Kelimeler arşivinde; içinde "katıl" olan, toplam 24 tane kelime bulunuyor. İçerisinde katıl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu katıl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında katıl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KATILAŞTIRMAK, KARNIKATILMAK
KATILAŞTIRMA, KATILIVERMEK, KATILABİLMEK, KATILIMCILIK
TARKATILMAK, KATILIVERME, KATILABİLME
KATILAŞMAK
KATILTMAK, KATILIMCI, KATILAMAK, KATILAŞMA
KATILMAK, KATILTMA, KATILAMA
KATILMA, KATILIŞ, KATILAÇ, KATILAN, KATILIM, KATILIK
KATIL
KATIL
Yapılarda kullanılan dört köşe kiriş. Tahta paravana. Paravana biçiminde vestiyer. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Duvar içine konmuş olan ağaç kuşaklar. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).
KATILAŞTIRMA
Katılaştırmak işi.
KATILAMAK
Bel ya da parmak gibi eklem yerlerinden ses çıkmak, kütürdemek.
KATILABİLME
Katılabilmek işi.
KATILABİLMEK
Katılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KATILMAK
Katma işi yapılmak. Bir topluluğa girmek, iştirak etmek, iltihak etmek. Hak vermek. Aşırı derecede gülme, ağlama, gıdıklanma, korkma vb. tepkiler sırasında, solunum kaslarının kasılmasından dolayı soluk kesilmek. Ortak olmak, benimsemek.
KATILTMAK
Katılacak kadar güldürmek veya ağlatmak. Katılmasına yol açmak.
KATILAŞMAK
Katı duruma gelmek. İz bırakmak, belirgin duruma gelmek.
KATILIVERMEK
Ansızın veya kısa sürede katılmak.
TARKATILMAK
Dağıtılmak.
KATILIVERME
Katılıvermek işi.
KATILAŞTIRMAK
Katı duruma getirmek.
KATILAŞMA
Katılaşmak işi. Bir maddenin sıvı durumundan katı duruma geçmesi, tasallüp.
KARNIKATILMAK
Bayılmak.
KATILIMCI
Herhangi bir etkinliğe katılan kimse, şirket vb., iştirakçi. Herhangi bir toplantıda yöneticiden söz alıp konuşmaya katılan kişi.
KATILIMCILIK
Katılımcı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KATIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKSESUAR
Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.
BİBERSİZ
İçine biber katılmamış. Acısız.
BİNMEK
Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.
BERKLİK
Sağlamlık. Sertlik, katılık.
AMAZON
Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.
ANAPARA
İşletilen paranın faiz katılmamış bütünü.
AKİDE
İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.
ACILI
Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.
AYRIMLAŞMA
Ayrımlaşmak işi, farklılaşma. Hücrelerin veya canlı organizmaların işlevlerine veya yaşayış türlerine ilişkin yapısal nitelik kazanması, farklılaşma. Bir iç kayanın katılaşması sürecinde yer ve zamana göre ayrımların ortaya çıkması, farklılaşma.
BOP
Poker oyununda, oyuna girmek için ortaya konması gereken en az miktar. İskambil oyunlarında ortadaki miktar kadar oyuna katıldığını belirten bir söz.
BİBERLİ
İçine biber katılmış. Acı.
AYIRTMAN
Sınavlarda, soruların hazırlanmasından notların verilmesine kadar bütün değerlendirme çalışmalarına katılan görevli, mümeyyiz.
AKKUYRUK
Tadını artırmak için çay harmanına katılan beyaz bir tür çay.
BİNDİRME
Bindirmek işi. Birbiri üzerine gelerek eklenen levha, kiremit, ahşap parçalarının durumu. Çıkarma harekâtına katılacak birliklerin, çıkarma yerine gitmek için kendilerine ayrılan deniz araçlarına binmeleri.
ASTSUBAY
Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.
BAŞVURMAK
Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek. İsteği, dileği belirtmek için herhangi bir işlem başlatmak. Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak. Bir işe girmek, bir sınava katılmak vb. konularda müracaatta bulunmak.
BİLET
Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
BAŞIBOZUK
Düzensiz topluluk. Karışık, içinden çıkılamayan. Askerlerin arasına katılmış sivil savaşçı.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.