Kelimeler arşivinde; içinde "katar" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde katar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu katar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında katar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KATARLANMAK, ANTİKATARAL, PESKATARYAN
KATARLAMAK, KATARLANMA
KATARLAMA, YAKATARLA
KATARAKT, AKATARSİ, KATARMAK, KATARSİS, KATARTİK
KATARLI
OKATAR
KATAR
KATAR
Tren. Bir arada giden veya uçan hayvan dizisi. Taşıt dizisi.
KATARTİK
Müshil.
PESKATARYAN
Balık yiyen fakat et yemeyen.
KATARLANMA
Katarlanmak işi.
KATARSİS
Seyircinin acıma ve korku duygularıyla iç arınmaya, dolayısıyla duygusal adalete yönelmesi durumu. Aristoteles'in Poetika'sında kullandığı bir terimdir. Seyircilerin olmayacak tutkularından arınmaları. Bu da ancak duyulan korku ve acıma duygusunun uyandırılması ile olabilir. Aristoteles'in "Poetica" adlı eserinde kullandığı bir terimdir. Dehşet ve acıma duygulannın seyirciyi içsel bir arınmaya götürdüğünü önerir.
AKATARSİ
İshal yapıcı ilaç alınmasına rağmen bağırsakların boşalamaması durumu.
OKATAR
Ok atan, ok fırlatan.
KATARLAMA
Katarlamak işi.
KATARAKT
Göz merceğinin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen ve görmeyi engelleyen rahatsızlık, perde, akbasma, aksu.
KATARLAMAK
Katar durumuna getirmek, arka arkaya dizmek. Kovmak, kovalamak.
YAKATARLA
Nevşehir ilinde, Gülşehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Tunceli şehri, Ovacık ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
KATARLI
Mardin ili, Kızıltepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
ANTİKATARAL
Nezleye karşı kullanılan, nezleyi önleyen.
KATARLANMAK
Katar durumuna gelmek, arka arkaya gelmek.
KATARMAK
Bir kaptan başka bir kaba yemek boşaltmak, yemeği kaplara dağıtmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KATAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMMA
Ama. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz.
KATIŞTIRMAK
Bir şeyin içine başka bir şey katarak karıştırmak.
MANEVRA
Bir aletin işleyişini düzenleme, yönetme işi veya biçimi. İstenilen amaca ulaşmak için tutulması gereken yol. Geminin bir yere yanaşmak veya bir yerden çıkmak için yaptığı hareket. Hareket, gidiş geliş. Lokomotifin, katar katmak veya katar dağıtmak için ileri geri giderek hattan hatta geçmesi. Tatbikat.
SEYRELTMEK
Seyrekleştirmek. Sıvıyı bir miktar su veya sıvı katarak az yoğun duruma getirmek.
AKSU
Katarakt. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.
KOKULANDIRMA
Kokulandırmak işi. Özel bir koku vermek için bir ürüne kokulu bir madde katarak arıtma işlemi.
NÖTRLEMEK
Asit veya alkali tepkisi gösteren bir eriyiği alkali veya asit katarak nötr duruma getirmek.
KONVOY
Aynı yere giden taşıt veya yolcu topluluğu, kafile. Savaş gemileri tarafından korunan yük gemileri katarı.
TEK
Eşi olmayan, biricik, yegâne. Yalnızca. Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar. Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri. İki ile bölünemeyen (sayı). Hiç, hiçbir. Sessiz, hareketsiz, uslu. Kadeh içinde belirli ölçüde olan (içki).
DRAM
Sahnede oynanmak için yazılmış oyun, drama. Acıklı olay. Acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu veya televizyon filmi, drama. Tiyatro edebiyatı.
KERVAN
Uzak yerlere yolcu ve ticaret eşyası taşıyan yük hayvanı katarı. Toplu olarak birbiri ardınca gelen şeyler.
PERDE
Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü. Katarakt. Kaz, ördek, martı gibi hayvanların parmaklarını birbirine bitiştiren zar. Bu ses derecelerini sağlamak için çalgılarda bulunup parmaklarla basılan yer. İki yeri birbirinden ayıran bölme. Doğruyu görmeye engel olan şey. Seste pes perde. Bir müzik parçasını oluşturan seslerden her birinin kalınlık veya incelik derecesi. Üzerine bir cismin görüntüsü yansıtılan saydam olmayan yüzey. Bir sahne eserinin büyük bölümlerinin her biri.
AKBASMA
Katarakt.
HAREKET
Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.
MARNLAMAK
Kireci az olan toprağın içine marn katarak daha iyi duruma getirmek.
MOTRİS
Birkaç arabalı bir katarda elektrik motoru veya patlamalı motorla çalışan ve öbür arabaları çekmeye yarayan taşıt.
DENGELEMEK
Dengeli duruma getirmek. Bir cismi güç katarak veya eksilterek denge durumuna getirmek.
RİYAL
Pesetanın dörtte biri değerinde İspanyol parası. İran, Katar, Suudi Arabistan, Umman ve Yemen'de kullanılan para birimi.
ILIŞTIRMAK
Sıcak suya soğuk veya soğuğa sıcak su katarak ılık duruma getirmek.
FURGON
Yolcu katarlarına eklenen yük vagonu.