Kelimeler arşivinde; içinde "rahat" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde rahat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu rahat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında rahat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
RAHATLAYIVERMEK, RAHATLAYABİLMEK, RAHATLATABİLMEK
RAHATLAYIVERME, RAHATLAYABİLME, RAHATLATABİLME, RAHATSIZLANMAK
CERAHATLENMEK, RAHATSIZLANMA
CERAHATLENME, IRAHATLAŞMAH
RAHATSIZLIK, RAHATLATMAK
RAHATLIKLA, RAHATLATMA, CERAHATSİZ, RAHATLAMAK
CERAHATLİ, SARAHATEN, İSTİRAHAT, RAHATLAMA, IRAHATLIH, İSDİRAHAT
RAHATSIZ, RAHATLIK
RAHATÇA, GARAHAT, SARAHAT, CERAHAT, ZİRAHAT
RAHAT
İnsanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu, huzur. Aldırmaz, gamsız. Kolay bir biçimde, kolaylıkla. "Hazır ol" durumunda bulunanlara, oldukları yerde serbest bir durum almaları için verilen komut. Sıkıntı ya da yorgunluk, tedirginlik vermeyen. Üzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan.
RAHATLATMA
Rahatlatmak işi.
RAHATLATMAK
Rahatlamasını sağlamak, ferahlatmak.
RAHATSIZLANMA
Rahatsızlanmak işi.
RAHATLIKLA
Rahat bir biçimde, kolaylıkla.
RAHATLAYABİLMEK
Rahatlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
RAHATLATABİLMEK
Rahatlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
RAHATLAYIVERMEK
Çabucak veya kısa sürede rahatlamak.
RAHATLATABİLME
Rahatlatabilmek işi.
RAHATSIZLIK
Rahatsız olma durumu, tedirginlik. Hastalık.
RAHATLAYIVERME
Rahatlayıvermek işi.
CERAHATLENMEK
Yara irin toplamak.
RAHATLAYABİLME
Rahatlayabilmek işi.
IRAHATLAŞMAH
Rahatlamak.
CERAHATLENME
Cerahatlenmek işi.
RAHATSIZLANMAK
Sağlığı bozulmak, hastalanmak, rahatsız olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde RAHAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARINMAK
Temizlenmek. Rahatlamak. Katışıksız, arı (I) duruma gelmek.
ASILMAK
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
BOŞALMA
Boşalmak işi. Elektrik yükünün başka bir iletkene geçişi veya sıfıra düşmesi, deşarj. Derdini birine açarak ferahlama, rahatlama, deşarj.
CIRTLAK
Hoşa gitmeyen, keskin ve çiğ, tiz (ses). Olgunluktan ezilebilecek duruma gelmiş (meyve, sebze) Aşırı renkli, çok açık renkli, göz alıcı veya rahatsız edici renkte.
BOLLUK
Bol olma durumu. Parasal bakımdan rahatlık. Her şeyin bol olduğu yer. Fazlalık.
ASUDELİK
Sakinlik, rahatlık.
AK
Kar, süt vb.nin rengi, beyaz, kara ve siyah karşıtı. Bu renkte olan. Sıkıntısız, rahat. Dürüst. Beyaz leke. Temiz.
ABAT
Bayındır. Şen, rahat.
ARIZASIZ
Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.
ANÜRİ
İdrar oluşturamama biçiminde ağır bir böbrek rahatsızlığı belirtisi.
ÇEKMELİK
Yemeni vb. giyeceklerde, ayağın daha rahat girmesi için topuk üzerinde bulunan uzun çıkıntı.
BELGİNLİK
Belgin olma durumu, sarahat.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ARPALAMA
Atların ayaklarında görülen ve rahat yürümelerini önleyen bir hastalık. Çok arpa yemekten ileri gelen bir hayvan hastalığı.
ASUDE
Rahat, sakin.
BEYLİK
Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.
AĞIRLAMAK
Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.
ASKINTI
Başkalarının sırtından geçinen (kimse). Karşı cinsi rahatsız eden (kimse).
ÇİFTELİ
Çiftesi bulunan. Çifte atan veya alnında çift sakar bulunan. Uğursuz. Rahat durmayan, sataşkan.
ÇÖREKLENMEK
Yılan halka durumunda kıvrılıp toplanmak. Bir yerde, orada yaşayanları rahatsız etme pahasına sürekli kalmak, yerleşmek. Çökmek, çömelmek. Rahat bir biçimde yayılıp oturmak. Bir duyguyu güçlü ve sürekli olarak duymak.