İçinde SALGIN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "salgın" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde salgın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu salgın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında salgın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

SALGINLAŞMAK

11 harfli kelimeler

SALGINLAŞMA, SALGINCILIK

10 harfli kelimeler

KARASALGIN

8 harfli kelimeler

SALGINCI

6 harfli kelimeler

SALGIN

Bazı kelimelerin anlamları

SALGIN

Kısa zamanda çevredeki insan, hayvan veya bitkilerin büyük bir bölümüne bulaşan, müstevli. Bir hastalığın veya başka bir durumun yaygınlaşması ve birçok kimseye birden bulaşması, epidemi. Gereğinde herkesten para veya mal olarak toplanan geçici vergi. Belli bir hareketin, davranışın, sözün toplumda yaygınlaşması. Bir şeyin bir yere girip her yanı kaplaması, istila.

KARASALGIN

Dişlerdeki iskorpit hastalığı. Boğaz ağrısı. Halk dilinde Keçi ciğer ağrısı.

SALGINLAŞMA

Salgınlaşmak işi.

SALGINCILIK

Salgıncının yaptığı işi.

SALGINCI

Salgın toplayan kimse.

SALGINLAŞMAK

Salgın durumuna gelmek.

  -   -   -  

Anlamında SALGIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SALGIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKATEKSİ

Salgılanan salgının organda tutulamaması durumu.

SITMALI

Sıtmaya tutulmuş (kimse). Sıtmanın salgın denecek kadar çok görüldüğü (yer).

DİZANTERİ

Ağrılı ve kanlı ishalle beliren, bağırsakta yaralara yol açan bulaşıcı, salgın hastalık, kanlı ishal.

KOLERA

Şiddetli ishal ve kusmalarla kendini gösteren, çok bulaşıcı, salgın ve öldürücü bir hastalık.

EPİDEMİYOLOJİ

Bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkışının incelenmesi. Hastalıkların nedenlerini, görülüş oranlarını, yayılışlarını, hastalıklara karşı önlem ve korunma yollarını inceleyen bilim dalı. Belirli bir hayvan veya insan popülasyonlarında hastalıkların ortaya çıkışı, yayılışı, bu hastalıklardan korunma ve kontrol stratejileri, yaralanma ve öteki sağlıkla ilgili olayları inceleyen bilim dalı, salgın hastalıklar bilimi. Veteriner hekimlikte genellikle epizotiyoloji kavramı kullanılırken, beşeri hekimlikte epidemiyoloji kavramı kullanılmaktadır.

APOKRİN

Süt bezlerinde olduğu gibi, bez hücresinde meydana gelen salgının hücrenin apikal bölgesinden, bir kısım sitoplâzma ile birlikte atılması şeklindeki salgılama.

DANG

Başta, kaslarda ve oynaklarda ağrılar yapan, vücutta kızıl lekeler gösteren, ateşli ve salgın bir hastalık.

SUÇİÇEĞİ

Genellikle çocuklarda görülen döküntülü, bulaşıcı, salgın hastalık.

EPİDEMİ

Salgın.

GRİP

Yorgunluk, kırıklık, kas ağrıları, ateş vb. belirtileri olan, bulaşıcı, salgın hastalık, paçavra hastalığı, enflüanza.

EPİZOOTİK

Aynı anda birçok hayvanda görülen, hayvanlar arasında bulaşıcı nitelik gösteren belli bir hastalığın hayvanlar arasında aynı anda görülmesi. Aynı anda birçok hayvanda görülen, hayvanlar arasında bulaşıcı nitelik gösteren. Belli bir hastalığın hayvanlar arasında aynı anda görülmesi, hayvanlar arasındaki hastalık salgını. İnsanlarda epidemik olarak ifade edilir.

MÜSTEVLİ

Bir yeri istila eden, yönetimi altına alan (kimse, devlet, ordu vb.). Salgın.

EPİDEMİOLOJİ

Salgın hastalıkları inceleyen hekimlik dalı.

EPİDEMİK

Salgın hastalıkla ilgili.

EPİZOOTİYOLOJİ

Hayvanlarda görülen bulaşıcı hastalıkları ve hastalık salgınlarını konu alan bilim dalı. Belirli bir hayvan veya insan popülasyonunda hastalıkların ortaya çıkışı, yayılışı, bu hastalıklardan korunma ve kontrol stratejileri, yaralanma ve öteki sağlıkla ilgili olayları inceleyen bilim dalı. Veteriner hekimlikte genellikle epizotiyoloji kavramı kullanılırken, beşeri hekimlikte epidemiyoloji kavramı kullanılmaktadır.

ENDEMİK

Sadece bir bölgede yetişen veya yaşayan (bitki, hayvan). Belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen (hastalık).

ÖLET

Öldürücü hastalık salgını, kıran.

DEHİDRASYON

Bir doku, organ ya da maddeden suyun çıkarılması, uzaklaştırılması. Su kaybı; su kaybetmiş bir cam elektrot pH'yı hatalı olarak ölçer. Su kaybı, bir maddenin suyunu kaybetmesi. Vücudun aşırı su kaybetmesi sonucu oluşan durum. Vücuttan aşırı sıvı kaybedilmesi durumu. İçme suyunun azlığı, su içmeyi engelleyen hastalık hâlleri, şiddetli akut ishaller, yeni doğanların salgın akut ishalleri, aşırı kusma, şeker hastalığında olduğu gibi çok işeme hâli, dehidratasyon, hipohidrasyon. Aşırı terleme, aşırı kan kaybı ve kimi böbrek hastalıkları gibi nedenlerden kaynaklanır. Bir doku, organ, madde veya molekülden suyun uzaklaştırılması.

MİYASMA

Salgın hastalıklara yol açtığına inanılan etken.

KABAKULAK

Tükürük bezlerinin, özellikle kulak altı bezlerinin iltihaplanmasıyla beliren bulaşıcı, salgın ve ateşli bir hastalık, kabaşiş, yazma (I).