İçinde KOCAMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kocama" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kocama bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kocama ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kocama olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KOCAMA

Kocamak işi.

KOCAMANBAŞI

Samsun kenti, Terme ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

KOCAMANLAŞTIRMA

Kocamanlaştırmak işi.

KOCAMAK

Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, ihtiyarlamak.

KOCAMAN

Çok iri, büyük, koca. Yaşça büyük olan.

KOCAMANLAŞTIRMAK

Kocaman duruma getirmek.

KOSKOCAMAN

Çok büyük, çok iri, muazzam. Geniş, büyük.

KOCAMANCA

Biraz kocaman, irice.

  -   -   -  

Anlamında KOCAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KOCAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KALLAVİ

Vezir ve sadrazamların giydikleri bir tür kavuk. Çok iri, kocaman.

KOCALTMAK

Kocamasına yol açmak, yaşlandırmak.

MEFRET

Kocaman, iri, büyük, muazzam.

CESAMETLİ

Kocaman, iri.

KARIMAK

Yaşlanmak, kocamak, ihtiyarlamak.

KOCA

Bir kadının evlenmiş olduğu erkek, eş, zevç. Büyük, ulu. Büyük, geniş. Kocaman, iri. Yüksek. Yaşlı, ihtiyar, pir.

BLOK

Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.

YEKE

Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol. İri, kocaman.

ABAZIMAK

Ağaç kabarmak, şişmek: Şu ağaç çok abazımış. Ağaç kocamak, meyva vermez hale gelmek: Şu ağaçtaki abazımış dalları bütün kesmeli. Yara şişmek: Ahmedin yarası gene abazımış.

KOCALMAK

Yaşlanmak, kocamak.

KAZULET

Kocaman.

HANTAL

Kocaman, iri, kaba. İşi, davranışları kaba ve yavaş.

CESİM

Büyük, iri, kocaman.

AZMANLAŞMAK

İrileşmek, kocaman duruma gelmek.

KOCAYIŞ

Kocama işi.

FARIMAK

Güçsüz düşmek, yorulmak. Eskimek, yıpranmak. Vazgeçmek, usanmak. Kocamak, yaşlanmak, ihtiyarlamak.

MUAZZAM

Çok büyük, çok iri, koskoca, koskocaman. Alışılmışın sınırlarını aşan. Güçlü, önemli.

İHTİYARLAMAK

Yaşı ilerlemek, yaşlanmak, kocamak. İhtiyar görünüşü almak, ihtiyar görünmek.

ARDALA

Etin işe yaramıyan parçası. Etin işe yarıyan kısmı. Kesim hayvanlarının karaciğer, böbrek, barsak ve işkembesinin toptan adı, sakatat. Sığırın kaburga kemikleri. İneğin bacak elleri. İriyarı, kocaman. Kaba gövdeli, aptal, işe yaramaz. Yaşlı, zayıf hayvan. Issız, arkada kalmış, sessiz yer. Dolaşık. Arkadan, gıyaben. Kervanın en sonundaki deveye takılan büyük çan. At ve eşeklerin boynuna takılan zil. Düşük değerli kasaplık hayvan.

ALAMAN

Büyük, iri, kocaman. Alaca renkli koyun, inek, öküz ve benzerleri. Her kuzuya süt veren koyun. Çökelekle karışık peynir. Alman (Kuşu). Alaca; dağda daraman (arslan), suda süleyman (balık), esgeri yeşil (yaprak), Gendi alaman (kiraz). Alaca. Alman. Almanya. Kemah. Sivas şehri, Akçakışla nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.