İçinde TABAKA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tabaka" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tabaka bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tabaka ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tabaka olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

TABAKALANMAK, TABAKAYANIŞI

11 harfli kelimeler

TABAKALAMAK, TABAKALANMA

10 harfli kelimeler

TABAKALAMA, TABAKAYAĞI

9 harfli kelimeler

MUTABAKAT, TABAKASIZ

8 harfli kelimeler

TABAKALI, ATABAKAN

6 harfli kelimeler

TABAKA

Bazı kelimelerin anlamları

TABAKA

Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Katman. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

MUTABAKAT

Uzlaşma. Uyum. Uygunluk.

TABAKAYAĞI

Bir çeşit ayakkabı.

ATABAKAN

Ağrı ili, Doğubayazıt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

TABAKALAMA

Tabakalamak işi.

TABAKAYANIŞI

Bir namazlık deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

TABAKASIZ

Tabakası olmayan.

TABAKALANMAK

Tabakalar durumuna gelmek.

TABAKALANMA

Tabakaların birbiri üstüne veya birbiri ardınca sıralanışı.

TABAKALI

Tabakası olan.

TABAKALAMAK

Tabaka durumuna getirmek.

  -   -   -  

Anlamında TABAKA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TABAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İLİŞKEN

Deniz dibinde batık ve atıkların oluşturduğu tabaka.

ASTİGMATİZM

Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.

DEVONİYEN

Birinci Çağın dördüncü dönemi ve bu dönemde oluşmuş yer tabakaları.

DAMARDARALTAN

Damarların kas tabakasını büzerek kanın dolaşımını çabuklaştıran veya düzenleyen (sinir, madde).

FORMA

Biçim, şekil. Tek kâğıt tabaka üzerine basılan on altı sayfalık kırılmış kitap parçası. Öğrencilerin, sporcuların, bazı mesleklerde çalışanların giydikleri, bağlı bulundukları okul, spor kulübü veya meslekleri belirten tek tip giysi.

DERİ

İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

AVAM

Alt tabaka, havas karşıtı.

ANTANT

Anlaşma, uyuşma, uzlaşma, mutabakat.

FOSFATLAMAK

Ekilen topraklara fosfatlı gübre vermek. Madensel bir parçanın yüzeyinde koruyucu bir fosfat tabakası oluşturmak.

ATMOSFER

Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.

EPER

Işığa karşı bakıldığında kâğıt tabakasının yapısal görünümü.

BERİLYUM

Atom numarası 4, atom ağırlığı 9,013, yoğunluğu 1,84 olan, 2970 °C'de eriyen, zümrüt vb. taşların birleşiminde bulunan, havanın etkisine karşı ince bir oksit tabakasıyla kaplı element (simgesi Be).

ET

İnsanlarda, hayvanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka. Meyvelerde çekirdekle deri arasındaki bölüm. Ten. Kasaplık hayvanlardan sağlanan kaslardan oluşmuş besin maddesi.

IŞIKLILIK

Bir optik cihazda, cisme çıplak gözle veya cihazla bakıldığında ağ tabakadaki birim yüzeyi etkileyen ışık miktarları arasındaki oran.

BUĞU

Su buharı. Soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış sıvı.

FOTOLİTOGRAFİ

Taş, maden üzerindeki örneklerin, ışığa duyarlı tabakalar üzerinde fotoğraf veya kopya yoluyla çıkarılmasında kullanılan baskı tekniği.

DAMARGENİŞLETEN

Damarların kas tabakasını gevşeterek çapını büyüten (sinir, madde).

HİPERMETROP

Cisimlerin görüntüleri ağ tabakanın gerisinde kaldığı için yakını iyi göremeyen (göz). Gözleri böyle olan (kimse).

GLASE

Yumuşak deri. Üzerine saydam bir cila tabakası çekilmiş olan (eşya).

DONRA

Saç kepeği, kaş konağı. Kalınlaşmış, tabaka durumuna gelmiş kir.