İçinde KUNDAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kundak" olan, toplam 13 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kundak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kundak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kundak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KUNDAKLANMAK, KUNDAKLATMAK

11 harfli kelimeler

KUNDAKÇILIK, KUNDAKLAMAK, KUNDAKLANIŞ, KUNDAKLANMA, KUNDAKLAYIŞ, KUNDAKLATMA

10 harfli kelimeler

KUNDAKLAMA

9 harfli kelimeler

KUNDAKSIZ

8 harfli kelimeler

KUNDAKÇI, KUNDAKLI

6 harfli kelimeler

KUNDAK

Bazı kelimelerin anlamları

KUNDAK

Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.

KUNDAKLANIŞ

Kundaklanma işi.

KUNDAKÇILIK

Kundakçının yaptığı iş. Ara bozuculuk.

KUNDAKÇI

Yangın çıkarmak için kundak koyan kimse. Tüfek kundakları yapan kimse. Ara bozucu.

KUNDAKLATMAK

Kundaklama işini yaptırmak.

KUNDAKLANMA

Kundaklanmak işi.

KUNDAKLAYIŞ

Kundaklama işi.

KUNDAKLAMAK

Bebeği kundağa sarmak. Bir yeri kundakla yakmak. Ara bozmak, aldatmak. Tüfek namlusunu kundağa bağlamak. Saçları yemeninin içine toplayarak bağlamak.

KUNDAKLANMAK

Kundaklama işi yapılmak veya kundaklama işine konu olmak.

KUNDAKLATMA

Kundaklatmak işi.

KUNDAKLI

Kundağı olan, kundağa sarılmış olan.

KUNDAKSIZ

Kundağı olmayan.

KUNDAKLAMA

Kundaklamak işi.

  -   -   -  

Anlamında KUNDAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KUNDAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BELE

Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.

BELEH

Alaca (düğün sahibine götürülen hediye, kundak); beleh inek.

BAĞACAK

Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip. Kundaklı çocuğu sırta bağlamaya yarayan ip. Hayvanlara bağlanan ip ya da zincir.

BAĞCAK

1.Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip. Kadınların kullandıkları renkli yün, sırma veya iple örülmüş kuşak, bel bağı. Çocuğun kundağını sarmaya yarayan ip, yünden örülen kuşak. Kundaklı çocuğu sırta bağlamaya yarayan ip. Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak. Çobanların gece yatısında kollarına koyun bağladıkları örme ip (Çopraşık k.), karşılığı bağırcak. Koyun sürüsünün geceleri, yattığı yeri terk edip etmediğini anlamak amacıyla çobanın bileğini bir koyunun boynuna bağladığı ip. (Çaltı Gelendost, Kusarı Yalvaç, Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta) (bağacak) : (Yenikent Aksaray Niğde) (bağecik) : (Yakaköy Gelendost Isparta).

HÖLLÜK

Kundak çocuklarının altına bez yerine konulan toprak.

KONAK

Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.

BELENK

Tepe, yüksek yer, üzeri yassı tepe, ufak tepe. Kundak.

BELEMEK

Çocuğu kundaklamak. Beşiğe yatırıp bağlamak. Bulamak, bulaştırmak.

FASKA

Kundak çocuklarının beline, zıbının üzerinden sarılan geniş sargı.

BELEKLEMEK

Çocuğu kundaklamak, sarmak, beşiğe bağlayarak, sararak yatırmak. Şaşkınlıkla karışık korku duymak, irkilmek, ürkmek, uykudan sıçrayarak korku ile uyanmak, afallamak, şaşırmak.

BELETMEK

Kundaklatmak.

BELEG

Erkeğin kız tarafına verdiği düğün hediyesi. Kundak, çocuk bezi.

ARBALET

Kundaklı, tetikli yay.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

UYKULUK

Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad. Dalak. Karaciğer. Kundaktaki çocukların avucunda biriken kir.

BELEYH

Kundak, çocuk bezi. Alacalı, karışık renkli.

BELENMEK

Kundaklanmak. Bulanmak, bulaşmak.

BELAK

Kundak, çocuk bezi.

BELEK

Kundak, çocuk bezi. Beşiğe konulan yatak.

BÖLEK

Kundak, çocuk bezi. Sığırları rahatsız eden bir çeşit sinek, gübre sineği. Hediye. Bir borcun belirli bir sürede ödenebilmesi için verilmesi gerekli bölümlerinden her biri. Bir nesnenin parça parça yapılması. Bir şarkıyı meydana getiren ve bir bağlama ile sona eren kısımlardan her biri. Genellikle topluluklar ve örgütler içindeki çatışma durumlarından doğan, yan tutmaya yönelik, az örgütlü ve akışkan çatışma kümesi.