarif edilmek.
TÖRETANIMAZLIK
Toplumca benimsenmiş töre ile ilgili değerleri değiştirmek isteyen öğretilerin genel adı, immoralizm.
TANIMLAYIVERME
Tanımlayıvermek işi.
TANRITANIMAZ
Tanrı'nın varlığını inkâr eden, ate, ateist.
TANIMIŞLIK
Tanımış olma durumu.
TANIMLANABİLME
Anlamları önceden bilinen deyimlerden birisinin anlamının, öbürlerinin anlamına bağlı olarak belirlenmesi.
BAŞTANIMAZLIK
Baştanımaz olma durumu.
TANIMLAYIVERMEK
Çok çabuk veya kolayca tanımlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde TANIM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEDEKTÖR
Gaz, mayın, radyoaktif mineral, manyetik dalga vb.ni bulmaya, tanımaya yarayan cihaz, algılayıcı.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
ATEİZM
Tanrıtanımazlık.
BİRİM
Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
ATE
Tanrıtanımaz.
BELİRLEMEK
Belirli duruma getirmek, belirli kılmak, tayin etmek. Bir kavramı, ayırıcı bir öge ekleyerek sınırlamak, kapsam bakımından daraltmak, genellemek karşıtı. Yeni bir kavramı, özünü oluşturan ögeleri açıklayarak tanımlamak, sınırlamak.
BİAT
Bir kimsenin egemenliğini tanıma. Osmanlı Devleti'nde padişah öldüğünde tahta geçecek oğlunun devlet yönetimindeki etkili gruplarca kabul edilip onaylanması.
BEKLEMEK
Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.
BİLİŞMEK
Birbirini tanımak, muarefesi olmak. Öğrenmek.
AŞK
Aşk hakkında çok fazla tanımlama yapılmıştır. Burada hepsinden bahsedersek, sayfalar dolusu metinler yazmamız gerekir. O yüzden, bu sayfada, diğer sayfalardaki tanımlamalardan farklı olarak, sadece aşk ve aşka benzer kelimelerin tanımını vererek, esas anlamını size bırakıyoruz.
DADACILIK
Savaşa ve toplumsal düzensizliğe karşı başkaldırmadan doğan bir sanat akımı, Dadaizm. 1916'da dil ve estetik kurallarını tanımayan, kelimelerin anlamlarına değer vermeyen, anlatımda başıboş ve alabildiğine çağrışımlara dayanan bir yol izleyen, bile bile kapalılığa sapan bir çığır, Dadaizm.
BİLMEK
Bir şeyi anlamış veya öğrenmiş bulunmak. Saymak. İşine gelmek, uygun bulmak. Sanmak, varsaymak, farz etmek. -a / -e ekli fiillerle yeterlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir iş yapmaya alışmış olmak, elinden gelmek. İnanmak. Sorumlu tutmak. Bir bilim veya sanat dalında yeterli olmak. Tanımak, hatırlamak.
BİLGELİK
Bilge olma durumu ve niteliği. İlk Çağ felsefesinde kendini tanımanın bilgisi, vukuf. Bilgi, hikmet.
CİHANŞİNAS
Dünyayı tanımış, her şeyi yerli yerinde bilen (kimse).
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
BALİSTİK
Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.
BİLİNÇ
İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur. Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur. Temel bilgi, temel görüş.
AŞİNALIK
Birbirini bilme, tanıma, tanışıklık.
ATEİST
Tanrıtanımaz.