Kelimeler arşivinde; içinde "konser" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde konser bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu konser ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında konser olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KONSERVATUVAR, KONSERVECİLİK
KONSERVATÖR, KONSERVATİF
KONSERVECİ
KONSERVE
KONSER
KONSER
Sanatçıların müzik eserlerini bir topluluk önünde çalması veya söylemesi. Sürekli gürültü.
KONSERVATUVAR
Müzik, tiyatro ve bale öğretiminin yapıldığı okul.
KONSERVECİLİK
Konservecinin yaptığı iş.
KONSERVATİF
Varis çorabı, bandaj ve benzerleri malzemeler kullanılarak yapılan tedavi yöntemi. Koruyucu.
KONSERVECİ
Konserve yapan veya satan kimse.
KONSERVATÖR
Tutucu.
KONSERVE
Isı ile sterilize edilerek uzun zaman saklanabilecek biçimde kutulanmış (yiyecek). Bu yolla hazırlanmış yiyecek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KONSER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOMBAJ
Gaz yapan mikroorganizmalar sonucu konserve kutularının altında veya üstünde oluşan şişkinlik. Konserve içeriğinin iç basıncı nedeniyle konserve kutularında, bakteriyel, kimyasal ve fiziksel yollarla meydana gelen şişme ve kabarmalar, ürünün ambalajının şişmesi. Kutu konserve ürünlerde fiziki hatalara, kimyasal reaksiyonlara ve mikroorganizmalara bağlı olarak iç basıncın artmasıyla oluşan şişme olayı.
ODEON
Eski Yunan'da müzisyenlerin konser verdiği basamaklı yer.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
SERENAT
Sesli olarak söylenen veya müzik aracılığıyla çalınan serbest biçimli müzik parçası. Geceleyin, açık havada sevgi duyulan biri için bir müzik aracıyla verilen küçük konser.
BİLET
Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge.
TUTUCU
Mevcut toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden olduğu gibi korumak isteyen (kimse), muhafazakâr, konservatör. Durmalı çıkışlarda, bisikletçiye yardım eden kişi.
İCRACI
Bir buyruğu yerine getiren kimse. İcranın verdiği kararları uygulayan görevli. Bir konserde bir eseri çalan veya söyleyen kimse.
PROGRAMCI
Yapımcı. Program yapan kimse. Tiyatro, konser vb. yerlerde program satan veya dağıtan kimse.
SARDALYE
Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, dişli sazangiller (Cyprinodontidae) familyasından, Güney Avrupa, Kuzey Afrika ve yurdumuzun tatlı sularında yaşayan, 5-6 cm kadar uzunlukta, büyüklerine ateş balığı da denen, konservesi yapılan, eti lezzetli bir balık. Kemikli balıklardan, sardalya balıkları (Clupeidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta olabilen, çoğu denizlerde bulunan bir tür, ateş balığı, sardalya.
RESİTAL
Tek bir sanatçının tek bir çalgı ile verdiği konser. Oyuncunun tek başına gösterdiği başarılı etkinlik.
SARDALYA
Hamsigillerden, konservesi ve tuzlaması yapılan, gümüş renginde, pullu ve 10-15 santimetre boyunda, küçük bir balık, ateş balığı (Clupea pilchardus): "Şirketin biri fıçılar dolusu sardalya tuzluyordu." -Halikarnas Balıkçısı. Sardalye. (Eş anlamlısı: ateş balığı, Sardina pilchardus), Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının hamsigiller (Clupeidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 18-25 cm. Avrupa denizlerinde yaşar. Konserve için kullanılan en iyi balıktır.
PEMİKAN
Özellikle Preri yerlilerinin bizon etini kurutarak elde ettikleri, besin değeri yüksek olan konserve et; bir tür pastırma.
EKZOSTLAMA
Henüz kapatılmamış veya daha sonra tam olarak kenetlenmek üzere sadece gevşek biçimde kapatılmış bulunan konserve kaplarının tepe boşluğundaki ve kutu içerisindeki parçacıklar arasındaki havanın ve gazların bir ön ısıtmayla uzaklaştırılması işlemi.
KUKA
Dantel ya da nakış ipliği yumağı. Tespih, sigara ağızlığı vb.nin yapımında kullanılan, siyah veya sütlü kahve renginde Hindistan cevizi kökü. Bu kökten yapılan. Taş, konserve kutusuna benzer nesnelerle oynanan bir çocuk oyunu.
GÖSTERİM
Görüntülerin gösterici yardımıyla bir yüzeye yansıtılması işi, projeksiyon. Sinema, tiyatro, konser vb. sanat dallarında verilen gösterilerden her biri, seans. Sinema salonlarında filmin gösterilmeye başlaması, vizyon.
FİLARMONİ
Güçlü müzik sevgisi. Müzik konserleri derneği.
KONSARVA
Konserve.
KRİL
Denizlerde yaşayan, balina gibi büyük deniz hayvanlarının beslenmesinde önemli yeri olan, balık beslemede alternatif yem kaynağı olarak dondurularak konserve veya taze olarak kullanılan, protein içeriği yüksek, bir santimetre boyunda bir tür karides.
PERFORMER
Bir konserde bir eseri çalan veya söyleyen kimse.
DİNLETİ
Sanat eserlerini bir topluluğa çalma veya söyleme, konser.