İçinde KOMUT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "komut" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde komut bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu komut ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında komut olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

BAŞKOMUTANLIK

10 harfli kelimeler

BAŞKOMUTAN, KOMUTANLIK, MİKROKOMUT

8 harfli kelimeler

KOMUTMAK

7 harfli kelimeler

KOMUTAN

6 harfli kelimeler

KOMUTA

5 harfli kelimeler

KOMUT

Bazı kelimelerin anlamları

KOMUT

Askerlere, izcilere, öğrencilere beden eğitimi çalışmalarında veya bir tören sırasında bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için verilen buyruk, emir.

MİKROKOMUT

Bir mikroizlenceyi oluşturan temel mikroişleyici komutu.

KOMUTANLIK

Komutanın görevi veya makamı, kumandanlık.

KOMUTMAK

Harekete getirmek.

KOMUTA

Askerî birliği ve onunla ilgili işleri yönetme görevi, kumanda.

BAŞKOMUTANLIK

Başkomutan olma durumu, başkumandanlık, serdarlık. Başkomutanın makamı, başkumandanlık. Başkomutanın yaptığı iş, başkumandanlık, serdarlık.

BAŞKOMUTAN

Savaşta bir devletin bütün kara, deniz ve hava kuvvetlerini yöneten büyük komutan, başkumandan, serdar.

KOMUTAN

Bir asker topluluğunun başı, kumandan, bey.

  -   -   -  

Anlamında KOMUT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOMUT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİNBAŞI

Orduda rütbesi yüzbaşı ile yarbay arasında bulunan ve asıl görevi tabur komutanlığı olan subay.

ALBAY

Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.

FİLO

Bir arada ve bir komuta altında bulunan savaş gemilerinin veya uçaklarının bütünü. Toplu olarak aynı hizmeti yapan ve bir merkezden yönetilen kara, deniz ve hava taşıtlarına verilen ad. Bit.

FATİH

Zafer kazanan, fetheden (kimse). İslam devletlerinde bir ülkeyi veya bir şehri savaşarak alan hükümdar ve komutanlara verilen unvan. İstanbul iline bağlı ilçelerden biri. Büyük ve önemli bir iş bitiren (kimse).

FORA

Yelken açtırma, mayna karşıtı. Ayakkabı üstüyle pençesi arasına konulan parça. Yelkenleri açtırmak için verilen komut.

ÇORBACI

Çorba pişirip satan kimse. Tayfaların gemi sahibine verdikleri ad. Taşrada halkın Hristiyan ileri gelenlerine verdiği unvan. Yeniçerilerde bir birlik komutanı.

İŞLEMCİ

Bilgisayar programlarının herhangi bir dilinde yazılmış programı, bilgisayarda işletmeyi sağlayan programlar topluluğu. Bir bilgisayarda verilen komutları yorumlayan ve yürüten birim.

BAŞKUMANDANLIK

Başkomutanlık.

BEY

Erkek adlarından sonra kullanılan saygı sözü. Satma, satış. As. Zengin, ileri gelen kimse, bay (I). Aşığın çukur yüzünün arkasındaki yumru bölge. Küçük bir toplumun veya küçük bir devletin başkanı. Erkek sıfatlarının hemen arkasına eklenir. Eş, koca. Komutan. Erkek özel adları yerine kullanılan bir söz.

BAŞKUMANDAN

Başkomutan.

EMİR

Buyruk, komut, talimat, ferman. İstek. Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm.

ARŞ

İslam inanışına göre göğün en yüksek katı. "Yürü" komutu.

GAZİ

Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse. Olağanüstü yararlıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı. Savaştan sağ olarak dönen kimse.

BAŞBUĞ

Eski Türklerde baş, başkan, komutan. Osmanlı Devleti'nde savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin veya milis güçlerinin komutanı.

GRUP

Küme. Çeşitli sınıf veya birliklere bağlı elemanların, belirli bir taktik görevi gerçekleştirmek üzere, tek komutanın emri altında birleştirilmesinden oluşan kıta topluluğu. Görüşleri, çıkarları bir olan kimseler bütünü, ekip. Ortak özellikleri olan varlıklar, nesneler bütünü.

FONDA

Geminin demir attığı yer. Gemiler için demir atma komutu.

KITA

Yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara. Dörtlük. Parça, tane. Askerlerin bir komutanın emrinde bir araya gelmesinden oluşan birlik.

ÇAVUŞ

Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.

AVARA

Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma. Bir geminin başka bir gemiden veya kıyıdan açılması. Kıyıya dayanılarak sandalın açılması için kürekçilere verilen komut.

FAYRAP

Bir istim kazanının, istim oluşturacak biçimdeki yanar durumu. Herhangi bir şeyi ya da işi hızlandırma. Kapı, pencere, giysi vb.ni açma, çıkarma. Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut.