Kelimeler arşivinde; içinde "mutfak" olan, toplam 1 tane kelime bulunuyor. İçerisinde mutfak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu mutfak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında mutfak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MUTFAK
MUTFAK
Yemek pişirilen yer, aş damı. Yiyecek kültürünün tamamı.
Bu bölümde tanımı içerisinde MUTFAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MERMERCİ
Mermer çıkaran, işleyen, satan, mermer vb. taşlardan yapılarda ıslak zemin işleri, mutfak döşemesi, eviye veya mezar taşları yapan kimse.
MUSANDIRA
Evlerde yatak yorgan konulan yer, yüklük. Mutfakta yüksek ve geniş raf.
BORDÜR
Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.
RENDE
Tahta yüzeyleri pürüzsüz duruma getirmek, biçim vermek için marangozların kullandığı araç. Üzerinde küçük delik ve kesici çıkıntıları bulunan, peynir, soğan, havuç vb.ni ufak parçalara ayırmak için kullanılan mutfak aleti. Bu aletle ufak parçalara ayrılmış şey.
EVİYE
Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne.
ÇAYDANLIK
Çay hazırlamak için kullanılan mutfak eşyası.
GALİ
Alçak ve altı düz gemi. Gemilerin üst güvertelerinde ve palavralarında bulunan mutfak.
FIRILDAK
Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.
HELVAHANE
Genellikle helva pişirmekte kullanılan geniş ve az derin tencere. Sarayda mutfak içinde tatlıların yapıldığı özel bölüm veya oda.
KUZİNE
Hem ısıtmaya hem de üzerinde veya içinde yemek pişirmeye yarayan büyük mutfak sobası. Gemilerde yemek pişirilen yer.
GASTRONOMİ
Yemeği iyi yeme merakı. Sağlığa uygun, iyi düzenlenmiş, hoş ve lezzetli mutfak, yemek düzeni ve sistemi.
AŞEVİ
Lokanta. Düğün, nişan vb. toplantılarda, verilecek yemekleri hazırlamak için geçici olarak mutfak gibi kullanılan yer. Yoksullara parasız yemek yedirilen veya dağıtılan yer, aşhane. Tekkelerde yemek pişirilen yer.
AHPA
Mutfakta kullanılan büyük kıyma bıçağı.
KEVGİR
Haşlanmış yiyeceklerin sıvılarını veya bazı sıvıları süzmek için kullanılan, delikli, genellikle yuvarlak biçimli mutfak kabı, süzgeç.
TUTACAK
Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti, tutaç, tutak.
OCAKLIK
Bir aileye, babadan oğula geçmesi için verilen mülk. Baca. Mutfak. Bir yapının temelini veya çatısını oluşturan büyük kereste, temel direği. Ateş yakılan yer, ocak.
AYVAZ
Koca, erkek, eş. Savaş gemilerinde çalışan cerrah yardımcısı. Büyük konaklarda mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak.
BULAŞIK
Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak. Kirli. İz, etki, kalıntı. Yapışkan, sulu. Düzensiz, karışık.
SEĞİRDİM
Yaya koşusu. Top atıldığında kundağın geri tepmesi. Yeniçeri mutfaklarında kullanılan etleri taşıyan hayvanların ön ve arkalarında yürüyen yeniçeri. Değirmene su veren oluğun eğimi.
AŞHANE
Aşevi. Mutfak.