Kelimeler arşivinde; içinde "sahi" olan, toplam 35 tane kelime bulunuyor. İçerisinde sahi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu sahi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında sahi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SAHİPLENEBİLMEK
SAHİPLENEBİLME, SAHİPLENDİRMEK
SAHİPLENDİRME, SAHİLEŞTİRMEK
SAHİLEŞTİRME
SAHİPSİZLİK, SAHİPLENMEK, SAHİLCEYLAN
MUSAHİPLİK, HEKSAHİDRO, SAHİPKIRAN, SAHİLEŞMEK, SAHİPLENME
SAHİLEŞME, SAHİLKENT, SAHİCİLİK
SAHİLKÖY, SAHİPLİK, SAHİPSİZ, SAHİLDAR, SAHİHLİK
MUSAHİP, OSSAHİT, SAHİDEN, SAHİPLİ
SAHİFE, SAHİCİ, SAHİBE, SAHİRE
SAHİ
Gerçekten, gerçek olarak.
SAHİPSİZLİK
Sahipsiz olma durumu.
SAHİPLENEBİLME
Sahiplenebilmek işi.
SAHİLCEYLAN
Muğla ili, Kemer nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
SAHİPLENMEK
Bir şeye sahip çıkmak. Korumak, arka çıkmak, gözetmek.
HEKSAHİDRO
Normalinden 6 tane daha fazla H atomu bulunmasına işaret eden ön ek.
SAHİLEŞTİRMEK
Gerçek bir durum almasını sağlamak, gerçekleştirmek.
SAHİPKIRAN
Güçlü ve üstün hükümdar.
SAHİPLENDİRMEK
Sahiplenme işini yaptırmak.
SAHİPLENME
Sahiplenmek işi.
SAHİLEŞMEK
Gerçek bir durum almak, gerçekleşmek.
SAHİPLENDİRME
Sahiplendirmek işi.
SAHİPLENEBİLMEK
Sahiplenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
SAHİLEŞTİRME
Sahileştirmek işi.
MUSAHİPLİK
Musahibin yaptığı iş. Yol kardeşliği.
SAHİLEŞME
Sahileşmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde SAHİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALATA
Soğuk ve sıcakta büyük bir sürtünme katsayısına sahip olan, suya ve yağa dayanıklı, yavaş aşınan madde. Motorlu araçlarda fren yapmayı sağlayan, tekerlek mili üzerine yerleştirilmiş yarım ay biçimindeki alet.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
BANKER
Banka sahibi. Para, altın vb. taşınır değerlerin ticaretiyle uğraşan kimse. Çok zengin kimse.
ASHAP
Sahipler. Sahabe.
AKLIEVVEL
Akıllı geçinen. Densiz, münasebetsiz, sağduyu sahibi olmayan.
AKSİYONER
Hisse sahibi, hissedar.
BAŞVURMAK
Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.
BAĞDAŞIK
Birbirlerine benzer karakterlere veya yapıya sahip parça veya birimlerden oluşan (bütün veya topluluk), mütecanis, homojen.
BAŞVURU
Başvurma işi, müracaat. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans.
ANSİKLOPEDİK
Ansiklopedi ile ilgili. Her konuda biraz bilgi sahibi olan (kimse).
ASALET
Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.
ARMATÖR
Ticaret gemisi sahibi.
AKLISELİM
Sağduyu. Sağduyu sahibi olan.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
BARATARYA
Kaptanın, tayfaların, gemi sahibine, armatöre veya sigorta ortaklığına bilerek verdikleri zarar.
ANANESİZ
Geleneğe sahip bulunmayan.
ANAMALCI
Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.
AEROBİK
Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için tempolu müzik eşliğinde yapılmış olan bir jimnastik türü.
BAĞDAŞTIRMACILIK
Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.