İçinde LENFA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "lenfa" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde lenfa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu lenfa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında lenfa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

LENFANGİYOSARKOM, METROLENFANGİTİS

15 harfli kelimeler

LENFANGİYEKTAZİ

14 harfli kelimeler

LENFADENEKTOMİ, LENFADENOGRAFİ, LENFANGİYOGRAM

12 harfli kelimeler

LENFADENİTİS

11 harfli kelimeler

LENFANGİTİS, LENFANGİYOM

10 harfli kelimeler

LENFADENOZ

9 harfli kelimeler

LENFATİZM, LENFANJİT

8 harfli kelimeler

LENFATİK

5 harfli kelimeler

LENFA

Bazı kelimelerin anlamları

LENFA

Lenf.

LENFADENOZ

Lenfosarkomatozis.

LENFANJİT

Lenf iltihaplanması.

LENFADENİTİS

Lenf yumrusu yangısı.

LENFANGİYOM

Yuvarlak, soluk pembe renkli ve yumuşak kıvamlı kitleler hâlinde görülen ve lenf damarlarından köken alan, deri, ağız ve bağırsak askısı bölgelerinde görülen hayvanlarda az rastlanan iyicil tümör.

LENFADENOGRAFİ

Lenf yumrusunun kontrast madde enjeksiyonundan sonra görüntüsünün alınması.

LENFANGİYEKTAZİ

Başlıca, dokulardaki yaygın kronik yangılarla tümör oluşumları ve tıkanmalara bağlı olarak lenf damarları iç çapının artması veya genişlemesi hâli. Daha çok bağırsak askısı, göğüs ve karın zarı gibi seröz ve subseröz lenf damarlarında biçimlenir.

LENFATİK

Lenfle ilgili olan. Lenfatizme tutulmuş olan (kimse).

LENFADENEKTOMİ

Lenf yumrusunun ameliyatla çıkarılması.

LENFANGİYOSARKOM

Lenf damarı endotelinden köken alan, evcil hayvanlarda ender görülen, yaygın metastazlar oluşturabilen kötücül tümör, kötücül lenfanjiyoendotelyom.

LENFANGİYOGRAM

Kontrast bir madde zerk edildikten sonra lenf sisteminin radyolojik olarak incelenmesi.

LENFATİZM

Vitamin azlığından veya lenf boğumlarının hacminin artmasından doğan, derinin aşırı beyazlığı, tenin çok yumuşak olması, ayaklarda şişme ve boyundaki bezlerde büyüme vb. belirtilerle kendini gösteren bir hastalık.

METROLENFANGİTİS

Döl yatağı lenf damarlarının yangısı.

LENFANGİTİS

Lenf damarlarının yangısı.

  -   -   -  

Anlamında LENFA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LENFA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

LENFOGRAFİ

Lenfanjiyografiyle elde edilen röntgen filmi.

LENF

Damarlarda dolaşan kanla, doku ögeleri arasında aracı görevi yapan, kan plazması ve lenfositten oluşan saydam, sarı renkte bir sıvı, ak kan, lenfa.

HÜNNAK

Farenjitis, lenfanjitis, gırtlak yangısı, gırtlak ödemi ve benzerleri durumların herhangi biri. Boğaz ağrısı.

ANJİYOSARKOM

Damar endotel hücresinden köken alan, hemanjiyosarkom, lenfanjiyosarkom ve hemanjiyoperistom gibi kötücül damar tümörlerinin genel adı.

STROMA

Birçok organlarda içinde damarların ve sinirlerin uzandığı yumuşak doku. Kemik iliğinde ve lenfatik dokularda retiküler teller ile primitif retiküler hücreler ve sabit makrofajlardan yapılmış bir ağ şeklinde olan, ağın boşluklarında kan hücrelerini veren ana hücreler (hemositoblâst) ile diğer teşekkül etmiş kan hücreleri bulunan doku. Kloroplâstlarda ve mitokondrilerde iç zarın içinde kalan kısım. 3.Mantar hücreleri ile konak dokusu arasında spor taşıyan yapıların meydana getirdiği doku. 4.Kırmızı kan hücrelerinin hemoglobin ayrıldıktan sonra kalan saydam ince çerçevesi. Ovaryumda foliküllerin gömülü olduğu yumuşak, damarlı, ağsı yapı. Gözde saydam tabakanın kısımlarından biri. Kloroplast ve mitokondrilerde iç zarın içinde bulunan kısım. Birçok organda içinde damar ve sinirlerin uzandığı yumuşak doku. Kloroplastlarda ve mitokondrilerde iç zarın içinde kalan kısmı. Mantar hücrelerle konak dokusu arasında spor taşıyan yapıların meydana getirdiği doku. Bir organ veya oluşumda görev yapan unsurların oluşturduğu hücre kümesini çevreleyerek ona destek sağlayan bağ dokusundan oluşan iskelet, temel doku. Herhangi bir organın bağ dokusundan oluşan ve organa bağ ve destek sağlayan kesimi. Göze içindeki stroma; eritrosit stroması.