İçinde LİNÇ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "linç" olan, toplam 27 tane kelime bulunuyor. İçerisinde linç bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu linç ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında linç olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BİLİNÇLENDİRİLMEK

16 harfli kelimeler

BİLİNÇLENEBİLMEK, BİLİNÇLENDİRİLME

15 harfli kelimeler

BİLİNÇLENDİRMEK, BİLİNÇLENEBİLME

14 harfli kelimeler

BİLİNÇLENDİRİŞ, BİLİNÇLENDİRME

13 harfli kelimeler

ÖZBİLİNÇLİLİK

12 harfli kelimeler

BİLİNÇLENMEK, BİLİNÇSİZLİK

11 harfli kelimeler

BİLİNÇLENME, BİLİNÇSİZCE, BİLİNÇLİLİK, BİLİNÇLENİŞ

10 harfli kelimeler

BİLİNÇALTI, BİLİNÇDIŞI

9 harfli kelimeler

BİLİNÇSİZ

8 harfli kelimeler

BİLİNÇLİ

7 harfli kelimeler

GELİNÇE, GELİNÇİ, İLİNÇAH, İLİNÇAK

6 harfli kelimeler

BİLİNÇ, PİLİNÇ, SİLİNÇ

5 harfli kelimeler

İLİNÇ

4 harfli kelimeler

LİNÇ

Bazı kelimelerin anlamları

LİNÇ

Birden çok kimsenin kendilerine göre suç olan bir davranışından ötürü birini, yasa dışı ve yargılamasız olarak öldürmesi.

BİLİNÇLENDİRİLMEK

Bilinçli bir duruma getirilmek, bilinçlenmesi sağlanmak, şuurlandırılmak.

BİLİNÇLENDİRMEK

Bilinçli duruma getirmek, şuurlandırmak.

BİLİNÇSİZLİK

Bilinçsiz olma durumu, şuursuzluk. Nesne, olay ve işlere karşı uyanık bulunmama durumu, şuursuzluk.

BİLİNÇLENDİRİŞ

Bilinçlendirme işi, şuurlandırış.

BİLİNÇLİLİK

Bilinçli olma durumu, şuurluluk. Nesne, olay ve edimlere uyanık bulunma durumu, şuurluluk.

BİLİNÇLENDİRME

Bilinçlendirmek işi, şuurlandırma.

BİLİNÇLENMEK

Bilinçli duruma gelmek, şuurlanmak.

BİLİNÇLENDİRİLME

Bilinçlendirilmek işi, şuurlandırılma.

BİLİNÇLENEBİLMEK

Bilinçlenme imkânı veya olasılığı bulunmak, şuurlanabilmek.

ÖZBİLİNÇLİLİK

Kişinin kendi varlığı üzerine olan bilinci.

BİLİNÇLENEBİLME

Bilinçlenebilmek işi, şuurlanabilme.

BİLİNÇSİZCE

Bilinçsize yakışır biçimde olan, şuursuzca. (bilinçsi'zce) Bilinçsiz bir biçimde, şuursuzca.

BİLİNÇLENME

Bilinçlenmek işi, şuurlanma.

BİLİNÇLENİŞ

Bilinçlenme işi, şuurlanış.

BİLİNÇALTI

Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur.

  -   -   -  

Anlamında LİNÇ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LİNÇ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GÜDÜ

Bilinçli veya bilinçsiz olarak davranışı doğuran, sürekliliğini sağlayan ve ona yön veren herhangi bir güç, saik. Kaynağı akıl olan sebep, saik. Bireyleri bilinçli ve amaçlı işlerde bulunmaya yönelten dürtü veya dürtüler bileşkesi, saik. Bir etkinlik veya işin gizli sebebi.

GERÇEKÜSTÜCÜLÜK

Aklın, geleneklerin, alışkanlıkların denetiminden uzak bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımı, sürrealizm.

KARMAŞA

Karmaşık olma durumu. Kişiliğin oluşma ve gelişme evrelerinde ortaya çıkan ve ömür boyu davranışları etkileyebilen bilinç dışı dürtü ve güdüler bütünü, kompleks.

BİLİŞ

Canlının, bir nesne veya olayın varlığına ilişkin bilgili ve bilinçli duruma gelmesi, vukuf. Bildik, tanıdık.

GERÇEKÇİLİK

Gerçekçi tutum ve davranış, realizm, realistlik. Bilinçten bağımsız bir gerçekliğin var olduğunu benimseyen görüş, realizm, realistlik. Gerçekleri olduğu gibi yansıtmaya çalışan sanat çığırı, realizm, realistlik.

İÇGÜDÜ

Bir canlı türünün bütün bireylerinde akıl ve düşünceden bağımsız olarak doğuştan gelen bilinçsiz her türlü hareket ve davranış, insiyak, sevkitabii. Organizmayı o türe özgü olan bir amaca ulaşmaya sürükleyen davranış eğilimi.

DÖNÜŞÜM

Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, şekil değiştirme, tahavvül, inkılap, transformasyon. Görevinin değişikliğe uğraması yüzünden bir organda ortaya çıkan değişme. Bilinçaltına itilmiş bir duygu veya isteğin, karşıtı görünümünde veya başka bir biçimde bilince yükselmesi, transformasyon.

BASTIRIM

Ruh dünyasında oluşan tepkimelerin bilinç dışına yansıması.

İMGE

Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, hayal, hülya. Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj. Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj. Genel görünüş, izlenim, imaj.

BALTALAMAK

Balta ile kesmek. Bir işi veya durumu bilinçli ve kasıtlı olarak bozup zarara yol açan davranışta bulunmak, sabote etmek.

EMEK

Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, zahmet. Uzun ve yorucu, özenli çalışma. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak için giriştiği hem doğal ve toplumsal çerçevesini hem de kendisini değiştiren çalışma süreci.

İTİLME

İtilmek işi. İğrenç, ayıp veya elde edilemez görünen düşüncelerin kişide bilinçaltına sürülmesi.

AKILSALLAŞTIRMA

Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

ÇAĞRIŞIM

Bir düşünce, görüntü vb.nin bir başkasını hatırlatması. Davranışlar, düşünceler ve kavramlar arasında yer ve zaman birliğinin etkisiyle kurulan bağlantılar sonucu, bilinç alanına bunlardan birisi girdiğinde ötekini de bilince çekmesi olayı, tedai.

BELLEK

Yaşananları, öğrenilen konuları, bunların geçmişle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücü, dağarcık, akıl, hafıza, zihin. Bir bilgisayarda, programı değişmeyen verileri, yapılacak iş için gerekli olan ara sonuçları toplayan bölüm.

İÇKİN

Varlığın içinde bulunan, varlığın yapısına karışmış olan, mündemiç. Dünya içinde, dünyada olan. Deney içinde kalan, deneyi aşmayan. Yalnızca bilinçten olan, yalnızca bilinç içeriği olarak var olan, mündemiç.

BEN

Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

BALTALAMA

Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.