Kelimeler arşivinde; içinde "madeni" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde madeni bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu madeni ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında madeni olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MADENİ
Madensel, madenle ilgili.
AKDAĞMADENİ
Yozgat iline bağlı ilçelerden biri.
MADENİS
Maydanoz.
Bu bölümde tanımı içerisinde MADENİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKÇAKIŞLA
Batman ili, Tuzlagözü bucağına bağlı bir yer. Sivas şehri, Akçakışla nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Yozgat ili, Akdağmadeni ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
HİDROKSİT
Bir maden üzerine suyun etkisiyle yani bir hidroksil grubu ile bir madenin kaynaşmasından oluşan birleşik.
BELEKÇAHAN
Yozgat şehrinde, Akdağmadeni ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
AKRAP
Hayvanların yularlarında, yanak kısmına takılan ve hayvanın hızlı yürümesini sağlıyan üç veya dört dişli demir parçası. Kurt ve köpekler tarafından boğulmasını önlemek için köpeklerin boynuna takılan sivri madeni gerdanlık, tasma. Akrep. Siyah renkli bir çeşit kertenkele. Çıyan. Kahveye benzer yemişleri olan bir çeşit bitki. Yedeğe gelmeyen hayvanı yürütmek, tembel hayvanı uyarıp çalıştırmak için hayvanların çene altlarına konan dişli demir araç. (Karaağaç Bi.; Oklubalı, Çepni Eskişehir; Mudurnu Bolu).
ARDIÇALANI
Yozgat kenti, Akdağmadeni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
DÖVMEK
Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.
MADENKIRMIZ
Antimon birleşimlerinden kırmızı renkte bir madde, kırmız madeni.
ABDURRAHMANLI
Tokat kenti, Reşadiye ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Yozgat şehri, Akdağmadeni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DÖVÜLGENLİK
Madenin dövülgen olma niteliği.
ISTAMPALAMAK
Ham madeni sıcakta veya soğukta istenilen kalıba sokarak şekillendirmek.
KEPÇE
Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık.
AKÇAKOYUNLU
Çorum ilinde, Sungurlu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kahramanmaraş ili, Andırın ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Kahramanmaraş şehrinde, Narlı bucağına bağlı bir bölge. Osmaniye ilinde, Düziçi ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Yozgat ili, Akdağmadeni ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Yozgat ili, Şefaatli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
MADENSİ
Madene benzeyen, madeni andıran, maden gibi, madenimsi. Metalsi.
BANJO
Amerika zencilerinin çaldığı gitar biçiminde, madeni gövdesi olan beş veya daha çok telli bir müzik aleti.
ALİCİK
Yozgat ili, Akdağmadeni ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
BAŞÇATAK
Yozgat ili, Akdağmadeni ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
AŞAĞIÇULHALI
Yozgat şehrinde, Akdağmadeni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
BAŞLIĞ
Kadınların giydikleri altunla süslenmiş başlık. Kurşun kalemlerin başına geçirilen madeni başlık.
KAPLAMAK
Her yanını örtmek, istila etmek. Doldurmak. Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek. Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak. Doldurmak. Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak. Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak. Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak. Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek. Çepeçevre sarmak, kuşatmak.
ÇALMAK
Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.