Kelimeler arşivinde; içinde "sistem" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sistem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sistem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sistem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SİSTEMLEŞTİRMEK
SİSTEMLEŞTİRME
SİSTEMLEŞMEK, SİSTEMSİZLİK
SİSTEMCİLİK, SİSTEMLEŞME
SİSTEMATİK, FOTOSİSTEM
SİSTEMSİZ, EKOSİSTEM
SİSTEMİK, SİSTEMLİ, SİSTEMCİ
SİSTEMA
SİSTEM
SİSTEM
Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.
SİSTEMCİ
Planlı programlı yaşamayı seven kimse. Sisteme uygun yaşamayı, davranmayı ilke edinen kimse.
FOTOSİSTEM
Fotosentetik hücrelerde, ışık absorbe eden pigmentlerin işlevsel bir seti ve onun tepki merkezi.
SİSTEMLEŞME
Sistemleşmek işi.
SİSTEMLEŞMEK
Sistemli duruma gelmek. Sistem durumuna gelmek.
SİSTEMATİK
Sistemli.
SİSTEMSİZ
Düzensiz. Belirli kural ve ilkelere uymayan, dizgesiz.
EKOSİSTEM
Belirli bir alanda bulunan canlılar ile bunları saran çevrenin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik gösteren ekolojik sistem. Bir alandaki canlı birliklerin ve cansız varlıkların hepsinin birden oluşturduğu sistem. Doğadaki canlı ve cansız varlıkların karşılıklı etkileşim bağlarıyla oluşturdukları sistem. Bir alandaki canlı ve cansız varlıkların hepsinin birlikte oluşturduğu sistem.
SİSTEMSİZLİK
Sistemsiz olma durumu.
SİSTEMCİLİK
Toplum biliminde etkileşim alanlarını çeşitli sistemlere ayıran bilim yöntemi.
SİSTEMA
Sistem, aygıt.
SİSTEMLİ
Düzenli. Belli ilkelere, kurallara uyan, dizgeli, sistematik.
SİSTEMLEŞTİRMEK
Sistemli duruma getirmek. Sistem durumuna getirmek.
SİSTEMİK
Sayısal ve ekonomik konulara belli sistemler çerçevesinde bakan.
SİSTEMLEŞTİRME
Sistemleştirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİSTEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİRLER
Ondalık sayı sistemine göre yazılan bir tam sayıda sağdan sola doğru ilk sayının bulunduğu basamak.
CÜMLE
Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce. Bütün, hep. Herkes. Dizge, sistem.
BELİTLEME
Belitlemek işi. Tümden gelişimci bir bilime esas olacak belit sistemi.
BELGEGEÇER
Yazılı, bilgi ve belgelerin telefon sistemi vasıtasıyla bir yerden bir yere iletilmesini anında sağlayan araç, belgeç, faks.
ALGORİTMA
Orta Çağda ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya sonuca en hızlı biçimde ulaşılması işlemi, Harezmi yolu.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.
DİN
Tanrı'ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum, diyanet. Bir şeyin en yüksek ve sivri noktası. İnanılıp çok bağlanılan düşünce, inanç veya ülkü, kült. İlmek. C.G.S. sisteminde 1 gramlık bir kütlenin hızını saniyede 1 santimetre artıran güç birimi: Bir nevton 105 din'e eşittir. Bu nitelikteki inançları kurallar, kurumlar, töreler ve semboller biçiminde toplayan, sağlayan düzen.
BELİTKEN
Belitler sistemi.
DESİMAL
Ondalık sistem.
CÜZZAM
Hansen basilinin sebep olduğu, sinir sistemi ve deri başta olmak üzere birçok sistem ve organı etkileyebilen bulaşıcı bir hastalık, miskin hastalığı, lepra.
BOŞALTIM
Boşaltma işi. Sistemlerin çalışabilmesi için sürekli olarak gereken boşaltma işlemleri. Sindirimden sonra bağırsaklarda kalan posanın, idrar torbasındaki idrarın ve ter, tükürük, sümük vb. salgıların vücuttan dışarı atılması, ifrağ.
BASAMAK
Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.
DETERMİNANT
Birkaç bilinmeyenli birinci dereceden eşitlik sistemlerini çözmede kullanılan yardımcı cebirsel anlatım.
DENGEŞİK
Dümen sisteminde yelpazenin itme merkezinin yakınına konulan ek dümen.
DİYOPTRİ
Optik sistemlerin yakınsaklık birimi.
ANSİKLOPEDİCİ
Değişik alanlardaki bilgileri sistemli bir yöntemle bir araya getiren veya toplayan kimse, ansiklopedist.
BAREM
Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve çizelge.
BİLGİYAZAR
Elektronik sistemle dizgi yapan alet.
AZOİK
En eski jeolojik sistem. İçinde fosil bulunmayan (toprak).