Kelimeler arşivinde; içinde "oya" olan, toplam 208 tane kelime bulunuyor. İçerisinde oya bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu oya ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında oya olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÖKBOYASIGİLLER, LEİSCHMANBOYASI, MİCHAELİSBOYASI
BOYATILABİLMEK, VERHOEFFBOYASI
ŞEKERCİBOYASI, BOYATILABİLME, FINDIKLIKOYAK, OYALANABİLMEK, OYALAYABİLMEK
OYALANDIRMAK, BOYANABİLMEK, BOYANIVERMEK, BOYATABİLMEK, BOYATIVERMEK, BOYAYABİLMEK, BOYAYIVERMEK, BÜYÜKBOYALIK, GİEMSABOYASI, KÜÇÜKBOYALIK, OYALANABİLME, OYALAYABİLME, SİPAHİKOYAĞI
OYALANDIRMA, BOYANABİLME, BOYANDIRMAK, BOYANIVERME, BOYATABİLME, BOYATIVERME, BOYATTIRMAK, BOYAYABİLME, BOYAYIVERME, KARABOYALIK, PELİTKOYAĞI, TEBEŞİRBOYA
BOYALANMAK, BOYASIZLIK, BOYATILMAK, BOYABIÇAĞI, BOYACIOĞLU, BOYALITEPE, BOYANASICA, BOYARÖZDEK, BOYASAPTAR, BOYATTIRMA, BULGUNOYAN, DOYABİLMEK, GOYAMACANA, KOYABİLMEK, KOYANAVRUL, KOYARLAMAK, NAHIRGOYAN, OLUKKOYAĞI, OYANDIRMAK, ÖRENBOYALI, SIRMALIOYA, SOYABİLMEK, SOYARITIMI, TOPRAKBOYA
BOYACILIK, BOYALAMAK, BOYALANMA, BOYATILMA, KIZILBOYA, OYALANMAK, PARANOYAK, AŞIBOYASI, BOYACILAR, BOYALILAR, BOYARESİM, BOYATILIŞ, DOYABİLME, HAMURBOYA, KAVAKOYAN, KOYABİLME, KÖKBOYASI, MUMBOYASI, OYABİLMEK, OYAİPLİĞİ, SARIKOYAK, SOYABİLME, SOYAÇEKİM, SOYALAMAK, SOYALTMAK, SOYASÜRMİ, YAĞLIBOYA
BOYAHANE, BOYALAMA, BOYANMAK, BOYATMAK, DOYASIYA, OYACILIK, OYALAMAK, OYALANMA, OYALANTI, PARANOYA, SOYAĞACI, ALANGOYA, ANAKOYAK, BOYABÜKÜ, BOYACILI, BOYAÇİLİ, BOYAHDAN, BOYALICA, BOYANACI, BOYAPÜRÜ, KOÇKOYAN, KOYALMAK, KOYAŞMAK, OYABİLME, OYAÇİÇEK, SOYAKMAK, SUBOYASI, SULUBOYA, TUTOYASI
BOYABAT, BOYAMAK, BOYANMA, BOYASIZ, BOYATMA, KOYACAK, OYALAMA, BOYACIK, BOYAÇIN, BOYAKLI, BOYALAN, BOYALDI, BOYALIK, BOYANAK, BOYANIK, BOYANIŞ, BOYATIŞ, BOYAYIŞ, BUOYANS, DOYALIH, ERNOYAN, OYALMAK, OYANMAH, OYANMAK, OYATLIK, SAHOYAL, SONBOYA, SOYACAK, SOYADAN
BOYACI, BOYALI, BOYAMA, BOYANA, SEKOYA, SOYADI, TOYAKA, BOYACA, BOYACİ, BOYATI, DOYAMA, DÜZOYA, GOYAMA, KOYASA, OYACAK, OYACIK, OYANIH, OYANTA, SOYALP, TOYAGA, TOYAĞA
BOYAR, KOYAK, KOYAR, OYACI, OYALI, BOYAG, BOYAĞ, BOYAH, BOYAK, BOYAM, BOYAN, BOYAT, GOYAH, GOYAK, HOYAK, HOYAN, KOYAH, KOYAM, KOYAN, KOYAŞ, NOYAN, OYACA, OYALİ, OYALP, OYANİ, OYASA, POYAM, SOYAH, SOYAK
BOYA, FOYA, SOYA, GOYA, KOYA, OYAH, OYAK, OYAL, OYAN, OYAT, OYAZ, TOYA, YOYA
OYA
OYA
Genellikle ipek ibrişim kullanarak iğne, mekik, tığ veya firkete ile yapılmış olan ince dantel.
BOYATIVERMEK
Çabucak boyatmak.
BOYATABİLMEK
Boyatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOYANABİLMEK
Boyanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOYATILABİLME
Boyatılabilmek işi.
FINDIKLIKOYAK
Kahramanmaraş ili, Göksun ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
VERHOEFFBOYASI
Elastik dokunun ortaya konmasında kullanılan histolopatolojik boya.
MİCHAELİSBOYASI
Alkolde metilen mavisi ve asetondaki eozin çözeltilerinin karıştırılmasıyla elde edilen bir boya. Kanın biçimli elemanlarının ortaya konmasında kullanılır.
OYALAYABİLMEK
Oyalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOYANIVERMEK
Çabucak boyanmak.
KÖKBOYASIGİLLER
Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden, yaprakları karşılıklı, meyveleri zeytinsi olan ve kahve ağacı, kök boyası, kınakına, yoğurt otu, altın kökü ve benzerleri cinsleri ve bunlara bağlı dört bin kadar türü içine alan bir familya.
ŞEKERCİBOYASI
Şekerciboyasıgillerden, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan, 2-3 metre yüksekliğinde, üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık bir bitki, Amerikan üzümü (Phytolacca americana).
BOYATILABİLMEK
Boyatılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
LEİSCHMANBOYASI
Metilen mavisi ve eozin karışımından oluşan kan hücreleri ve kimi kan parazitlerinin saptanmasında kullanılan bir boya.
OYALANDIRMAK
Oyalanmasına yol açmak, oyalanmasını sağlamak.
OYALANABİLMEK
Oyalanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde OYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASTAR
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
AKVAREL
Sulu boya resim.
APRE
Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AKROMATİN
Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.
ASTARLAMAK
Astar geçirmek. Boyacılıkta, astar vurmak, astar sürmek.
ALLIK
Al olma durumu. Kadınların süs için yanaklarına sürdükleri al boya.
AKASYA
Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
ALACALAMAK
Renk renk, benek benek boyamak.
AKROMATİK
Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Hücrede boyayı kabul etmeyen (bölüm).
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
ANTREPOCU
Antrepo işleten kimse. Antrepoya bakan kimse.
AĞAÇDELEN
Yuva yapmak için ağaçları oyan böcek.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
ALİZARİN
Kök boyası.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.
AĞAÇKAKAN
Serçegillerden, gagasıyla ağaçları oyabilen ve ağaç kurtlarını yiyerek beslenen, uzun gagalı kuş (Picus).