Kelimeler arşivinde; içinde "konsa" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde konsa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu konsa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında konsa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KONSANTRASYON
KONSANTRİK
KONSANTRE
KONSARVA
KONSAYI
KONSA
KONSA
Taşlık.
KONSANTRİK
Ortak merkezli halkasal yapılar.
KONSANTRE
Yoğun. Derişik.
KONSAYI
Eksenlere ve bir köken noktasına göre, noktaların uzaydaki yerlerini belirten sayılar takımı içinden bir sayı.
KONSARVA
Konserve.
KONSANTRASYON
Derişim. Dikkat toplaşımı.
Bu bölümde tanımı içerisinde KONSA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİLÜSYON
Bir maddenin hava veya su içerisindeki konsantrasyonunun azaltılması. Seyreltme.
DERİŞİK
Derişmiş olan, mütemerkiz, mütekâsif, konsantre, seyreltik karşıtı.
YOĞUNLAŞMAK
Yoğun duruma gelmek, tekâsüf etmek, konsantre olmak. Bütün dikkatini bir konu üzerinde toplamak.
GLİKASYON
Çevrede yüksek konsantrasyonda glikoz bulunduğunda glikozun proteinle birleşmesi, glikozilasyonun enzimatik olmayan formu.
GLİKOJENOLİZ
Özellikle karaciğer ve kas hücrelerindeki glikojenin glikoza dönüşmesi reaksiyonları. Epinefrin salgısmın artması ya da sinir hücrelerinin uyarılması kalsiyum iyon konsantrasyonunu artırarak sitoplâzmada cAMP'nin artmasına sebep olur ve glikojen parçalanması reaksiyonlarını artırır. Karaciğer ve kas hücrelerde depo edilen glikojenin fosforilaz enzimiyle glikoza yıkılma süreci. Bu süreçte epinefrin ve glukagon etkindir.
ASİDİTE
Bir ortamdaki hidrojen iyonları konsantrasyonu. Asidik özellikte olan. Asitlik derecesi.
TAŞLIK
Taşı bol, taşlı (yer). Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide, katı, konsa. Taşla döşenmiş avlu, sofa, merdiven altı vb.
HİDROSALİN
Tuz konsantrayonu 40 ppt den daha yüksek olan karasal kökenli su, hipersalin.
GÖKGÜNLÜĞÜ
Gökcisimlerinin yerlerini, konsayılarını, uzaklık ve parlaklık gibi niceliklerini yılın günlerine göre veren değerler çizelgesi.
HİDROHALİN
Tuz konsantrasyonu 40 ppt den daha yüksek olan okyanus kökenli su.
ASİTÖLÇER
Bir asidin özelliğini, konsantrasyon derecesini ölçmeye yarayan cihaz, asidimetre.
DERİŞİM
Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle veya hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle veya hacmine oranı, konsantrasyon. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı. Birim oylumdaki mol ya da eşdeğer ağırlık sayısı türünden çözünenin ağırlık ya da oylumca yüzdesi. Bir karışımdaki bileşenlerin bağıl miktarlarını gösteren büyüklük. Bir karışımın, çözeltinin veya bir maddenin belirli bir kütle veya hacminde bulunan herhangi bir bileşenin miktarı. Bir element, faz ya da özdeğin, bir ötekisi içinde bulunma yüzdesi ya da oranı.
YOĞUNLAŞMA
Yoğunlaşmak işi, konsantrasyon. Havanın nem bakımından doyma noktasını aşmasına bağlı olarak havadaki su buharının sıvı veya katı duruma geçmesi. Bir karışımın bileşimindeki sıvıyı yitirerek daha koyu kıvama gelmesi.
BİLENMEK
Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak.
AEROTOLERANT
Aslen anaerob olup solunumunda atmosferde bulunan konsantrasyonda (% 21) oksijen varlığına dayanabilen ve bu ortamda zayıf da olsa gelişebilen mikroorganizmalar.
ASİTLİK
pH değeri 7.0ın altında olan sularda mevcut hidrojen iyonu konsantrasyonunun bir ölçüsü.
PELTE
Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılmış olan bir tatlı türü. Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. Denizanası. Bu kıvamda olan madde.
EŞDÖNÜŞÜR
Belirli bir öbeğe göre konsayı dizgesi değiştirildikçe görünümünü değiştirmeyen (gerey denklemleri), birlikte değişen (gerey bileşenleri). Yerlemler çatkısı değiştiğinde gergen birleşenleri birlikte değişen (öbekler).
YOĞUN
Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).
HİDROMETALURJİ
Cevherler, cevher konsantreleri ve diğer malzemelerden yaş yöntemle metallerin geri kazanılması.