İçinde MERKEZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "merkez" olan, toplam 38 tane kelime bulunuyor. İçerisinde merkez bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu merkez ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında merkez olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ADEMİMERKEZİYETÇİ, TOPLUMMERKEZCİLİK

16 harfli kelimeler

MERKEZİLEŞTİRMEK, İNSANMERKEZCİLİK

15 harfli kelimeler

MERKEZİLEŞTİRME, MERKEZİYETÇİLİK, MERKEZLEŞTİRMEK, ADEMİMERKEZİYET

14 harfli kelimeler

MERKEZLEŞTİRME, MERKEZKARAKALE, YERMERKEZCİLİK, BENMERKEZCİLİK, TOPLUMMERKEZCİ

13 harfli kelimeler

MERKEZYENİKÖY, MERKEZKAÇLAMA, İNSANMERKEZCİ, MERKEZİLEŞMEK

12 harfli kelimeler

MERKEZLENMEK, MERKEZLEYİCİ, MERKEZLEŞMEK, MERKEZİYETÇİ, MERKEZİLEŞME

11 harfli kelimeler

MERKEZCİLİK, YERMERKEZLİ, BENMERKEZCİ, YERMERKEZCİ, MERKEZLEŞME, MERKEZLENME, MERKEZLEMEK

10 harfli kelimeler

MERKEZLEME, MERKEZİYET

9 harfli kelimeler

MERKEZCİL, MERKEZKAÇ, MERKEZKÖY

8 harfli kelimeler

MERKEZCİ, MERKEZCE

7 harfli kelimeler

MERKEZİ

6 harfli kelimeler

MERKEZ

Bazı kelimelerin anlamları

MERKEZ

Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

MERKEZİYETÇİLİK

Otoritenin ve işin tek bir merkezde toplanmasını amaçlayan görüş, merkeziyet, merkezcilik. Bu görüşe dayanan yönetim biçimi.

ADEMİMERKEZİYET

Yerinden yönetim.

MERKEZLEŞTİRME

Merkezleştirmek işi.

ADEMİMERKEZİYETÇİ

Yerinden yönetimci.

İNSANMERKEZCİLİK

İnsanı evrenin merkezi sayan, bütün öbür yaratıkların insan için yaratılmış olduklarını söyleyen dinî nitelikli öğreti, insaniçincilik, antroposantrizm.

MERKEZİLEŞTİRMEK

Otoriteyi ve işi bir merkezde toplamak.

BENMERKEZCİLİK

Beniçincilik.

MERKEZYENİKÖY

Sivas ili, Yıldızeli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YERMERKEZCİLİK

Yer yuvarlığını evrenin merkezi sayanların görüşü, yer özekçilik, jeosantrizm.

MERKEZKAÇLAMA

Bir karışımın bileşenlerini merkezkaç kuvvetle ayırma işlemi.

MERKEZLEŞTİRMEK

Merkez durumuna getirmek.

MERKEZKARAKALE

Kars şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

TOPLUMMERKEZCİ

Toplummerkezcilik yanlısı, toplumiçinci.

TOPLUMMERKEZCİLİK

İnsanın kendisini evrenin merkezi sayma görüşü, toplumiçincilik.

MERKEZİLEŞTİRME

Merkezileştirmek işi.

  -   -   -  

Anlamında MERKEZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde MERKEZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANTROPOSANTRİZM

İnsanmerkezcilik.

DAĞITIM

Dağıtma işi, tevzi. Bir merkezden çeşitli yerlere gönderme işi.

DİNGİL

Tekerleklerin merkezinden geçen ve taşıtın altına enlemesine yerleştirilmiş mil, eksen, aks. Aptal, salak. Kaba saba.

BELEDİYE

İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

BENİÇİNCİ

Beniçincilik görüşünü benimseyen, benmerkezci, egosantrist.

ÇEMBER

Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.

BENİÇİNCİLİK

Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.

ÇAP

Cisimlerin genişliği, kutur. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı bir biçimde. Uç noktaları dairenin çevresi üzerinde bulunan ve çemberin merkezinden geçen doğru parçası. Yapının veya arsanın boyutlarını ve sınırlarını gösteren harita. Büyüklük. Ölçü, ölçek. Bilgi, deneyim ve yeteneklerin tümü, kalibre. Bozuk, eğri, dolaşık, aykırı.

AYRIKLIK

Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.

EKOLOJİZM

Olgulara bütünsel olarak ve doğa merkezli bakış açısıyla yaklaşan bir düşünce akımı.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

BEYLİK

Bey olma durumu. Bir tür küçük ve ince asker battaniyesi. Hükûmet. Devletle ilgili, devlete özgü olan, devlet malı olan, mirî. Rahat yaşama. Merkeze tam bağlı olmayarak bir beyin yönetimi altındaki ülke, emîrlik, emaret, mirlik. Basmakalıp. Herkesin kullandığı, herkesin bildiği.

DIŞ

Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.

DENGEŞİK

Dümen sisteminde yelpazenin itme merkezinin yakınına konulan ek dümen.

ÇEKİRDEK

Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

EFEKTİF

Bankacılıkta nakit para. Banknot ve metal para. Merkez Bankası tarafından alım satımı yapılmış olan ve Türk lirası olarak kurları belirlenen yabancı ülke parası.

BAŞKENT

Bir devletin yönetim merkezi olan şehir, hükûmet merkezi, başşehir.

EKSANTRİK

Dış merkezli. Ayrıksı. Ayrıksı.

ÇÖZÜLÜM

Çözülme işi, dağılım, bozgun. Sinir merkezleri arasındaki iş birliği ve uyumun bozulup kesilmesi.

BEYİNCİK

Kafatasının art bölümünde ve beynin altında, hareket dengesi merkezi olan organ.