Kelimeler arşivinde; içinde "paca" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde paca bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu paca ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında paca olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇARPACAK, ÇIRPACAH, ÇIRPACAK
HOPPACA, DAPACAK, KAPACAN, NAPACAH, YAPACAH, YAPACAK
GAPACA, SAPACA
PACAL, PACAR
PACA
PACA
Avlu duvarlarında, öteberi koymak için açılan büyük ve önü açık delik. Baca. Pencere, tavan penceresi. Duvar içindeki kapaksız dolap. Baca, karşılığı peci, puvara.
YAPACAK
Hamur açmaya yarayan tahta.
ÇARPACAK
Taşları yontmakta kullanılan çarpık ve kalın uçlu araç. (Senir Sincanlı Afyonkarahisar).
DAPACAK
Mâbut, tapacak.
GAPACA
Bakır kapların üzerine kapatılan geçmeli kapak. (Kandilli Bozüyük Bilecik).
ÇIRPACAH
Yün ve pamuk kabartmak için kullanılan iki çatallı ince sopa.
HOPPACA
Hoppa gibi. (hoppa'ca) Hoppaya yaraşır bir biçimde.
YAPACAH
Yapacağız.
SAPACA
Denizli ilinde, Honaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Erzurum şehri, Uzundere belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu ili, Tosya ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
PACAR
İçinde ateş kırıntıları olan kül.
NAPACAH
Ne yapacak?.
ÇIRPACAK
Yün ve pamuk kabartmak için kullanılan iki çatallı ince sopa.
KAPACAN
Nişan töreni. Oğlan evinin düğüm başlamak için kız evine gönderdiği armağan.
PACAL
Giyimine önem vermeyen. Karışık, dağınık (nesne için).
Bu bölümde tanımı içerisinde PACA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YEMİNLİ
Açıklamasını yemin ederek yapan. Bir şeyi yapmaya veya yapmamaya yemin etmiş kimse. Bazı mesleklerde işini doğru yapacağına dair noter veya odalardan onay almış olan (kimse).
UYANIK
Uyumamış, bidar. Yapacağı işi bilen, dikkatli ve tetikte olan, müteyakkız. Açıkgöz, kurnaz, cingöz. Bilgisizlikten kurtulmuş, bilgili. Uykudan uyanmış.
ÇIRPINMAK
Acı ile debelenmek. Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak. Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek. Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirebilmek için aşırı derecede çaba harcamak. Ne yapacağını şaşırmış bir durumda üzülmek ve telaşlanmak.
YALPALAMAK
Dengesi bozularak bir sağa, bir sola eğilmek. Kararsızlık içinde kalarak ne yapacağını bilmemek.
BOCALAMAK
Gemi rüzgâra karşı gidemeyerek sürüklenmek. Bir işte tutulması gereken yolu kestirememek, ne yapacağını bilememek, kararsız olmak.
DİKGEN
Birbiriyle veya kesim noktasındaki teğetleriyle dik açı yapacak biçimde kesişen.
BARAJ
Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.
SENDELEMEK
Dengesi bozularak düşecek gibi olmak, adımlarını şaşırmak. Herhangi bir olay karşısında ne yapacağını şaşıracak kadar sarsılmak.
DONAKALMAK
Şaşırıp bir süre ne yapacağını, ne diyeceğini bilememek.
SÖZ
Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.
SERBEST
Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin. Hareketi herhangi bir biçimde engellenmeyen. Sıkılmadan, şaşırmadan konuşan ve davranan. Zamanını istediği gibi kullanabilen, yapacak bir işi olmayan. Tutuklu veya bağımlı olmayan, özgür, hür. Bazı kurallara bağlı olmayan. Rahat, özgür, bağımsız bir biçimde. Ağırbaşlı olmayan, hoppa (kadın).
VADETMEK
Bir işi yerine getireceğine söz vermek. Davranışıyla, tutumuyla bir işi yapacağı duygusunu uyandırmak, umut vermek.
BAKAKALMAK
Şaşkınlığa uğrayıp ne yapacağını bilmez durumda kalmak.
HOPPALIK
Hoppa olma durumu. Hoppaca davranış.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
ŞAŞKIN
Düşünceleri dağılmış, karışmış, ne yapacağını bilemez duruma gelmiş. Akılsız, sersem, budala.
PARLAK
Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan).
KÖTÜLÜKÇÜ
Her türlü kötülüğü yapacak ahlakta olan, şerir.
AFAL
Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.