İçinde KARŞIN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "karşın" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde karşın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu karşın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında karşın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

KARŞIN

Bir şeyin gerekenin veya mantığın tersine olarak yapıldığını anlatan bir söz, rağmen.

KARŞINLI

Fakat, ama, lakin gibi karşı gelme fikri anlatan bağlaçlara denir.

KARŞINLIK

(Söz sanatı terimi) Görünürde birbirini çelen iki fikrin bir kavramda toplanması hali. "Yaşıyan ölüler" gibi ki gerçekte, gönlümüzden çıkarmadığımız ölüler demektir. Buna KARŞITLAR BAĞDAŞIMI (Alliance de mots) da denir.

  -   -   -  

Anlamında KARŞIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KARŞIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ENTEROKARANS

Rasyonda yeterli miktarda vitamin var olmasına karşın, emilmede ortaya çıkan bozukluk sonucu meydana gelen vitamin eksikliği problemi.

RAĞMEN

Karşın.

GÜÇSINAV

Suçluyu bulmak amacıyla sanıkları ateşe atmak, dağlamak, suya daldırmak, zehirlemek, birbirleriyle döğüştürmek, yaban hayvanlarının arasına bırakmak, yanıtlanması güç sorular sormak ve daha birçok deneylerden geçirerek yapılan geleneksel ve evrensel yargılama türü. (Bu yargılamalar sırasında, Tanrısal güçlerin koruyuculuğu altında bulunduklarına inanılan suçsuzların acı çekmemelerine ve dokuncayla karşılaşmamalarına karşın suçlular acının en büyüğünü duydukları gibi, çoğu kez sakat kalmakta ya da yaşamlarını yitirmektedirler.) bk. bakı. karşılığı kutbakı, büyü, simge.

ASETİLKOLİN

Otonomik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir telciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmitter bir madde. Otomotik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir iplikciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmiter bir madde. Kolinerjik sinir uçlarında, kolin asetiltransferaz enzimi ileasetilkoenzim A'dankoline, asetil grubunun aktarılmasıyla oluşan, otonom sinir sisteminin tüm pregangliyoner nöronları, parasempatik sistemin postgangliyoner nöronları, sempatik sistemin bazı postgangliyoner kolinerjik nöronları, sinir-kas kavşaklarındaki sinir uçları ve beynin birçok bölümünden salgılanan, muskarinik ve nikotinik iki tip almacı bulunan küçük moleküllü nörotransmitter madde, ACh. Çoğunlukla uyarıca etkisi olmasına karşın, kalpte vagus sinirleriyle inhibitör etkiye sahiptir. Sinir dokusunda raslanan bir kimyasal madde olup sinir uyarmalarını ileten en önemli madde olarak düşünülür.

TAKINAK

Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, kişinin çabalarına karşın kurtulamadığı düşünce.

EŞKAYNAR

Tek bir özdekten oluşmayan, ama yine de öyle imiş gibi tek bir sıcaklık noktasında kaynayan sıvı. Birden çok bileşikten oluşmasına karşın, arı sıvı gibi, kaynama sıcaklığı değişmeyen karışımların niteliği.

KAVRULMAK

Kavurma işi yapılmak. Hayatın acılarına uğramak. Dış etkenler yüzünden özelliklerini yitirmek. Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememek, cılız kalmak.

BOŞİNANÇ

Korku, umarsızlık, çağrışım gibi ruhsal nedenlerle beliren; geleceği bilmek isteğiyle kimi rastlantısal benzerlikleri iyilik ya da kötülüğün önbelirtileri olarak değerlendiren; bilimin ve geçerli bir dinin kabullenmediği doğaüstü güçlerin varlığını tasarımlayan, kuşaktan kuşağa geçen yanlış inanmalar. Kaynakları bilimsel ve dinsel bir temele dayanmayan, tarihin derinliklerinden gelerek çağımıza ulaşan, bugünkü anlayışa ters düşmelerine karşın, halkın bilinçsizce kullandığı kalıpsal inançlar dizgesi, bk. sözlü boşinanç, boşinançsal süreklilik, boşinançsal katman, boşinançsal gerileme, boşinançsal çevre. Kimi sözlerin, eylemlerin, sayıların, davranışların... istenen ya da istenmeyen sonuçlar doğuracağına değin yanlış inanış.

BERABER

Birlikte, bir arada. -e rağmen, -e karşın. Aynı düzeyde.

ANDROSTENEDİON

Doğrudan etkisiz olmasına karşın testosterona dönüşerek etki eden çoğunlukla er bezinde oluşan androjenik bir steroit.

ZORGULU

Davranışları uygunsuz ve yersiz olmasına karşın bunları yapmak için önüne geçilmez bir zorgu duyan (kimse).

TEPKİSİZ

Tepkisi olmayan, tepki vermeyen. Tepki gücü ile çalışmayan. Uyaranlara karşın herhangi bir karşılık vermeyen.

KAVRUK

Kavrulmuş olan. Kurumaya yüz tutmuş. Yaşı ilerlemesine karşın iyi gelişememiş olan. Zayıf.

TELEKONFERANS

Ses ve görüntünün uzağa iletilmesi yoluyla katılanların bir arada olmamalarına karşın birbirleriyle konuşup görüşebildikleri elektronik konferans türü.

DİSKONDROPLAZİ

Uzun kemiklerin uç kısımlarında kıkırdak dokuda gelişimin durması nedeniyle, baş ve gövdenin normal olmasına karşın, kol ve bacakların kısa kalmasıyla belirgin bir iskelet yapılış bozukluğu.

ACEMİLEŞİVERMEK

Acemi olmamasına karşın acemi gibi davranmak.

ENDOKARANS

Herhangi bir vitaminin rasyonda var olmasına ve yeterli miktarda emiliyor olmasına karşın, bir kısım metabolik bozukluklar nedeniyle değerlendirilememesi durumu.

KOMPLİYANS

Elastik yapılarda birim basınç değişimine karşın hacimde meydana gelen değişim.

KOŞUTÇULUK

Kişide, ruhsal ve bedensel olaylar arasında koşutluk bulunduğunu ileri süren öğreti, paralelizm. Zihin ile bedenin aynı zamanda görev yapmalarına karşın aralarında herhangi bir ilişki bulunmayan iki ayrı varlık olduğunu, ruhsal olaylar ile bedensel olayların birbirini hiç etkilemeyen karşılıklı iki dizi biçiminde oluştuğunu ileri süren öğreti. Birbirleriyle hiçbir ilişki ve değinileri olmayan halk kültürlerinde benzer halkbilim ürün ve olaylarının gelişimi ya da tüm halk kültürlerinde varlığı ileri sürülen doğrusal evrim. bk. koşut gelişim. karşılığı yayılım, temel düşünce, dağılım.

OTLAKÇI

Asalak. Çok sigara içmesine karşın satın almayıp sürekli başkalarından sigara isteyen kimse.