Kelimeler arşivinde; içinde "sayış" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sayış bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sayış ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sayış olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SAYIŞMANLIK, SAYIŞIMLAMA
AYRIMSAYIŞ, DURAKSAYIŞ, DUYUMSAYIŞ, KANIKSAYIŞ
SAYIŞIMLA, ANIMSAYIŞ, ARIKSAYIŞ, AZIMSAYIŞ, SAYIŞIMCI
SAYIŞTAY, SAYIŞMAN, DALSAYIŞ, SAYIŞMAK
SAYIŞIM, SUSAYIŞ, SAYIŞMA, AKSAYIŞ
SAYIŞ
SAYIŞ
Sayma işi.
DUYUMSAYIŞ
Duyumsama durumu.
SAYIŞIMCI
Genel anlamıyla sayışmanlıkta aylıkla çalıştırılan ve sayışmanlık işlerini çoğunluğu ile yapabilecek bir yetenekte bulunan kişi.
DURAKSAYIŞ
Duraksama işi.
SAYIŞIMLA
Gerçek: sayışımından düşülmek koşulu ile önceden verilen para. Borcun bir bölümünün ödenmesi.
SAYIŞMAN
Sayışmanlığı yöneten bu bilim dalında yetkisi olan kişi.
ANIMSAYIŞ
Anımsama işi, hatırlayış.
SAYIŞTAY
Devletin tüm gelir ve giderleriyle mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevli yüksek yargı organı. Devlete ilişkin kuruluşlar tümünün sayışımlarını inceleyen ve sayışımlarını yargılayan kurul.
SAYIŞMAK
Ödeşmek, hesaplaşmak, hesabına saymak, takas etmek. Çocuk oyunlarında sayı sayarak ebeyi belirlemek.
DALSAYIŞ
Aşırı coşkunlukla kişinin kendini bilmeyecek kerteye gelişi; engin düşüncelere dalış, bir güzellik önünde kişinin kendinden geçişi.
SAYIŞIMLAMA
Alacakla vereceği sayışma yoluyla karşılama. Karşılıklı para ve aynı türden benzeri özdeklere ilişkin önemli alacakların birbirini karşılayarak borçlu ve alacaklı durumu ortadan kaldırmaları. Herhangi bir sayışımı yazılımdan çıkarma ya da sayışma yoluyla ortadan kaldırma, bir belgitin parasını ödeyerek sayışımı kapatma.
KANIKSAYIŞ
Kanıksama işi.
AZIMSAYIŞ
Azımsama durumu.
AYRIMSAYIŞ
Ayrımsama işi.
SAYIŞMANLIK
Paranın bir bölüğünü, sonradan sayışılmak üzere bir boçrtan ya da kâr payından alacaklısına ödeme. Kuruluşa ilişkin ve işlemlerin tümünü kapsamak üzere tutulması gereken yazılıklarda uygulanılması gereken kural ve yöntemlerin tümünü içine alan bilgi dalı.
ARIKSAYIŞ
Anlamca güçlü bir sözün yerine karşıtını ya da olumsuzunu kullanmakla yapılan bir anlatma biçimi. "Bu güzelmiş" diyecek yerde, "Bu yazı hiç fena değilmiş", tümcesini kullanmak gibi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAYIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SÜRE
Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre.
ALACAKLARIDIRMA
Bir parayı, sayışımın alacaklı bölümüne yazma.
SATIMCA
Malın değerini ve niteliklerini belirten belge. Satılan her çeşit mal için gerekli bilgilerin tümünü kapsamak üzere satıcının alıcıya verdiği ayrıntılı sayışım belgesi.
ORANLAYICI
Herhangi bir özdegi değerlendiren kişi. Taşınır ve durağan mal değerlerini sayışımlama, oranlama için seçilen yetkili kişi.
BAŞMUHASEBE
Osmanlı maliyesinde, bugünkü Sayıştayın işini yapan daire.
ÖNTÜMDEĞER
Önceden sayışımı yapılarak oranlanan tümdeğer.
KARŞILIKLAR
Belirli bir duruma gelen ya da gelmesi beklenen ancak niceliği kesinlikle kestirilemeyen ve girişim için bir borç niteliğinde görünen belirli bazı dokuncaları karşılamak amacıyla sayışımlarda yapılan ayırmalar.
SAYIŞMA
Sayışmak işi, takas. Çocuk oyunlarında sayı sayarak ebeyi belirleme.
AHÇA
Akça, para: Ahça sayış öğretir, elbise giyiş öğretir. Kıymetli, değerli: Senin yıkık ev o kadar ahça mı?. Küçük gümüş para.
ÖDETİMCİ
Gerçekleşen bir alacağın ilgilisine ödenebilmesi için sayışmana yazılı olarak buyuruda bulunan kişi.
HATIRLAYIŞ
Anımsayış.
SEZİNLETME
İki anlama gelen bir sözü, bir anlamda kullanırken öbürüne de uygun düşürme sanatı: / Şah-ı gül goncasıyle ser-efraz / Salınır rüzgâra eyler naz. (Ali Haydar Bey) (rüzgâr = âlem anlamına geldiği gibi esen hava anlamını da okşar.) bk. orantılı artsayış, yineleme.
SAYIŞIM
Sayışmanlık işlemlerinin bilimsel yöntemlerle ve düzenlerle yazımlara alındığı bölümleme birliği. Karşılığı para ile ölçülen bir değer ve işlemi sayışmanlık yazılıklarına geçirmek, aynı türden olan işlemleri bir araya toplayarak göstermek, bir başka deyimle sayışmanlık işlemlerinin bilimsel bir yöntem ve düzen ile yazılımlara alındığı bir bölümleme birliği.
ÖDETİCİ
Devlet iş ve görevlerine ilişkin giderlerin geçici ya da kesin olarak ödenmesini sağlamak için, sayışmanlara yazılı olarak buyrukta bulunan ve izin veren kişi.
DÜŞELGE
Ödev. Pay, miras payı. Yıl sonunda yapılan sayışım sonucu ortaya çıkan değer fazlası.
SAYILAR
Varlıkların miktarını, tane olarak hesabını bildiren kelimeler. Sayılar soyut sayıları bildirdiklerinde ve ad görevi yüklendiklerinde bağımsız olarak kullanılırlar: Kırk beş dokuza bölünür. İki kere iki dörttür. Üçe dördü eklersen yedi olur. Kalemlerden ikişer tane sana, ikişer tane kardeşine aldım. Birinci grup gitsin, ikinci grup gelsin. Üçler, yediler, kırklar ve benzerleri Sayı türleri, nesnelerin sayılış sırasını, parçalarını bildirme, bölük bölük gösterme gibi anlam inceliklerine sahiptirler: beşinci sınıf, ikişer kalem, iki-üç saat vb. Sayı ile gösterilen değerler. Üremin sayışımında gün toplamı üremi sayışılacak para (belgit tutarı) ile yargılanarak bulunan sayı. Oyuncular arasındaki sayı durumu.
ÖDENMİŞ
Bir sayışımın altına "aldım" diye yazma, bir sayışımın alındığını gösteren bildirim.
DENETMEN
Bir kuruluştaki işlerin kanun ve tüzüklere uygun olarak yürütülüp yürütülmediğini denetleyen kimse, müfettiş. Eğitim ve öğretim kurumlarındaki çalışmaların yasalara ve yönetmeliklere uygun olarak yürüyüp yürümediğini incelemek ve denetlemekle görevli kimse. Sayışımları ve işlemleri inceleyen, denetleyen kişi.