İçinde SINIF geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "sınıf" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sınıf bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu sınıf ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sınıf olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SINIFLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

SINIFLANDIRMAK, SINIFLAYABİLME

13 harfli kelimeler

SINIFLANDIRMA

11 harfli kelimeler

SINIFLANMAK, SINIFLAŞMAK

10 harfli kelimeler

SINIFLAMAK, SINIFLANIŞ, SINIFLANMA, SINIFLAŞMA

9 harfli kelimeler

SINIFLAMA, ANASINIFI

8 harfli kelimeler

SINIFSAL, SINIFSIZ

7 harfli kelimeler

SINIFLI

5 harfli kelimeler

SINIF

Bazı kelimelerin anlamları

SINIF

Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.

SINIFLAYABİLME

Sınıflayabilmek işi.

SINIFLANMAK

Bölümlenmek.

SINIFLANDIRMA

Sınıflandırmak işi.

SINIFLAŞMA

Sınıflaşmak işi.

SINIFSIZ

Sınıfı olmayan. Marksçılık akımına göre toplumsal sınıf bilinci olmayan, lümpen. Toplum içinde belli bir sınıfa girmeyen, lümpen.

SINIFLANDIRMAK

Bölümlendirmek. Karşılaştırma esasına bağlı olarak tasnif yapmak.

SINIFLANIŞ

Bölümleniş.

SINIFLAMA

Bölümleme.

SINIFLANMA

Bölümlenme.

SINIFLAYABİLMEK

Sınıflama imkânı veya olasılığı bulunmak.

SINIFLAMAK

Bölümlemek.

SINIFSAL

Sınıfla ilgili.

SINIFLI

Sınıfı olan.

SINIFLAŞMAK

Toplumda sınıf farkları oluşmak.

ANASINIFI

Genellikle beş yaşını bitirmiş olan çocukları ilkokul öğrenimine hazırlamak üzere kimi ilkokullarda açılan ve anaokulu eğitimi ilkelerine dayalı bir programa göre etkinlikte bulunan sınıflara verilen ad.

  -   -   -  

Anlamında SINIF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SINIF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYAKSIZLAR

Omurgalı hayvanlarda amfibyumlar sınıfının en ilkel yapılı türlerini içine alan bir takım.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

BİRİNCİ

Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

ATLI

Atı olan. Ata binmiş kimse, süvari. Binek atı kullanan (asker veya asker sınıfı).

BOALAR

Sürüngenler sınıfının, yılanlar takımının bir bölümü.

BABACILIK

Devletin türlü sınıflar üzerinde babalık ederek bu sınıflar arasında denge kurmaya çalışması işlemi, paternalizm.

BEKLEMELİ

Sınıfta kalıp derslere devam etmeyen (öğrenci).

BİTLER

Kanatlılar alt sınıfına giren, ağız yapıları sokup emmeye elverişli, memelilerde yaşayan ve kanla beslenen bir böcek takımı.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

AVADANCI

Osmanlı sarayında bir sınıf hademe.

ALPAKA

Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.

ARİSTOKRASİ

Soylu erki. Soylular sınıfı.

BELGELİ

Belgesi olan (kimse). İki yıl üst üste sınıfta kaldığı için okula devam etme hakkını yitirerek belge alan (öğrenci).

AMİT

Amonyağın hidrojeni yerine bir asit kökünün geçmesiyle oluşan birleşiklerin sınıf adı.

AZOL

Heterosiklik birleşiklerin önemli bir sınıfı.

BELGELENMEK

Belgeleme işine konu olmak. İki yıl üst üste aynı sınıfta kalan öğrenci okuldan çıkarılmak.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

BIRAKMAK

Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Koymak. Bıyık ya da sakal uzatmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bakılmak, korunmak için vermek. Kötü bir durumda terk etmek. Ayrılmak, terk etmek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Boşamak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Engel olmamak. Unutmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.

AMİPLER

Bir hücreli hayvanların kök bacaklılar sınıfına giren bir takımı.

AMFİBYUMLAR

Kurbağa ve semenderleri içine alan iki yaşamlı omurgalılar sınıfı.