Kelimeler arşivinde; içinde "rütbe" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rütbe bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu rütbe ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rütbe olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TENZİLİRÜTBE
RÜTBESİZLİK
RÜTBESİZ
RÜTBELİ
RÜTBE
RÜTBE
Mertebe, derece, paye. Subay, astsubay ve polislerin sahip olduğu derece, mevki.
RÜTBESİZ
Rütbesi olmayan, kıdemsiz.
RÜTBESİZLİK
Rütbesiz olma durumu.
TENZİLİRÜTBE
Rütbe indirimi.
RÜTBELİ
Rütbesi olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde RÜTBE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMİRAL
Rütbesi general ile aynı olan deniz subayı.
ASTEĞMEN
Orduda en küçük rütbeli subay.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
BAŞÇAVUŞLUK
Başçavuş olma durumu. Başçavuşun görevi. Başçavuşun rütbesi.
AST
Alt. Birine göre alt aşamada olan kimse, madun. Rütbe veya kıdemce küçük olan asker. Birinin buyruğu altında olan görevli, madun.
ALBAYLIK
Albay olma durumu, miralaylık. Albayın rütbesi. Albayın görevi.
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
BÖLÜKBAŞI
Yeniçeri ordusunda üst rütbeli bir görevli.
BAŞGEDİKLİ
En yüksek rütbeli astsubay.
ASTSUBAY
Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.
APOLET
Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.
DERECE
Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.
ALBAY
Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.
ÇAVUŞLUK
Çavuş olma durumu. Çavuşun görevi. Çavuşun rütbesi.
BÜYÜK
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.
BİNBAŞILIK
Binbaşı olma durumu. Binbaşının rütbesi. Binbaşının görevi.
BİNBAŞI
Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.
ASTEĞMENLİK
Asteğmen olma durumu. Asteğmenin rütbesi. Asteğmenin görevi.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ER
Erkek. Rütbesiz asker, nefer. Koca. Kahraman, yiğit. Erken. İşini iyi bilen, yetenekli kimse. Erbiyum elementinin simgesi.