Kelimeler arşivinde; içinde "tabaka" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tabaka bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tabaka ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tabaka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TABAKALANMAK, TABAKAYANIŞI
TABAKALAMAK, TABAKALANMA
TABAKALAMA, TABAKAYAĞI
MUTABAKAT, TABAKASIZ
TABAKALI, ATABAKAN
TABAKA
TABAKA
Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Katman. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.
MUTABAKAT
Uzlaşma. Uyum. Uygunluk.
TABAKALAMA
Tabakalamak işi.
TABAKALANMAK
Tabakalar durumuna gelmek.
TABAKAYAĞI
Bir çeşit ayakkabı.
TABAKALANMA
Tabakaların birbiri üstüne veya birbiri ardınca sıralanışı.
TABAKALAMAK
Tabaka durumuna getirmek.
TABAKAYANIŞI
Bir namazlık deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
TABAKALI
Tabakası olan.
TABAKASIZ
Tabakası olmayan.
ATABAKAN
Ağrı ili, Doğubayazıt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TABAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEVONİYEN
Birinci Çağın dördüncü dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer tabakaları.
BERİLYUM
Atom numarası 4, atom ağırlığı 9,013, yoğunluğu 1,84 olan, 2970 °C'de eriyen, zümrüt vb. taşların birleşiminde bulunan, havanın etkisine karşı ince bir oksit tabakasıyla kaplı element (simgesi Be).
FOSFATLAMAK
Ekilen topraklara fosfatlı gübre vermek. Madensel bir parçanın yüzeyinde koruyucu bir fosfat tabakası oluşturmak.
AVAM
Alt tabaka, havas karşıtı.
ATMOSFER
Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.
GLASE
Yumuşak deri. Üzerine saydam bir cila tabakası çekilmiş olan (eşya).
ANTANT
Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.
DONRA
Saç kepeği, kaş konağı. Kalınlaşmış, tabaka durumuna gelmiş kir.
DAMARGENİŞLETEN
Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).
ASTİGMATİZM
Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.
HİPERMETROP
Cisimlerin görüntüleri ağ tabakanın gerisinde kaldığı için yakını iyi göremeyen (göz). Gözleri böyle olan (kimse).
ET
İnsanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka. Meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm. Ten. Kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi.
BUĞU
Su buharı. Soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış sıvı.
IŞIKLILIK
Bir optik cihazda, cisme çıplak gözle veya cihazla bakıldığında ağ tabakadaki birim yüzeyi etkileyen ışık miktarları arasındaki oran.
FOTOLİTOGRAFİ
Taş, maden üzerindeki örneklerin, ışığa duyarlı tabakalar üzerinde fotoğraf veya kopya yoluyla çıkarılmasında kullanılan baskı tekniği.
DAMARDARALTAN
Damarların kas tabakasını büzerek kanın dolaşımını çabuklaştıran veya düzenleyen (sinir, madde).
DERİ
İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.
EPER
Işığa karşı bakıldığında kâğıt tabakasının yapısal görünümü.
FORMA
Biçim, şekil. Tek kâğıt tabaka üzerine basılan on altı sayfalık kırılmış kitap parçası. Öğrencilerin, sporcuların, bazı mesleklerde çalışanların giydikleri, bağlı bulundukları okul, spor kulübü veya meslekleri belirten tek tip giysi.
İLİŞKEN
Deniz dibinde batık ve atıkların oluşturduğu tabaka.