İçinde PIRNAL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "pırnal" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pırnal bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu pırnal ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pırnal olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

PIRNAL

Kışın yapraklarını dökmeyen bir tür meşe çalısı (Quercus ilex).

PIRNALLI

Artvin ilinde, Ortaköy bucağına bağlı bir yer.

PIRNALLIK

Pırnal çalılığı.

  -   -   -  

Anlamında PIRNAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PIRNAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PİNAR

Nar ağacı ve meyvesi. Yaprakları dikenli bir çeşit meşe, pırnal.

PİNER

Yaprakları dikenli bir çeşit meşe, pırnal.

PİYNAR

Yaprakları dikenli bir çeşit meşe, pırnal. Bir çeşit meşe, pırnal.

KIRTIK

Bez parçası. Şakaya gelmeyen kişi. Ufak tefek, kısa boylu kişi. Çalımlı, alımlı kişi. Kısa ağaçlı orman, pırnallık. Sigara izmariti. Ufalanmış sabun parçası. Yapraksız çalı. Balıkesir ilinde, Burhaniye belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

PARDI

Tavan. Toprak damlı evlerin saçağı. Baca. Ahşap yapıların yan duvarlarına çakılan tahta. Toprak duvar. Bir çeşit çakal. Yaşken kesilmiş meşe dalı. Değnek, ince ağaç dalı. Çit yapmakta kullanılan dilme, ince, uzun sırık. Parça (ağaç, odun, kereste ve benzerleri şeyler için). Bağ, bahçe çevresine çalılardan yapılan çit. Toprak damlı evlerde tavana konulan ağaç, kiriş. Fırının, tandırın içini temizlemekte kullanılan sopanın ucuna bağlanmış bez parçası. Duvar. Damlarda merteğin üstüne konulan tahtalar. Dama konulan çalı ya da pırnal ağaçlarının saçak işini gören uzantıları. Damlarda üstüne toprak yığılan kaba yontulmuş iri ağaçlar. Ağaç kütüklerinin yarılmasıyla elde edilen odun. Bahçe çevresine dikilen kazık. Çıra. Yanmış odun. Ardıç ağacının iri yarılmış parçalarından her biri. Tavan. (Başkışla Karaman Konya). Toprak damlı evlerde toprağın damdan aşağı kaymasını önlemek için çalı çırpıdan yapılan saçak. (Uluğbey Senirkent, Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Bahçe duvarlarının üstündeki çalı çırpı. (Yukarıtırtar, Sobalı Isparta; Çivril Denizli).

KARAGAN

Toprak çanak. Pırnal ağacının odunu. Yaprakları yapışkan, bodur bir çeşit bitki: Karagan kız gel, evin içini süpüreceğim.

PİLİT

Çınar, meşe ve benzerleri ağaçların meyvesi, pelit. Üzüm sırasıyla nişasta ya da un kaynatılıp içine ceviz, badem konulduktan sonra kurutularak yapılan bir çeşit yiyecek, köfter. Meşe ve pırnal meyvesi. Uydu: Özü davetliydi, filan da pilitiydi. Doğal.

GERPELİT

Pırnal meşesi.

ZIBIRGA

Pırnal odunu.

KEMİRGE

Keçi ve koyunlara verilen pırnal ve diken gibi kemirilen şeyler.

PIRNAT

Yan yana duran birkaç kişinin birlikte ekin biçme işlemi : Gelin çocuklar pırnata gidelim. Ekini elle yolarken kullanılan araç, el orağı. Kısa saplı orak. Bir avuçla tutulacak kadar ekin sapı. Yeni biçilmiş ve demet yapılmamış ekin sapları. Biraraya getirilen ekin bağlamları. Orakçıların tarlada ekin biçmek için ayırdıkları bölümlerden her biri: Herkes, gendu pırnalını çıhacah. Ekin demeti. Yüke gelen ekin destesi. Yerde oturarak orakla derilirken elde biriken deste.

PIRANNIK

Pırnallık, bodur ağaçlı yer.

TAVŞANAK

Pırnal.