Kelimeler arşivinde; içinde "siklik" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde siklik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu siklik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında siklik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MİKROSİKLİK
METASİKLİK, POLİSİKLİK
KLASİKLİK
EKSİKLİK, KESİKLİK
SİKLİK
SİKLİK
Belli aralıklarla tekrarlayan, nüks eden. Dairesel, döngüsel.
KLASİKLİK
Klasik olma durumu.
EKSİKLİK
Eksik olma durumu, eksik olan miktar, noksan, nakisa, fıkdan.
METASİKLİK
Bir parazitin yaşam döngüsünde son konak için enfekte olan everesi. Bir parazitin yaşam siklusunda, son konak için enfektif olan evre.
POLİSİKLİK
İç içe birçok halkadan oluşan.
KESİKLİK
Kesik olma durumu. Ansızın duyulan hâlsizlik, kırıklık, yorgunluk.
MİKROSİKLİK
Sadece telötospor ya da bazidyospor ile üreyen pas mantarına özgü hayat devri.
Bu bölümde tanımı içerisinde SİKLİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇİL
Bir hidroksilin organik bir asitten uzaklaşması ile oluşan kök, genel formülü RCO olup burada R, alifatik, aromatik veya alisiklik olabilir.
GEVŞEKLİK
Gevşek olma durumu. İlgisiz, kayıtsız davranış. Uyuşukluk, kesiklik, rehavet.
ŞAİBE
Art düşünce. Kir, leke. Hile. Eksiklik, kusur, ayıp.
EKSİ
Çıkarma işleminde - işaretinin adı, nakıs. Eksiklik. Sıfırdan küçük, önünde eksi işareti bulunan (sayı), negatif, nakıs, artı karşıtı.
ÖZÜR
Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret. Kusur, defo. Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme, mazeret. Sakatlık, bozukluk, eksiklik ya da elverişsizlik.
KUSUR
Eksiklik, noksan, nakısa. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Özür. Elverişsiz durum.
NOKSAN
Eksik. Eksiklik, kusur.
KALIKLIK
Eksiklik, noksanlık. Kalık olma durumu.
GEDİK
Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.
NOKSANLIK
Noksan olma durumu, eksiklik.
KALAYLAMAK
Oksitlenmeden korumak için bir metal parçasını veya kabı kalay tabakası ile kaplamak. Sövmek. Eksiklikleri, kusurları görünüşte gizlemeye çalışmak.
SAKAMET
Bozukluk, yanlışlık, eksiklik.
NAKİSA
Eksiklik, kusur.
AZOL
Heterosiklik birleşiklerin önemli bir sınıfı.
EKSİKLENMEK
Eksiklik duymak.
KONDURMAK
Konma işini yaptırmak. Birden yapıvermek ya da söyleyivermek. Gelişigüzel takmak, iliştirmek. Yakıştırmak, haksız yere birtakım eksiklikler isnat etmek, üzerine yormak.
ZAAF
Düşkünlük. Eksiklik, yetersizlik. İrade zayıflığı.
AYIP
Toplumun ahlak kurallarına aykırı olan, utanılacak durum veya davranış. Kusur, eksiklik. Utanç veren.
NEKAİS
Eksiklikler, noksanlıklar.
BOŞLUK
Oyuk, çukur, kapanmamış yer. Boş olma durumu. Boş olan yer. Eksiklik, yoksunluk duygusu. Kesinti, kopukluk. Boş geçen süre.