Kelimeler arşivinde; içinde "savsak" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde savsak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu savsak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında savsak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SAVSAKLANMAK, SAVSAKLAŞMAK
SAVSAKLAMAK, SAVSAKLANMA, SAVSAKLAYIŞ
SAVSAKLAMA
SAVSAKLIK
SAVSAK
SAVSAK
İhmalkâr.
SAVSAKLANMA
Savsaklanmak işi.
SAVSAKLAMA
Savsaklamak işi, ihmal.
SAVSAKLAMAK
Belirli bir sebebi olmaksızın bir işi isteyerek geri bırakmak, geciktirmek, umursamamak, ertelemek, sallamak, ihmal etmek.
SAVSAKLAYIŞ
Savsaklama işi.
SAVSAKLAŞMAK
Azalmak, seyrekleşmek.
SAVSAKLANMAK
Savsaklama işine konu olmak, ihmal edilmek.
SAVSAKLIK
Boşlama, gereken ilgiyi göstermeme. Gereken ilgiyi göstermemek, boşlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAVSAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PAHIL
Elinden iş geldiği halde yapmayan, savsaklayan, tembel. Cimri. Bencil, kıskanç. Bakla. Ters, aksi. Uğursuz. Kıskanç. Kinci. Kötü yürekli. Aksi, ters. Engel. Tembel, üşengeç. Başkasına heveslenen, kıskanan (Erzincan Merkez).
İHMALKAR
İşlerine önem vermeyip onları gelişigüzel yapıveren veya daha sonraya bırakan, savsak, ihmalci.
SALLANMAK
Bağlı bulunduğu yerde gevşek duruma gelip yerinden oynamak, kımıldamak. Güçlü bir biçimde sarsılmak, titremek. Makamından veya bulunduğu durumdan uzaklaşmak, yerini bir başkasına bırakmak tehlikesiyle karşılaşmak. Bir şey belli noktasından bir yere bağlı kalmak şartıyla, o noktanın iki tarafına aynı doğrultuda ve sürekli olarak gidip gelmek. Vaktini boş ve yararsız işlerle uğraşarak geçirmek, oyalanmak, savsaklanmak. Salıncak, hamak vb.nde kendini sallamak.
SALLAMAK
Düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek. Bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak. Zor durumda bırakmak. Vurmak, atmak. Sarsmak. Beklenmedik bir başarı kazanmak. Uydurmak, kafadan atmak.
SALLANTI
Sallanma işi. Sürüncemede bırakma, savsaklama.
UĞUNMAK
Büyük bir üzüntü veya acıdan kıvranmak. Soluğu tıkanmak. İsteksiz davranmak, savsaklamak. Ağlaya ağlaya bayılmak.
PAKIL
Elinden iş geldiği halde yapmayan, savsaklayan, tembel.
KAYLANKAÇ
Savsak, ilgisiz.
MAYMAL
Bir işe önem vermeyip savsaklayan.
EMSİZ
Beceriksiz. Dertsiz, kedersiz, vurdumduymaz, savsak. Beceriksiz, güçsüz, işe yaramaz: Çok emsiz bir kadındır.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
SAVSANIK
Nedeni olmadan işi ger, bırakan, savsaklayıcı.
SERMEK
Kurutmak için asmak. Boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek ya da hırpalamak. Açarak yaymak veya döşemek. Göstermek amacıyla asmak veya yaymak. Düz bir yere yaymak. Boşlamak, savsaklamak.
KAYTAZ
Hırsız. Dolandırıcı. Savsak, ihmalci. Kendinden umulmayan davranışlarda bulunan, kendini bilmez.
KIZIRKANMAK
Yalandan nedenlerle işten kaçmak, savsaklamak.
SAVSAMA
Savsaklama, ihmal.
İHMAL
Gereken ilgiyi göstermeme, boşlama, savsaklama, savsama, önem vermeme.
SAVSAMAK
Savsaklamak, ihmal etmek.
İĞEŞİK
İşi üzerinden atan, savsaklayan: Ayşe çok iğeşik bir kız. Savsaklama: Mustafa amca bu işi iğeşik etti. Yarış.
KERİFSİNMEK
Savsaklamak.