İçinde KANUN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "kanun" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kanun bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu kanun ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kanun olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KANUNLAŞTIRILMAK

15 harfli kelimeler

KANUNLAŞTIRILMA

14 harfli kelimeler

KANUNLAŞTIRMAK

13 harfli kelimeler

KANUNLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

GAYRİKANUNİ, KANUNUEVVEL, KANUNUESASİ, KANUNSUZLUK, KANUNLAŞMAK

10 harfli kelimeler

KANUNUSANİ, VAZIIKANUN, KANUNLAŞMA, KANUNCULUK

9 harfli kelimeler

KANUNNAME, KANUNİYET

8 harfli kelimeler

KANUNSUZ

7 harfli kelimeler

KANUNEN, KANUNCU

6 harfli kelimeler

KANUNİ

5 harfli kelimeler

KANUN

Bazı kelimelerin anlamları

KANUN

Yasa. Geçerli olan kural. Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden oluşan, tırnak adı verilen çalgıçlarla çalınan ince saz çalgısı.

KANUNLAŞMAK

Yasalaşmak.

KANUNUESASİ

Anayasa.

KANUNLAŞMA

Kanunlaşmak işi, yasalaşma.

VAZIIKANUN

Yasa koyucu.

KANUNCULUK

Kanuncunun yaptığı iş.

KANUNLAŞTIRMAK

Yasalaştırmak.

KANUNLAŞTIRILMA

Yasalaştırılma.

KANUNUSANİ

Ocak.

KANUNLAŞTIRMA

Yasalaştırma.

GAYRİKANUNİ

Yasa dışı.

KANUNİYET

Yasa olma gücünü kazanma.

KANUNNAME

Yasa kitabı.

KANUNSUZLUK

Yasaya aykırılık, yasasızlık.

KANUNUEVVEL

Aralık.

KANUNLAŞTIRILMAK

Yasalaştırılmak.

  -   -   -  

Anlamında KANUN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KANUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÜTÇE

Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.

GECEKONDU

İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.

ENGELLEME

Engellemek işi. İstek, gereksinim veya bir davranışın belli bir sonuca ulaşmasının önlenmesi. Siyasi kuruluşlar vb.nde tartışma yöntemlerinin bütün imkânlarından yararlanılarak kanunların tartışılmasını ve oylanmasını düzenli bir biçimde önlemek, geciktirmek amacıyla yapılmış olan girişimler, obstrüksiyon.

FIKRA

Kısa ve özlü anlatımı olan, nükteli, güldürücü hikâyecik. Köşe yazısı. Paragraf. Kanun maddelerinin kendi içlerinde satır başlarıyla ayrıldıkları ufak bölümlerden her biri. Omur.

BENT

Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.

BİYOMEKANİK

Biyoloji, fizyoloji ve tıp konularını mekanik kanunlar yöntemiyle irdeleme.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

BOŞANDIRMAK

Boşanmasına yol açmak. Karı ile kocayı istekleri üzerine kanunlara uyarak ayırmak.

BOŞAMAK

Kanunlara göre eşlerden biri, aile ilişkisini kesmek.

FORMALİTE

Yerine getirilmesi kanunca zorunlu kılınan işlem. Önem verilmediği hâlde bir zorunluluğa bağlı olarak yapılmış olan biçimsel davranış.

BÜYÜ

Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

HÜLLE

Medeni Kanun'un kabulünden önce, kocasından üç kez boşanan kadının, yine eski kocasıyla evlenebilmesi için yabancı bir erkeğe bir günlüğüne nikâh edilmesi.

ANLAMA

Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

EMEKLİ

Emek harcanarak elde edilen, zor, zahmetli. Belirli bir süre çalıştıktan sonra kanunlar gereği işi ile ilgisi kesilerek kendisine aylık bağlanmış olan kimse, tekaüt.

KADI

Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

DEVİMSEL

Devinim durumunda olan, hareki. Devinimi yalnızca fizik kanunlarına bağlı olmayan, aynı zamanda etkin bir gücü, bir amacı da içeren, dinamik.

EŞİTLİK

İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavilik, müsavat, muadelet. Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu. Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu.

KABALA

Doğaüstü varlıklarla ilişki kurma sanatı. Bu öğretinin yandaşlarının tamamı. Götürü, toptan. Yahudilerde, yazılı olarak konulmuş olan Tanrı kanunlarının yanında, ağızdan ağıza geçen din buyruklarının, İbrani felsefesinin ve efsane yazılarının tamamı.

İHTİLAL

Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılmış olan geniş halk hareketi, devrim. Kargaşalık, düzensizlik, karışıklık. Köklü değişim.

GEREKÇE

Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.