Kelimeler arşivinde; içinde "kıyme" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kıyme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kıyme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kıyme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KIYMETLENDİRMEK
KIYMETLENDİRME, KIYMETİHARBİYE
KIYMETLENMEK, KIYMETSİZLİK
KIYMETLENME, KIYMETLİLİK
KIYMETSİZ, KIYMETTAR
KIYMETLİ, ZİKIYMET
KIYMET
KIYME
KIYME
Kıyma.
ZİKIYMET
Değerli, kıymetli.
KIYMETLENDİRMEK
Değerlendirmek.
KIYMETİHARBİYE
Geçerlilik, değer, önem.
KIYMETLENMEK
Değerlenmek.
KIYMETSİZLİK
Değersizlik.
KIYMETLİ
Değerli.
KIYMET
Değer.
KIYMETSİZ
Değersiz.
KIYMETLİLİK
Değerlilik.
KIYMETTAR
Değerli.
KIYMETLENDİRME
Değerlendirme.
KIYMETLENME
Değerlenme.
Bu bölümde tanımı içerisinde KIYME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NEFASET
Nefis olma durumu. Kıymetli olma durumu.
DEĞERLENDİRİLMEK
Değerlendirme işi yapılmak, kıymetlendirilmek.
DEĞERLENMEK
Değer kazanmak, değeri artmak, değer sağlamak, kıymetlenmek.
ADAMLIKSIZ
İnsaniyetsiz, kıymet bilmez.
BEDEL
Değer, fiyat, kıymet. Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para. Bir ücret karşılığında çalışan kimse. Eşit, denk. Bir şeyin yerini tutabilen karşılık. Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse.
AHÇA
Akça, para: Ahça sayış öğretir, elbise giyiş öğretir. Kıymetli, değerli: Senin yıkık ev o kadar ahça mı?. Küçük gümüş para.
DEĞERLENDİRME
Değerlendirmek işi, kıymetlendirme. İletişim organlarında izlenme oranı.
ONS
Genellikle gümüş, altın ve platin gibi kıymetli metallerin veya elmas, yakut gibi değerli taşların kütlelerinin ölçülmesi için kullanılan, Fransa'da 30,59 gr, İngiltere'de 28,349 gr ağırlığında bir ağırlık ölçüsü birimi.
ADAMUKSUZ
İnsaniyetsiz, kıymet bilmez.
DEĞERLENDİRMEK
Bir şeyi yerinde ve yararlı bir yolda kullanmak. Değer kazandırmak, kıymetlendirmek. Değer biçmek. Bir şeyin özünü, önemini, nitelik ve niceliğini belirlemek.
DEĞERLİ
Değeri olan veya değeri yüksek olan, kıymetli, kıymettar.
DEĞER
Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü.
DEĞERLENDİRİLME
Değerlendirilmek işi, kıymetlendirilme.
İHRAÇÇI
İhracatçı. Hisse senedi, tahvil vb. kıymetli kâğıtları dış piyasaya satmaya yetkili kuruluş.
DEĞERLİLİK
Değeri olma durumu, kıymetlilik, kıymettarlık.
KADİR
Değer, kıymet, itibar. Her şeye gücü yeten (Tanrı). Güçlü, gücü yeter, erkli. Bir yıldızın parlaklık bakımından bulunduğu basamak.
DEĞERSİZ
Değeri olmayan veya değeri çok az olan, önemsiz, kıymetsiz, naçiz.
DEĞERLENME
Değerlenmek işi, kıymetlenme.
ADAMIKSIZ
İnsaniyetsiz, kıymet bilmez.
DİSPONİBİLİTE
Bankalarda mevcut nakit ve derhâl paraya çevrilebilecek kıymet.