Kelimeler arşivinde; içinde "komut" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde komut bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu komut ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında komut olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAŞKOMUTANLIK
BAŞKOMUTAN, KOMUTANLIK, MİKROKOMUT
KOMUTMAK
KOMUTAN
KOMUTA
KOMUT
KOMUT
Askerlere, izcilere, öğrencilere beden eğitimi çalışmalarında veya bir tören sırasında bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için verilen buyruk, emir.
MİKROKOMUT
Bir mikroizlenceyi oluşturan temel mikroişleyici komutu.
KOMUTANLIK
Komutanın görevi veya makamı, kumandanlık.
KOMUTMAK
Harekete getirmek.
KOMUTA
Askerî birliği ve onunla ilgili işleri yönetme görevi, kumanda.
BAŞKOMUTANLIK
Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.
BAŞKOMUTAN
Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.
KOMUTAN
Bir asker topluluğunun başı, kumandan, bey.
Bu bölümde tanımı içerisinde KOMUT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİNBAŞI
Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.
ALBAY
Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.
FİLO
Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü. Toplu olarak aynı hizmeti yapan ve bir merkezden yönetilen kara, deniz ve hava taşıtlarına verilen ad. Bit.
FATİH
Zafer kazanan, fetheden (kimse). İslam devletlerinde bir ülkeyi veya bir şehri savaşarak alan hükümdar ve komutanlara verilen unvan. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Büyük ve önemli bir iş bitiren (kimse).
FORA
Yelken açtırma, mayna karşıtı. Ayakkabı üstüyle pençesi arasına konulan parça. Yelkenleri açtırmak için verilen komut.
ÇORBACI
Çorba pişirip satan kimse. Tayfaların gemi sahibine verdikleri ad. Taşrada halkın Hristiyan ileri gelenlerine verdiği unvan. Yeniçerilerde bir birlik komutanı.
İŞLEMCİ
Bilgisayar programlarının herhangi bir dilinde yazılmış programı, bilgisayarda işletmeyi sağlayan programlar topluluğu. Bir bilgisayarda verilen komutları yorumlayan ve yürüten birim.
BAŞKUMANDANLIK
Başkomutanlık.
BEY
Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.
BAŞKUMANDAN
Başkomutan.
EMİR
Buyruk, komut, talimat, ferman. İstek. Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm.
ARŞ
İslam inanışına göre göğün en yüksek katı. "Yürü" komutu.
GAZİ
Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse. Olağanüstü yararlıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı. Savaştan sağ olarak dönen kimse.
BAŞBUĞ
Eski Türklerde baş, başkan, komutan. Osmanlı Devleti'nde savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin veya milis güçlerinin komutanı.
GRUP
Küme. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü.
FONDA
Geminin demir attığı yer. Gemiler için demir atma komutu.
KITA
Yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara. Dörtlük. Parça, tane. Askerlerin bir komutanın emrinde bir araya gelmesinden oluşan birlik.
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.
AVARA
Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.
FAYRAP
Bir istim kazanının, istim oluşturacak biçimdeki yanar durumu. Herhangi bir şeyi ya da işi hızlandırma. Kapı, pencere, giysi vb.ni açma, çıkarma. Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut.