Kelimeler arşivinde; içinde "nil" olan, toplam 306 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu nil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KLOROFENİLALANİN
MEDENİLEŞTİRMEK, AŞIRIYÜKLENİLİM, DİRİLDİRİNİLMEK, POLİVİNİLKLORİD, POLİVİNİLKLORİT, YABANİLEŞTİRMEK
MEDENİLEŞTİRME, ÇEŞNİLENDİRMEK, DEĞİNİLEBİLMEK, DİRENİLEBİLMEK, FENİLKETONURYA, GÜVENİLEBİLMEK, İSTENİLEBİLMEK, POLİVİNİLALKOL, YABANİLEŞTİRME, YENİLENEBİLMEK, YENİLEŞİMCİLİK, YENİLETEBİLMEK, YENİLEYEBİLMEK
NİLÜFERGİLLER, YENİLEŞTİRMEK, ÇEŞNİLENDİRME, DEĞİNİLEBİLME, DİRENİLEBİLME, EDİNİLEBİLMEK, FENİLETİLAMİN, FENİLKETONÜRİ, GÜVENİLEBİLME, HIRPANİLEŞMEK, İSTENİLEBİLME, KURŞUNİLEŞMEK, SÜKSİNİLKOLİN, YENİLENEBİLME, YENİLETEBİLME, YENİLEYEBİLME
BEĞENİLİRLİK, GÜVENİLİRLİK, KURŞUNİLEŞME, MEDENİLEŞMEK, MÜŞARÜNİLEYH, YABANİLEŞMEK, YENİLEŞTİRME, YENİLİKÇİLİK, DENİLEBİLMEK, DİFENİLMETAN, EDİNİLEBİLME, GİDERİNİLMEK, HIRPANİLEŞME, İNCİDİNİLMEK, İVDİRİNİLMEK, MONİLİFORMİS, NEVYUNANİLİK, PAPÇİNİLEMEK, SEYREKFANİLA, SÜLFANİLAMİD, TENTENİLEMEK, VERİBİNİLMEK, YİNİLMEYİNCE
ALENİLEŞMEK, BABAYANİLİK, BEKLENİLMEK, BESLENİLMEK, ÇEŞNİLENMEK, GİZLENİLMEK, MEDENİLEŞME, SÖYLENİLMEK, TİKSİNİLMEK, YABANİLEŞME, YENİLMEZLİK, YÜKLENİLMEK, CENİLLENMEK, CENİLLEŞMEK, CENİLLETMEK, DENİLEBİLME, DİNLENİLMEK, ETİLVANİLİN, FENİLALANİN, KOLONİLEŞME, MİNİLGÖZLER, SİNİLDETMEK, TENTENİLMEK, TONİLATOLUK, YENİLEBİLİR, YENİLEŞİMCİ
ALENİLEŞME, BEĞENİLMEK, BENİLDEMEK, CİSMANİLİK, ÇEKİNİLMEK, ÇEŞNİLEMEK, EĞLENİLMEK, GEÇİNİLMEK, GİZLENİLME, GÜCENİLMEK, HIRPANİLİK, İĞRENİLMEK, İSTENİLMEK, NASRANİLİK, ÖĞRENİLMEK, SÖYLENİLME, TİKSİNİLME, YEĞNİLEMEK, YEĞNİLTMEK, YENİLENMEK, YENİLEŞMEK, YENİLETMEK, YÜKLENİLME, ANİLERİDİN, BEKLENİLME, BESLENİLME, BEZENİLMEK, CENİLLEMEK, ÇENİLENMEK, ÇEŞNİLENME, Devamını Oku »»
BEĞENİLİR, BEĞENİLME, BENİLDEME, ÇEKİNİLME, ÇENİLEMEK, ÇEŞNİLEME, EDİNİLMEK, EĞLENİLME, GEÇİNİLME, GÜCENİLME, GÜVENİLİR, GÜVENİLME, İĞRENİLME, İMRENİLME, İSTENİLME, MEDENİLİK, ÖZENİLMEK, TİCANİLİK, YABANİLİK, YEĞNİLMEK, YEĞNİLTME, YENİLEMEK, YENİLENME, YENİLERDE, YENİLEŞME, YENİLETME, YENİLİKÇİ, BEĞENİLİŞ, CENİLEMEK, ÇENİLEMEH, Devamını Oku »»
ALBENİLİ, BEĞENİLİ, BİNİLMEK, ÇENİLEME, ÇEŞNİLİK, DENİLMEK, EDİNİLME, İNİLTİLİ, KARBONİL, ÖZENİLME, SÜNNİLİK, TONİLATO, YEĞNİLİK, YEĞNİLME, YEMENİLİ, YENİLEME, YENİLMEK, ADENİLAT, AKKOŞNİL, BİTÜNİLE, CENİLREK, CİNNİLER, DEPRENİL, GUANİLAT, İNİLDEME, İNİLEMEK, MARFANİL, NİLİDRİN, SENİLİTE, SENİLİZM, Devamını Oku »»
BİNİLME, CANİLİK, ÇEŞNİLİ, DENİLME, İNİLMEK, NİLÜFER, VANİLYA, YENİLGİ, YENİLİK, YENİLİŞ, YENİLME, ÇENİLTİ, ÇİNİLTİ, ENİLEME, ESTİNİL, FANİLİK, FANİLYA, GENİLTİ, JUVENİL, KONİLER, KÜNİLİK, NİLBERK, NİLLİME, ÖDENİLİ, SUNİLİK, VANİLİN, YANİLEK, YENİLEK, YENİLEN, YENİLER
