Kelimeler arşivinde; içinde "pırna" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde pırna bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu pırna ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında pırna olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
PIRNAKAPAN
PIRNALLIK
PIRNAKAL, PIRNALLI
PIRNAL, PIRNAP, PIRNAR, PIRNAS, PIRNAT, PIRNAZ
PIRNA
PIRNA
Rakı.
PIRNALLIK
Pırnal çalılığı.
PIRNAT
Yan yana duran birkaç kişinin birlikte ekin biçme işlemi : Gelin çocuklar pırnata gidelim. Ekini elle yolarken kullanılan araç, el orağı. Kısa saplı orak. Bir avuçla tutulacak kadar ekin sapı. Yeni biçilmiş ve demet yapılmamış ekin sapları. Biraraya getirilen ekin bağlamları. Orakçıların tarlada ekin biçmek için ayırdıkları bölümlerden her biri: Herkes, gendu pırnalını çıhacah. Ekin demeti. Yüke gelen ekin destesi. Yerde oturarak orakla derilirken elde biriken deste.
PIRNALLI
Artvin ilinde, Ortaköy bucağına bağlı bir yer.
PIRNAL
Kışın yapraklarını dökmeyen bir tür meşe çalısı (Quercus ilex).
PIRNAZ
Bir avuçla tutulacak kadar ekin sapı.
PIRNAKAPAN
Erzurum şehri, Aşkale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
PIRNAR
Edirne şehri, Yerlisu nahiyesine bağlı bir yer.
PIRNAS
Bir avuçla tutulacak kadar ekin sapı.
PIRNAP
Ekin destesi.
PIRNAKAL
Çulluk.
Bu bölümde tanımı içerisinde PIRNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PİLİT
Çınar, meşe ve benzerleri ağaçların meyvesi, pelit. Üzüm sırasıyla nişasta ya da un kaynatılıp içine ceviz, badem konulduktan sonra kurutularak yapılan bir çeşit yiyecek, köfter. Meşe ve pırnal meyvesi. Uydu: Özü davetliydi, filan da pilitiydi. Doğal.
TAVŞANAK
Pırnal.
DAVŞANAK
Yaprağı yapışkan bir ot. Funda. Pırnar ağacı. Cistus, cistaceae.
KARAGAN
Toprak çanak. Pırnal ağacının odunu. Yaprakları yapışkan, bodur bir çeşit bitki: Karagan kız gel, evin içini süpüreceğim.
PİYNAR
Yaprakları dikenli bir çeşit meşe, pırnal. Bir çeşit meşe, pırnal.
ZIBIRGA
Pırnal odunu.
KIRTIK
Bez parçası. Şakaya gelmeyen kişi. Ufak tefek, kısa boylu kişi. Çalımlı, alımlı kişi. Kısa ağaçlı orman, pırnallık. Sigara izmariti. Ufalanmış sabun parçası. Yapraksız çalı. Balıkesir ilinde, Burhaniye belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
GERPELİT
Pırnal meşesi.
PİNER
Yaprakları dikenli bir çeşit meşe, pırnal.
PIRANNIK
Pırnallık, bodur ağaçlı yer.
PARDI
Tavan. Toprak damlı evlerin saçağı. Baca. Ahşap yapıların yan duvarlarına çakılan tahta. Toprak duvar. Bir çeşit çakal. Yaşken kesilmiş meşe dalı. Değnek, ince ağaç dalı. Çit yapmakta kullanılan dilme, ince, uzun sırık. Parça (ağaç, odun, kereste ve benzerleri şeyler için). Bağ, bahçe çevresine çalılardan yapılan çit. Toprak damlı evlerde tavana konulan ağaç, kiriş. Fırının, tandırın içini temizlemekte kullanılan sopanın ucuna bağlanmış bez parçası. Duvar. Damlarda merteğin üstüne konulan tahtalar. Dama konulan çalı ya da pırnal ağaçlarının saçak işini gören uzantıları. Damlarda üstüne toprak yığılan kaba yontulmuş iri ağaçlar. Ağaç kütüklerinin yarılmasıyla elde edilen odun. Bahçe çevresine dikilen kazık. Çıra. Yanmış odun. Ardıç ağacının iri yarılmış parçalarından her biri. Tavan. (Başkışla Karaman Konya). Toprak damlı evlerde toprağın damdan aşağı kaymasını önlemek için çalı çırpıdan yapılan saçak. (Uluğbey Senirkent, Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Bahçe duvarlarının üstündeki çalı çırpı. (Yukarıtırtar, Sobalı Isparta; Çivril Denizli).
DAVŞIMAK
Pırnar ağacı. Taşımak, nakletmek. Taşımak.
KEMİRGE
Keçi ve koyunlara verilen pırnal ve diken gibi kemirilen şeyler.
PİNAR
Nar ağacı ve meyvesi. Yaprakları dikenli bir çeşit meşe, pırnal.