Kelimeler arşivinde; içinde "sancak" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sancak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sancak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sancak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SANCAKLIUZUNÇINAR, SANCAKLIÇEŞMEBAŞI
SANCAKLIKAYADİBİ
SANCAKLIİĞDECİK
SANCAKLIBOZKÖY
BAŞSANCAKTAR, SANCAKLITEPE
SANCAKTEPE, KARASANCAK, SANCAKAĞIL, SANCAKBEYİ, SANCAKKALE
SANCAKKÖY, SANCAKOTU, SANCAKLAR, SANCAKTAR
ÜÇSANCAK, SANCAKLI, BASANCAK
SANCAK
SANCAK
Bayrak, liva. Osmanlı yönetim teşkilatında illerle ilçeler arasında yer alan yönetim bölümü, mutasarrıflık. Gemilerin sağ yanı. Çoğunlukla askerî birliklere verilen yazı işlemeli, kenarları saçaklı ve gönderli bayrak.
SANCAKLAR
Düzce şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
SANCAKLIBOZKÖY
Manisa şehri, Karaoğlanlı bucağına bağlı bir bölge.
SANCAKBEYİ
Sancağın askeri ve mülki yönetiminden sorumlu olan görevli.
SANCAKKÖY
Düzce ili, Konuralp bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SANCAKLITEPE
Giresun ilinde, Keşap ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SANCAKLIKAYADİBİ
Manisa şehri, Karaoğlanlı nahiyesine bağlı bir bölge.
SANCAKAĞIL
Kayseri şehrinde, Sarız ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
SANCAKLIİĞDECİK
Manisa ili, Karaoğlanlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
SANCAKTEPE
Bayburt ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KARASANCAK
Muhammet Peygamberin, Topkapı sarayı müzesindeki siyah renkli sancağının adı.
SANCAKLIÇEŞMEBAŞI
Manisa ili, Karaoğlanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SANCAKOTU
Isırgan otu.
SANCAKLIUZUNÇINAR
Manisa şehri, Karaoğlanlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BAŞSANCAKTAR
Sarayda kutsal sancağı bekleyen gözetçilerin başı.
SANCAKKALE
Sivas ilinde, Beypınarı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SANCAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SEKİZTEK
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde dörder küreği olan tekne.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
UÇ
Genellikle uzun bir nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası. Dış kenar, periferi. Bir şeyin kenarı. Kurşun kalemlerde yazmayı sağlayan kömürden yapılmış olan madde. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, ekstrem. Bir şeyin başı, tepesi. Türk devletlerinde genellikle sınır boylarındaki eyalet ve sancak. Bir uzaklığın son noktası. Bir şeyin baş veya son noktası.
İKİÇİFTE
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde ikişer küreği olan tekne.
BAN
Osmanlı Devleti'nde Macaristan ve Hırvatistan'da sancak beylerine ve küçük prenslere verilen unvan.
BEYLERBEYİ
Sancak beylerinin başı.
MÜSELLİM
Osmanlı Devleti'nde eyalet ve sancakta yönetimi elinde bulunduran kişi.
ALEM
Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.
AYÇA
Hilal. Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem.
GİDON
Yönelteç. Komodorlara özgü çıması çatal biçiminde kesilmiş sancak, fors.
MUTASARRIFLIK
Mutasarrıfın görev ve makamı. Sancak.
DÖRTTEK
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde ikişer tek küreği olan tekne.
MUTASARRIF
Kendinde kullanım hakkı olan, elinde bulunduran. Sancak beyi.
KÖPRÜ
Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
YATAKÇI
Sancak beyleri ve beylerbeyi tarafından geceleyin çarşıları beklemekle görevlendirilen halktan kimse.
DÖRTÇİFTE
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde dörder küreği olan tekne.
LİVA
Sancak. Tuğgeneral. Tugay.
SEKBAN
Osmanlılarda, sınır boylarında görev yapan bir asker sınıfı. Eyalet paşaları ve sancak beylerine bağlı olarak görev yapan bir asker sınıfı.
SEKİZÇİFTE
Kürek yarışlarında sancak ve iskelesinde sekizer küreği olan tekne.