ANİLİN, ÇİNİLİ, FANİLA, İNİLME, İNİLTİ, KOŞNİL, GÖKNİL, İNİLDİ, MANİLA, NİLGÜN, NİLHAN, SİNİLE, YEĞNİL, YENİLE, YENİLİ, YİNİLE
CENİL, ÇİNİL, GANİL, KANİL, NİLAY, NİLSU, ÖZNİL, PENİL, SENİL, SİNİL, TİNİL, VİNİL, YENİL, YİNİL
ENİL, İNİL, NİLE, NİLİ
NİL
NİL
Mavi, lacivert. Mısır'dan geçip Akdeniz'e dökülen nehir.
DİRİLDİRİNİLMEK
Diriltilmek.
GÜVENİLEBİLMEK
Güvenilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
MEDENİLEŞTİRME
Uygarlaştırma.
DEĞİNİLEBİLMEK
Değinilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
İSTENİLEBİLMEK
İstenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
KLOROFENİLALANİN
Merkezi sinir sistemi ve periferdeki hücrelerde triptofan hidroksilaz enzimini baskılayarak üretimini azaltıp dokudaki konsantrasyonunu düşüren ilaç.
MEDENİLEŞTİRMEK
Uygarlaştırmak.
POLİVİNİLKLORİT
Bazı mıknatıslı kuşak tabanlarında ya da plaklarda kullanılan yoğruk çeşidi.
FENİLKETONURYA
Fenilalanin hidroksilaz enziminin yokluğu sebebiyle doğuştan metabolizma hatası olarak vücut sıvısında fenilalaninin toplanmasına ve zihinsel gerilemeye yol açan ve tedavi edilmezse erken ölüm görülen hastalık. Fenilketonüri.
POLİVİNİLALKOL
Doymamış alkol olan vinil alkolün polimerizasyonuyla elde edilen sentetik madde.
POLİVİNİLKLORİD
Vinilkloridin polimerizasyonuyla elde edilen sentetik bir madde.
AŞIRIYÜKLENİLİM
Elektriksel bir aygıta taşıyabileceğinin üstünde akım verme.
YABANİLEŞTİRMEK
Yabani duruma getirmek, vahşileştirmek.
DİRENİLEBİLMEK
Direnilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇEŞNİLENDİRMEK
Çeşni vermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde NİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARAYICI
Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.
ALKIŞLAMAK
Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpmak. Beğenmek, takdir etmek.
ALIMLI
Alımı olan, çekici, cazibeli, albenili, cazip, cazibedar, kişmiri.
AHLAT
Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
AKÜMÜLATÖR
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.
ALKIŞ
Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpma, alkışlama, kargış karşıtı.
ACYO
Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ALINDILI
Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
APOKRİF
Doğruluğuna güvenilmez söz ya da yazı.
AKAİT
Bir dinin öğrenilmesi gereken inançlarının ve tapınma kurallarının tümü. Bu kuralları toplayan kitap.
ALENİLEŞME
Alenileşmek durumu.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AMAÇ
Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.